​ Tasavvuf / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '11

 
Kategori
Felsefe
 

Tasavvuf

Tasavvuf
 

"Ölümümden sonra mezarımızı yerlerde arama; ârif kişilerin gönülleri bizim türbemizdir." Mevlânâ 

“Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.” Gazâli 

“Tasavvuf ya da Sufizm İslam inancında Allah'a ulaşmanın yollarından biridir. Bir başka tanıma göre, insanın akıl yoluyla erişemediği ilahî hakikatlere ve gayb âlemine ait hakikatlere sezgiyle ulaşma yoludur.” Ruhu kötü huylardan temizleyip, hakiki bilgiye ulaşma yoludur. “Hedef, insan-ı kâmil olmaktır. Bir başka deyişle, kişiliği kötü huylardan temizleyip, ruhu pak edip, olgun olma yoludur.” 

T.D.K. sözlüğünde şöyle geçer: “ Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. İslam gizemciliği.” Sufi ise: “ Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış kimse, İslam gizemcisi.” şeklinde açıklanır. “Tasavvuf bir din felsefesidir denilebilir, İslâm dininin arkeolojisidir.” 

“Kimilerine göre, sufizm ve tasavvuf aynı şey değildir ve Sufizm mutasavvıflıktan daha yüksek bir aşamayı ifade eder. Kimilerine göre de, mutasavvıf yolunun hedefine ulaştığı zaman sufi olur. Sufizm insanın kendisini keşfetme yoludur. “Ben kimim? Nereden geliyorum? Ve nereye gideceğim?” sorularını soran kişiler sufi metotlarıyla cevaplar ararlar.” “Sufizmin iki boyutu vardır: Dikey boyut: İç yasamı keşfetme, insanın aslını, özünü bulması; Yatay boyut: İnsanlara hizmet etmek ve dünyevi ilişkileri ahenkli şekilde ayarlamak.” 

“Tasavvuf konu bakımından felsefenin alanlarına girmektedir. Bazı insanlar tasavvufun ilhama dayalı olduğunu ileri sürse de tasavvuf aklın reddettiği bir şey değildir. Tasavvuf aklı yalnızca maddi dünya için bir delil olarak kullanır. Ancak metafizik âlemin anlaşılması için aklın yetersiz olduğunu iddia eder. Çünkü akıl ürünü bilgilerin temelini meydana getiren düşünme ve tasavvur etme, algıya yani duyu organlarının çevre ile etkileşimine dayanır. Algılardan soyutlanmış bir tasavvur olamaz.” 

Tasavvufta manevi yükseliş için ferdî gayret esastır. İnsana yapması gereken iş olarak kendini tanıması önerilmiştir. ““Tasavvuf günde bin kere ölüp yine dirilmektir” denir; yani kendini yaşarken yenileyebilmektir! Tasavvufun temsil ettiği en önemli değerlerin başında birlik fikri ve hoşgörü gelir. “Asıl konu "insan"dır. Din, felsefe, ahlak, insan için araçlardır.” 

“Tasavvuftaki hakikat safhasında insanların tıpkı kafa gözüyle görüp çevreden bilgi alması gibi kalp gözüyle bilgi aldığı kabul edilir. Kişi zaman ve mekândan bağımsız bilgi kaynaklarına ulaşmaya çalışır. Zaten tasavvufun bilgi kuramı da akıl ve nakil ötesinde bir yol olan bu bilgi kaynağını hedeflemektedir.” “Hakikat, tasavvufta erenlerin, dervişlerin peşine düştüğü kavramdır. En çok aranan, bulmak için en çok yol yürünen, her defasında bambaşka bir diyarda ama aynı ayna, su, cam yansımasında beliren, hikmeti sırrı yol almaktan geçen. Aramakla bulunamadığı fakat bulabilenlerin ise ancak arayanlar olduğu söylenen varoluşun kutsal bilgisidir.” “Bilimin açtığı her kapının ardında insan Tanrı’yı daha iyi görebilmektedir.” der Einstein. 

“Mevlana, “Yaratıldığımız an, bir merdiven dayandı önümüze ona tutunup yükselebilelim diye” demektedir. İçimizde yüksek ve daha alçak var oluş düzeyleri olduğu halde, yanı başımızda insani ve dünyevi sınırların dışına çıkmamıza yardım edecek bir merdiven vardır. Bilgiyi anlayabilmek için ve beş duyu sarmalından kurtulup özü kavrayabilmek için çaba sarf etmek gereklidir.” 

“Tanrıyı insanın gönlünde arayan ve tüm evreni insan da dâhil olmak üzere Tanrının bir yansıması olarak gören vahdet-i vücut anlayışı da tasavvuf içerisinde bugüne kadar gelmiştir. Bu felsefeye göre makro plandaki Evren de tıpkı beyin hücreleri gibi, kökeni enerjiden ibaret bir holografik yapıdır. Hologramın önemli özelliği ise her parçanın bütünü içermesidir.”  

