- Kategori
- Gezi - Tatil
Tatil

ayak izleri..
Şu an da Fethiye'deyim. Yiyorum, içiyorum, tatil yapıyorum. Bir elimde ayna var. Şair beni kıskanır. Uzanmışım sereserpe.. Ohh, hayat ne güzel. Deniz, kumsal, bisiklet, müzik...
Siz hala evde misiniz?
Kurtulamadınız mı işlerden?
Kendinizi bırakmadınız mı, ılık esen yaz akşamlarının tatlı rüzgarlarına.. Hala siesta yapmadınız mı gün ortasında? Ne kadar uzak ya da ne kadar yakınsınız tatile?
Bir an evvel kaçın gidin bir yerlere.. Kendinize iyilik yapın.. Şu kafalarınızı biraz toplayın.. Biraz dinlenin, zamanın peşini kovalayarak geçirdiğiniz hayatınıza ara verin.. Yaşadığınız anların tadını çıkarın biraz.. Rahat, sakin, yavaş yavaş, bi gevşeyin.. Bi yükünüzü bırakın önce, dinlenin bakalım. Bir oh deyin.. Dünya varmış. Ama off! Demeyin, poff! Demeyin lütfen. Düşüncelerinize izin verin ve kendinizi dinleyin bir süreliğine.
Yaş artıkça, zamanın da azaldığını sanıp, kendimize ayırdığımız zamanları kısıtlıyoruz sanki. Ama hayat hep bir çizgide, aynı hızda akıyor. Süre uzayıp, kısalmıyor. Zaman geçmiyor. Biz An'ı yaşıyoruz ve yaşanan Anlar var sadece. Ve biriktirdiğimiz, sakladığımız Anılar. Her geçen sene boyunca üzerimize eklenen, yapışan Anılar. Zihnimizin tercihlerine göre sıralanır veya etiketlenir anılar, hafızalarımızda. Hafıza hep kayda açıktır. Tüm yaşanan anılar depolanır bu zihnin koridorlarında.. Bizler uyurken bu koridorlarda dolaşır ve her gece rüyalar yaratırız uykularımızda. Veyahut da kabuslar. Ancak; kabuslarımızın çoğunu yaşadığımız anlarda yarattığımızdan daha çok eminim.
Sayılarını bilmediğimiz kadar çok an yaşarız. Her yaşadığımız anda da sürekleri yaşadıklarımızı kaydederiz. Soru sorar, cevabı kayıt ederiz. Bildiklerimizi hatırlar, yanıt üretiriz. Böylece bu kayıtlar birikir. Yaşadığımız anları kaydettikten sonra bırakamaz ve sonra ki anıları da yaşarken bildiğimizi sandığımız gibi yaratırız. Koşullanırız gelecek, yaşanacak her an da olabilecek şeyler için.
Daha kötü tecrübeler yaşamaktan korktuğumuz için her an yarattığımız deneyimleri de kaydederiz, bu koridorlara..
İnsan zihni, pozitif bir zihin değildir. Bu zihni çalıştıran çarkın ipliği "yok olma" korkusuna bağlıdır. Korku ise ikiliği yaratan şey. İki şey: "İyi ya da Kötü" " Güzel, ya da Çirkin" Hangisi? "Uzak ya da Yakın" Ne zaman? "Güçlü ya da Güçsüz" Nasıl? Zihnimiz de ayrıma yol açan sorular bunlar. Oysa yaşanan herşeyin içinde baki kalan cevaplar hep "neden" ve "ne" olduğu sorularının cevabıdır. Ve her bir bünyede bu soruların cevabı bir korkumuza bağlıdır. Neyi neden yaptığımızı anlamaya başladığımızda bize, ağırlık yapan yüklerden biraz olsun kurtulabiliriz. Ondan sonrası seçiminize kalmış.
Neyi, neden yaptığımızı seçme hakkı; yani kişisel iradeye kalıyor yaptıklarımız, yapamadıklarız, yapmayı istedikleriniz ve neden istedikleriniz.. Her sorunun cevabı kendi içindedir. Cevaplamak için soruya bakmak gerekir.
Azcık ara vermek gerekir oyun oynamaya.. İzin verilir yaşama. Bence, herkes bu sene tatil yapmalı. Yazan da bunu okumalı..
İyi tatiller..