- Kategori
- Güncel
Tarihe yolculuk erken bitti

Arkeogezi'nin Müzekart ile ilgili hazırladığı görsel
Kültür ve Turizm Bakanlığı tamamen ticarete başladı sonunda. Bu yıl itibariyle, Müzekart ile bir müzeye yılda sadece bir kere girebileceksiniz. Gerekçeler arasında, "suistimali önlemek" gibi bir durum da söz konusu. Sanırım tüm laubaliliğimiz ile sorabiliriz, kafalar çok güzel çünkü, "ne suistimali kuzum" diye!
Tabii ki eğer bir miktar daha fazla para vermek istiyorsanız, suistimal size serbest olacak. Müzekart+ denilen oluşum ile bir müzeye istediğiniz kadar girebileceksiniz.
Ülkemize tarih çok ilgi gören bir şeymiş gibi, sanki insanlar her boş buldukları anda müzeye koşuyorlarmış gibi, bu yasağın getirilmesinin gerekçesini anlamak mümkün değil. Ülkemizde insanlar boş buldukları vakitlerde, alışveriş merkezlerine giderler. Müzeler ise "özel günler ve haftalar çerçevesinde ziyaret edilen yerler" kapsamındadır. Müzekart'ta böyle bir uygulamaya gidilmesi ise ticaretten başka bir şey değildir, tüccarlıktır kısacası.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın görevi, bu müzelerden kar elde etmek değildir. Bu Bakanlık'ın amacı insanları mümkün olduğunca çok bu müzelere çekebilmektir. Bu nasıl bir zihniyet?
Aslında ben başka ne bekliyordum bilmiyorum. Bu Bakanlık, resmi sitesinden Hasankeyf'in sular altında kalacak olmasını ilan edebiliyor yüzü kızarmadan. Bu Bakanlık, Kaz Dağı'ndaki altın avcılığına zerre sesini çıkarmıyor. Orası kendi bünyesinde olmasa bile, Türkiye'nin bir turizm değeri değil midir? Bu bakanlık, o bölgenin yok edilmesinden rahatsızlık duymuyor mu?
Alliaoni sular altında kaldı, seyrettiler! İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Mardin'deki Abbaralar'ı mahvetti, seyrettiler. Kars'taki cephaneliklerin üzerleri duvar yazılarıyla dolu, seyrettiler. Tokat'ta bulunan Gök Medrese'yi kapısına kilit vurup, çekip gittiler.
Böyle sayılabilecek ne örnekler var daha!
Şimdi de insanların buralara erişmesini engellemeye çalışıyorlar, sınırlıyorlar. Kendilerini elbette yazdığım bir mesajla protesto ettiğimi, kınadığımı bildirdim. Müzekart+'a tanınan ayrıcalığın, tüccarlığın göstergesi olduğunu, böyle bir saçmalığa izin veren her kim ise, kimden çıktıysa bu fikir tebrik ettiğimi belirttim. Gelen cevap dalga geçer gibiydi: "Müzekart+ alabilirmişim, böylece bu uygulamadan etkilenmezmişim."
Ben bu uygulamayı eleştiriyorum, onlar bana bunu öneriyorlar. Çok teşekkür ederim!
Çoğu kimse bu uygulamayı da umursamayacaktır eminim. Fakat arkeoloji, tarih gibi bölümlerde okuyan öğrenciler ne yapsın? Onlar bir müzeyi gerekirse on defa gezerler. Biz peki? Örneğin, Ankara'da Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni tek seferde gezmek mümkün mü? Birçok müze gezmek isteyen ve bu müzelere birçok kereler ücret veremeyecek durumda olanlar ne yapacaklar.
Müzekart'ın sloganlarından biriydi, "Tarihe yolculuk başladı", fakat maalesef bu kart ile yolculuğunuz sona erdi. Arkeogezi dergisinin bu konudaki kampanyasını Twitter üzerinden takip etmenizi öneririm. Destek olmanızı da.
Son olarak;
Bu hayatı boyunca bu Bakanlık'ın bu zamanlardaki kadrosunun yakasını bırakmayacak, özellikle de Ertuğrul Günay'ın peşinden dolaşacak, kara bir leke olarak kalacak üzerinde. (Mensup olduğu partiyle ülkeye yapılanlara katkı sunması zaten yeterince kara bir lekeyken, bu daha da büyütüyor durumu.)
Kars'ta İnsanlık Anıtı heykeli yıkıldı.
Ertuğrul Günay seyretti.
Diyecek başka hiçbir şey yok!
(Not: Müzekart ile ilgili bir de imza kampanyası düzenleniyor. https://www.change.org/tr/kampanyalar/k%C3%BClt%C3%BCr-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ertugrulgunay-muzekart-a-getirilen-s%C4%B1n%C4%B1rlama-karar%C4%B1n%C4%B1-geri-%C3%A7ekin-muzekart?utm_campaign=action_box&utm_medium=twitter&utm_source=share_petition&utm_source=share_petition&utm_medium=url_share&utm_campaign=url_share_before_sign adresinden katılabilirsiniz.)