Mevlana da şöyle der: “Aklın amacı Tanrısal özü görmek, O’nun birliğine ulaşmaktır; Akıl, bu hakir dünyanın kandilidir.” Ona göre akıl, ruhla bedenin çatışan taleplerini çözmekte kullanılmalıdır. “Tasavvufun felsefî özellikleri; ilâhî Sır denilen anlayış ve Tanrı-İnsan-Evren birliğinin idrakidir.” Bu, Birlik ilâhî sırdır. 

Mevlana: “Arifler Meçhulleri, her sırı bilir; Onlar ki yobazlardan gizlenmiştir… Hayret! Ne Tuhaf! Gerçeğe ermiş kişiler Mümin ama bak, onlara kâfir denilir.” der ve tasavvuftaki kitleler için yapılan avam – havas farkını şöyle dile getirir: “Ben bütün bu sırları, üstü kapalı özetledim. Açıkça beyan etmedim. Detaylı ve genişçe açıklanacak olsa, anlatanın dili, dinleyenlerin idraki yanar. Söyleyeceğim çoktur; ama artık sükût ediyorum. Susmayı tercih ediyorum. Her okuyan, her dinleyen kendi aklı miktarınca anlar. Söz bilmeyene bir şey öğretmek için, onun dilince anlatmak gerek.” 

Bazı mutasavvıfların güzel sözleri şöyledir: 

“Aşka delilik diyen insan, hayatın sırrına ebediyen bigâne kalsın.” Muhammed İkbal 

“Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım, başım göğe değerdi.” İmam-ı Azam 

“Bütün maşuktur, âşık perdedir. Diri maşuktur, âşık ölüdür.” Mevlâna 

“Hakikat yolu, aranmakla bulunmaz. Ama bulanlar ancak arayanlardır.” Beyazıd-ı Bestâmi 

“Her kişinin iki resulü vardır. Biri zahir, diğeri batın. Zahir dildir, Batın gönüldür.” Hacı Bektaşi Veli 

“Nokta, tüm çizgilerin esasıdır.” Hallac-ı Mansur 

“Okunacak en büyük kitap insandır.” Hacı Bektaşi Veli 

''Ölüm, yaratılmışın Yaradana kavuşmasıdır, şeb-i aruzdur.” Mevlâna 

“Allah ile olduktan sonra ölüm de ömür de hoştur ...” Mevlana 

“Ete kemiğe büründüm, Yunus şeklinde göründüm.” Yunus Emre 

Hallac-ı Mansur son olarak şunları söyler: “Gerçek Olan “Bir” dir. İnsan bu bütün’ün bir cüz’ü dür. İnsan Tanrıdır, Tanrı insan değildir. (Enel Hak) Kendini bilen Tanrıyı bilir. (Vahdet-i Vücut)” 

Tasavvuf, şekil, kılık, kıyafet ve merasim değildir. “Tasavvuf, mana âlemi ile ilgili bir duyuş, düşünüş ve inanış sistemidir. İnsan da Allah’tan kopmuş bir nurdur ve geçici bir sure için beden kılıfına bürünmüştür. Bundan dolayıdır ki insana büyük saygı duymak gerekir.” “Tasavvuf kâl değil, hâl işidir. Tasavvuf üzerine düşünüp, yorum yapıp, benimsenir. Ruhani bir yolculuğa çıkmaktır. İslam ezoterizmidir. Tefekkür yoludur.” 

“Farkındalıktır. Marifet ve hikmet yoludur. Başı da sonu da aşktır. Tasavvuf, bu âlemin, aslında gerçek varlığa göre gölge nispetinde olduğunu anlatır. Bu âlem mutlak varlığın gölgesidir. Biz, bu gölgeyi idrak edebiliriz. Bu gölgeye bakarak gerçek varlık hakkında bir fikir sahibi olabiliriz; ama gerçek varlığı, bu âlemdeki azalarımızla asla idrak edemeyiz. Gerçeği görebilmek için, gerçeği görecek azalara sahip olmamız gerekir. Yalnızca gölgeyi algılayabilecek azalarla, varlığı algılayamayız. Soyutlanabilmek içinse İbn-i Arabî gibi, “ölmeden önce ölmek” gerekir.” 

“Tasavvufta, enel hak yani “Ben Tanrı’yım” deyimiyle söylenmek istenen şey yolcunun kendisini ayrı bir birey olarak deneyimlemekle beraber aynı anda bütünün bir parçası olarak da deneyimlemesidir. Her şeyin birbiriyle özünde bir bütün olduğu, maddenin ve enerjinin en ince noktasına kadar deneyimlendiği ve bilindiği haldir.” “Hedef, başka disiplinlerde de “Nirvana” “Yeniden Doğuş” “Aydınlanma” “Kalp Gözünün Açılması” “Arınma” ve “Kavuşma” gibi değişik adlarla tanımlanan ezoterik dönüşümün İslam’da gerçekleştirilmesidir.” 

