- Kategori
- Yurtdışı Tatil
Tayland gezi notlarım 3- Pattaya

Alcazar Show
Sabah saat 10.15 gibi Pattaya’ya gitmek üzere hareket ettik. Yolculuk iki saat sürecek
Pattaya, Vietnam Savaşı sırasında 100 ABD askerinin dinlenmek için gelmeleri ve burayı beğenmeleriyle ün kazanmış, turistik değer taşımaya başlamış bir yer. Zaten bu yüzden Pattaya’da ABD’lileri çok severler.
Pattaya, Tayland’ın eğlence merkezi. Capcanlı bir yer. Rehberimizin söylediğine göre burada yaklaşık 100 bin tane bar ve gece klubü var.
Tayland’ın %2’si AIDS’li. Her yıl 50 bin kişi AIDS’ten ölüyor. En çok AIDS vakası da Pattaya’da var.
Önemli bir not daha; Pattaya’da denize giremezsiniz. Çünkü çok kirli. Bu yüzden tekne kiralayıp mercan adalarına gitmelisiniz. Bu kadar güzel bir yerin denizine girilememesi beni çok üzdü.
Pattaya’ya varmadan önce yine yol üstünde uğramamız gereken yerler var.
Önce timsah çiftliğine uğradık ve timsah şovu izledik. Adama kafasını timsahın ağzının içine sokuyor filan..
Sonra da kaplanlara geçtik. Büyük kaplanla ayrı minik kaplanla ayrı ayrı fotoğraf çektirdik. Bir fotoğraf çekimi için 60 baht (3 TL) veriyorsunuz. Minik kaplan için ayrı büyük kaplan için ayrı. Tabii büyük kaplana bol bol uyuşturucu vermişler. Hayvan etrafa bir garip bakıyordu.
Buradan ayrıldıktan sonra yine yolumuzun üstünde çok ünlü bir mücevher mağazası olan World Gems’e uğradık. Buranın müdürü bir Türk. Serap hanım. Zaten çalışanlar da çat pat Türkçe biliyorlar. Tayland incileri, yakut ve zümrütleri ile ünlü. Bizim uğradığımız yer ise, son derece güvenilir, orijinalliği garanti ürünler satan bir yer. Zaten alışverişinizde size garanti belgesi veriyorlar. Aldığınız ürünün sonsuza dek garantisi var. Fiyatlar da Türkiye’ye göre çok ama çok uygun. Benim tavsiyem; mücevhere ilgi duyuyorsanız Tayland’a gitmelisiniz. Hem güzel bir tatil yaparsınız hem de güzel bir alışveriş. Yetmişlik bir dizi incinin fiyatı 1000 baht ( 50 TL.). Zümrüt, inci, yakut.. Hepsinin fiyatları Türkiye’ye göre çok ucuz. Kredi kartınızı burada güvenle kullanabilirsiniz.
Artık buradan da ayrıldıktan sonra Pattaya’ya vardık. O gün festival günümüymüş. Öğrenciler, askerler vs. sokaklarda gösterilerini yapıyorlardı. Tabii trafik de sıkıştı.
Nihayet otele vardık. Hotel Earawan. Berbat bir otel. 1970’lerden kalma. Otelin tarihi dokusunu bozmak istememişler. Ama bozmayalım derken de bir otelde olması gereken çok önemli şeyleri de eksik bırakmışlar. Mesela havlular ve nevresimler hiç değiştirilmiyor. Temizlik bakımından biraz zayıf bir otel. Bangkok’ta kaldığımız oteli beğenmiştik ( Ibis Hotel). Burası bize düş kırıklığı yaşattı bir miktar. Ama yine de tadımızı kaçıramaz.
Otele yerleştikten sonra rehberimizin de tavsiyesiyle kendimize bir Türk lokantası bulduk. Adı Alaturca. Sahibi Türk, müdürü de Berkay adında genç bir delikanlı. Burada bir güzel karnımızı doyurduk. Bize ziyafet gibi geldik. Thai yemeklerini biz hiç sevmedik. Pattaya’da yemeklerimizi hep burada yedik.
Akşam ise; rehberimizle birlikte Alcazar Show’a gittik. Bu showdakilerin tamamı gay. Ama inanamassınız. Biz çok şaşırdık. O kadar güzeller ki.. Bunların aslının erkek oluşu inanılmaz geliyor insana. Tayland’da estetik cerrahi çok iyi. Kadın olmak isteyen erkekleri müthiş kadın yapıyorlar. Üstelik burada estetik cerrahi de ucuz.
Zaten Tayland’da eşcinsellik çok yaygın. Bunu da soya sosuna bağlıyorlar. Çok fazla soya sosu tüketiliyor burada. Bu da erkeklerde östrojen hormonunun fazla salgılanmasına yol açıyormuş. Aklınızda bulunsun..
Neyse.. Zevkle showu izledik. Çok güzeldi. Tavsiye ederim. Alcazar Showu izlemelisiniz.
Show’dan sonra, sıra Walking Street’e geldi.
Burası Pattaya’nın barlarının ve gece kluplerinin bulunduğu bir yer.
Tony’s Bar çok ünlü. Hatta bütün dünyaca tanınıyormuş. Onu da burada öğrendim tabii ki… Tony’s in sahibi Türk. Girişte Türk olduğunuzu söylüyorsunuz ve sizden giriş ücreti almıyorlar. Müzikler de Türkçe ağırlıklı zaten. Benim pek eğlendiğim söylenemez. Buradaki müzikler benim zevkime hitab etmiyor.
Şimdilik bu kadar anlatayım.. Daha devamı gelecek..