- Kategori
- Gezi - Tatil
Tatil değil ölümm=(

Her sene yaz aylarında bir telaş alır hemen hemen hepimizi. Bende o telaş edenlerdenim Yeni bikini, mini mini etekler alır valizi tıka basa doldurup ablalarım, denize girmek bi yana kumları sevmeyen annemi de önüme katıp denize yakın bir sahil kasabası veya ada ya doğru emin adımlarla ilerleriz. Güneş alnımızın çatında boncuk boncuk terlerken karınca misali kendimizin yaklaşık on katı valizleri sürükleyerek rezerve ettiğimiz haneye varıyoruz sonunda.
İşte kabusum o anda başlıyor deniz kum güneş bir yana o hiç giymeyeceğim mini etekler saçma sapan terlikler canımı sıkıyor önce sonra hazırlanıp denize giderken yolda sinir bozucu bir sürü olay cabası. İşte deniz sereserpe güneşlenen tatilciler vıcır vıcır çocukların yanında ben esmer tenimin yılan gibi parlak kararmasını istemediğimden hazlu tepemde omuzlarımı örterim peşmerge gibi. Kumsala iner inmez hemen herkes bana bakar (güneşten kaçan vampire kim bakmaz) neyse işte böyle devam ederken artık üç günü tamamlamış oluruz. Bu arada annemle bir mücadele denizi öv kumu öv deli oluruzz. Ortanca ablamda daima bu oldumu yakıştımı beğenmediniz falan minik krizler zavallı annemi ve büyük ablamı cinnetit eşiğine getirir.
En kötüsüde resim çekinmek çarpık bacaklarım koca ayaklarım çıkmasın diye hep bacaklarımı x şeklinde yapıp ayaklarımı kuma saplayım sırıtmak öldürür beni. Tenim onca kaçmalara rağmen yılan gibi parlar ve kap kara olur. Dönüş zamanı gelip çatar sonunda tabi yedi gün süren tatil sanki aylar kadar uzun gelir bana. Aynı valizler yine toplanır biz dört karınca boncuk boncuk terkleyerek sırtlanırız yine.
Artık ikre ettim denizden de tatilden de bundan sonra deniz kenarı değil ormanlık alanlara yönelip hayvansal maceralara böcek sokmalarına yelken açacağım.