“Tasavvufu üç değişik bilgi biçimi tanımlayarak yola çıkar: 1. Duyarak Bilmek: 2. Görerek Bilmek: 3. Olarak Bilmek. Bu sınıflamadaki ilk iki bilgi biçimi egzoterik, sonuncusu ise “olmak” yolu ile elde edilen doğrudan bilgidir, ki ezoterik yaklaşımın konu ettiği de bu bilgi türüdür. Böylece kişi, “duyarak”, “görerek” ve “olarak” aşağıdaki kapısız kapılardan geçmelidir.” 

“Tasavvuf derin düşünceye dayanır; zamanın gerçek dışı olduğuna inanır. Buna göre Yaratan ile yaratılan arasında ayrılık yoktur. İnsan Tanrı’dan gelmiştir, yine Tanrı’ya dönecektir. Tasavvuf, söz(kal) yolu değil, hal(iyi ahlak) yoludur.”  

Ezoterik ekollerin tamamından faydalanan, bakarken görebilen gerçek insan aklını ve sezgilerini ölçülü, uyumlu ve dengeli kullanır. Yaşamda dengeyi bulmak, o çok ince yolda yürüyebilmek amaçtır. Kimliğimizi bulmak, çoklukta tekliği görmek, teklikte o büyük zenginliği fark etmek, anlamak, duyumsamak ve idrak etmek önemlidir. İçimizdeki kurulmuş olan merdivende yükselmek ve dinamik dengeyi sağlamaktır amaç. İçimizdeki bütünlüğe ulaşmaktır arzu. Gönülden öze kurulu merdiven kişisel miraçlarımızdır. “Kâmil insan olma yolunda gerekli olan, evrene ve kendine mikro kozmik açıdan bakarken, aynı anda makro kozmosu da görebileceği veya makro kozmik açıdan bakarken de mikro kozmosu görebileceği bir hologramı, zihninde yaratabilmektir.” 

Tüm inanç sistemlerinin içyüzünü araştıran yolların birbirleri ile ortak yönlerinin fazlalığı hiç de şaşırtıcı değildir. Yolcu “Ya o, ya da bu” yaklaşımı ile değil, “Hem o, hem de bu” yaklaşımı ile kendi macerasında adımlarını atar. İnsanları tasavvufa yönlendiren güdü içsel arayıştır. Yolun amacı, “birey”in, yani “tek insan”ın tekâmül etmesi, olgunlaşmasıdır. Amaç, yolda olmaktır, bir hedefe varış değil. “Theo’nun Kutsal Yolculuğu” adlı eserde; “Dinler ve inançlar bir ağacın dalları gibidir. Tek büyük bir ağaç, kökleri tüm yeryüzünün altına dağılmış, dalları gökyüzüne doğru büyümekte ve kabuğuna da yazı yazılabilmektedir.” şeklindeki ifade edilir. 

“Evrenin düzenini gördüğümde, mistik bir şaşkınlığa düşüyorum” Albert Einstein 

“Öl ve ol! İşte bunu bilmiyorsan zavallı bir misafirsin karanlık yeryüzünde.”Goethe 

Halil Cibran şöyle bitirir: “Bütün öğretiler pencere camını andırır. Arkasındaki gerçeği görürsün de, cam, seninle gerçeği ayırır.”  

 

Berk Yüksel 

 

Kaynakça: 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Tasavvuf 

Ezoterizm, Cogito, Yapı Kredi yayınları 

http://www.ykykultu r.com.tr/ cogito/46/ refik_algan.html 

Ana Hatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar; Prof. Dr. H. Kamil Yılmaz 

Vedenta ve Sufizm; Prof. Dr. Rasih Güven 

http://ehlibeytinancdernegi.org/alevilik_devam.asp?id=121 

Theo’nun Kutsal Yolculuğu, Catherine Clement 

Yaşar Nuri Öztürk, Tasavvufun Ruhu ve Tarikatlar,  

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü,  

Michael Tablot, Holografik Evren 

http://www.uzelgi.com/index.php/2009/05/04/kuantum-mistisizmi-holografik-evren-2/ 

http://www.tarih.gen.tr/tarih-makaleleri-heterodoks-sufilik.html 

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/htmldosya1/tasavvuf.htm 

Ruhsal Gelişim ve Kader, Dr. M. Ender Saraç 

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=83601 

http://www.ruhunyolculugu.com/ezoterizm_icat_midir_yoksa_bir_kesifmi-t1245.0.html;wap2= 

 

 
Toplam blog
: 242
: 32770
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

21 Aralık 1973, Ankara doğumludur. Lisans ve yüksek lisansını “İşletme” alanında yapmıştır. Araşt..