Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '07

 
Kategori
Blog
 

Taslağa çektim yazımı, anılara not düşmek için...

Taslağa çektim yazımı, anılara not düşmek için...
 

Doğrusu insan içinden atamıyor, çekingenliği, korkuyu .

Birinin kalbini kırar mıyım, bu yazıyla diye düşünüyor. Yazıyı defalarca okuyor.

Toplumsal çelişkilerimiz, siyasi çelişkiler, gaflar gözümüzün içine baka baka söylenen yalanlar .

Ara sıra taslağa çekiyorum yazımı, yazım taslakta dinleniyor.

Taslakta dinlenirken yazı, yeni düşünceler oluşuyor, silinmesi gerekiyor, birkaç cümlenin ve eklenmesi gerekiyor güncel gelişmelerin zaman su gibi akıyor, yetişemiyor yazılar arkasından.

Sözler dilimizden çıkana kadar, sözün sahibiyiz, çıktıktan sonrada esiri oluyoruz doğal alarak.

Dilimize dikkat etmeliyiz.”Bana benden olur her ne olursa, başım selamete girer dilim durursa” diyen söz her ne kadar cesaretsizliği körüklüyorsa da, sözlerimize dikkat etmemiz gerektiğini dile getiriyor.

Sonra pişmanlık duyup, “ dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.” Demeyelim.

Taslağıma neler neler sakladım. Sırasını beklesinler diye. Arada sabırsızlanıyorlar, yalnızlıktan bunalıyorlar.

İyi ki yayına vermemişim dediğim taslaklarım, şimdi derin uykudalar.

Yüzler grubuna girmiş buluyorum.

İlk yazmaya başladığım zamanın çekingenliğini, rahatlamanın alması, içsel disiplinimi bozdu.

Fazla güven, zaman içinde yazı kalitesini bozdu diye düşünüyorum.

Rahatlama yerine biraz stres yüklenmek daha iyi oluyor galiba.

Günceli yazmak ve yorumlamak, daha ilgi çekmeye başladı.

Günceli yazmak bir ölçüde, insanın kendisini doğrulaması, ya da çelişkilerini göstermesi bakımından da önemli.

Metinler içine şiir kaçamakları yapmak, yazılara değişik havalar veriyor.

Blog yazarlarının şiirleri, editörler tarafından kabul edilmiyor. Arada bir şiirlerimizde kabul edilse iyi olur.

Haftanın bir günü şiir, bir günü de öykü günü olsa daha iyi olur diye düşünüyorum

Taslakta bekleyen yazılarım var. Dinleniyorlar. Beni yalancı çıkarmamak için, beklemeyi tercih ediyorlar.

Dönüp baktığımız zaman geçmişe, ilk yazılarımıza, ilk heyecana doğrusu insan duygulanıyor.

Şimdiki aklım olsaydı, dediğimiz durumlar mutlaka oluyor. Ama yazımızın o şekilde kalması bir anı özelliği taşıyor bizim için. Dokunulmazlar sınıfına giriyor. Doğrusu antikalaşarak, değer kazanmaya başlıyorlar.

Zamana yenik düşüyor bazı bloglar. Bazıları bir arkadaşımızın dediği gibi kadersiz, kısmetsiz doğuyor.

Benim de böyle bir bloğum var. Gerçek bir yaşam öyküsü "Kapıkulelik" en sevdiğim bloglarımdan, başından geçen talihsizlikler yüzünden çok az okundu.

Bir siyasi büyüğümüzün dediği gibi:” Dün dündür, bugün de bugün”

Yenilginin en iyi savunması bu olmalı galiba.

Taslağa çektim yazımı, anılarıma not düşmek için...

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..