​ Tatillerde itinayla kopulur ! / Blog yazarları tartışıyor! / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
 

Tatillerde itinayla kopulur !

Tatillerde itinayla kopulur !
 

A.Nilgün Aktaş objektifi, Gökova tekne turundan...


Ben tatillerimi deli, dolu ve koparak yaşarım.

O ne demek şimdi di mi?

Haklısınız, güzel bir soru.

Normal şartlar altında oldukça hiperaktif ve eğlenceli bir insanımdır.

Ancak işim gereği maalesef kıpır kıpır, deli dolu, bir insan olmamam! ve bundan şiddetle kaçınmam gerekmektedir.

Bu dayanılmaz ağırlıkla bir sene boyunca yaşamak zorunda olmak, tatillerde zıvanadan çıkıp, tüm bir senenin intikamını almamla sonuçlanır.

Artık sanırım anlaşıldı durum.

Tatillerde kopar, dağıtır ve zincirlerimi kırarım.

Geçen seneki on günlük tatilimi anlatarak, anlamanıza yardımcı olayım izin verirseniz.

On gün olan tatil, itinayla üç parçaya bölünür. (Aynı yerde 3 günden fazla duramam, sıkılırım! )

Her birinde ayrı bir turistik beldeye gidilir.

Marmaris favori tatil mekânım olduğu için, oraya mutlaka dört gün ayrılır. Dört günü de tekne turuna adanır. O muhteşem dantel koylar gezilir, her bir koyda denize atlanır, kulaç kulaç arşınlanır.

İlk gün Gökova tekne turu, sabahtan başlar, akşam 6 gibi Marmaris’de olunur. O kadar çok koya gidilir ve yüzülür ki, akşam Marmaris’e dönüldüğünde, derilerimiz hamamdan çıkmış gibi buruş buruştur.

Ama gün bitmemiştir ve yeni başlıyordur. Otele gidilir duş alınır, yemek yenilir, derken hemen sonra Marmaris gecelerine akılır, delice eğlenilir. Sabaha doğru dönülür otele, birkaç saat ya uyunur, ya da uyunmaz.

Çalan saatin sesiyle uyanılır, yeni gündeki tekne turu için hazırlıklara başlanır.

Otelde yapılan alel acele bir kahvaltıdan sonra, Selimiye ve koylarına götüren tekne turunda buluruz kendimizi. Aynı şekilde akşam saatlerine kadar o koy benim, bu koy senin gezer, yüzer, yer ve içeriz. Her şey abartılı yapılır. Abartılarak yüzülür, abartılarak yenilir ve içilir !

Akşam otele dönüldüğünde aynı şekilde kısa bir aradan sonra gecelere akılır, sabah otelin yolu zor bulunur.

Bu böyle sürer gider 4 gün….

5. gün kara yolu ile Datça’ya geçilir.

Üç gün kalınacak olan Datça’ya ayak basılır basılmaz hemen program yapılır. Gündüz tam gün tekne turları, gece Datça geceleridir konumuz yine.

İlk gün, Datça'nın en ucundaki tarihi belde Knidos tekne turuna ayrılır, ikinci gün tekrar Selimiye turu, son gün artık haliyle biraz yorulunur ve kara yolundan yakındaki bir koya gidilerek akşama kadar orada kalınır, dinlenilir.

Sonra efendim, Datça’dan feribotla son durak olan Bodrum’a geçilir.

Bodrum’suz olmaz!

Bodrum’da da aynı anlayışla koparak geçirilir üç gün.

Yorgunluktan teknelerde uyuyakalan arkadaşım, şişmiş bacaklarını ve gözlerini göstererek benden nefret ettiğini ve bunun bir tatil değil, olsa olsa eziyet olduğunu ve bir daha asla benimle tatile gelmeyeceğini söyler ! :)

Ama yine de her sene bana eşlik etmeyi istemekten kendilerini alamaz/lar ! :)

Evet, böyledir tatillerim benim, dinlenmek hak getire, kopmak ve zincirleri kırmak vazifedir !

Ankara’ya dönüşte, ekstra üç gün iş yerinden izin alınarak, dinlenmek farz olur.

Not:

Ekli galeride, 2010 Marmaris, Datça, Bodrum tatilimden, kendi objektifimle görüntülediğim fotoğrafları bulabilirsiniz.

 
Toplam blog
: 563
: 8587
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..