- Kategori
- Kent Yaşamı
Taze bir kahvaltı
Üzerine zeytinyağı ve kekik serpiştirilmişsiyah zeytin, kimyonla harmanlanmış domates, biçimli karelerhalinde doğranmış peynir, sıcacık kızarmış ekmek vedumanı üstündetavşan kanı çayla yapılan kahvaltı kadar heyecan ve mutluluk verici bir öğün olamaz herhalde..Ancak çoğumuzun hayatında ne yazık ki en fazla hafta sonları yaşanan bir keyfe dönüşmüş bu taze mutluluk, hayatın büyülü anlarını kaçırmaya nasıl da hevesli olduğumuzu gösteriyor aslında.. Sabah böyle bir kahvaltıya ayıracak vaktimiz yok, çünkü bir an önce öldürücü trafiğe dalıp, işe yetişme telaşına kapılmalıyız.
İşte kentte yaşamanın en ağır faturalarından biridir bu ve hayat hep yarın yaşanmak için ertelenip durmaktadır. Halbuki, acaba yarın burada olacak mıyız diye kimse sormamaktadır kendine. Hayat otomatiğe bağlanmış olduğu için, ani sürprizlere yer yoktur ve hiç kimse de yolda yürürken bir taşa takılıp bu dünyadan göçebileceğini aklına getirmez. Zaten ıskalayıp durduğumuz anlar hep bu kibirli inanışın eseridir. Ama beynimize ve düşüncelerimize olduğu kadar alışkanlıklarımıza hükmetmek de her zaman için bizim elimizdedir.
Varsın biraz daha az kazanalım, çocuğumuzu özel okulda değil de devlet okulunda okutalım, son model tam otomatik olanı değil de, on beş yıllık çamaşır makinemizi kullanmaya devam edelim. Ama hayatı ıskalamayalım, anların tadını çıkaralım ve kekik kokulu bir kahvaltının bize hissettireceklerini küçümsemeyelim..