​ Tehlike çanları çalarken / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

Tehlike çanları çalarken

Tehlike çanları çalarken
 

Önce İnegöl ve ardından Dörtyol; tehlike çanlarının giderek daha hızlı çaldığı, toplumsal bir travmanın nasıl açık ve net ortaya çıktığının en açık örnekleri! Galiba devlet bilmeden kendi cellâdını yaratıyor, bilmeden kitleleri önlenemez bir bölünme ve çatışmanın eşiğine doğru sürüklüyor. Türkiye 30 yıldır yaşanan küçük yoğunluklu ama aslında çok büyük yoğunluklu çatışmaları harekete geçirecek kudrete sahip “Kürt sorununu” çözememenin ve bu sorunun daha da içinden çıkılmaz bir girdap oluşu karşısındaki çaresizliğin faturasını ödüyor adeta. İnegöl ve Dörtyol olayları iyi analiz edilmeli, üzerinde iyi düşünülmeli ve geldiğimiz nokta açısından geleceğe dönük yaptırım ve tedbirlerin alınmasına yönelik gerekli inisiyatif iktidar ve askeri erklerce iyi alınmalı. İnegöl ve Dörtyol olaylarında ortaya çıkan tablo çok dehşet verici doğrusu, gözü dönmüş saldırganlar sözüm ona “vatanseverlik” adına Kürtlere karşı saldırı ve linç girişimini adeta meşruuymuş gibi gösterip arkalarına aldıkları kitlelerle deyim yerinde ise polis korteji eşliğinde saldırı ve linç girişimine yeltenme cesaretini kendilerinde bulmaları geleceğe dönük ülkemiz coğrafyasının diğer şehir ve kasabalarına sıçraması halinde ve hele bunun tersini düşünecek olursak Kürt şehirlerinde yaşayan münferit Türk vatandaşlarımıza yönelik saldırıların olması doğrusu çok korkunç sonuçlar doğurabilir nitelikte. Devlet varlığını tehdit eden bu gözü dönmüş saldırgan gruplara karşı gerekli tedbirleri almazsa veyahut almakta gecikirse bir iç çatışmanın yaşanması ne yazık ki uzak bir ihtimal değil. Kuşkusuz yaşadığımız acı süreçte giderek toplumsal ayrışmaya doğru bizi sürükleyen ve bu olayları tetikleyen PKK faktörü ve örgütün önlenemez saldırılarının ülke genelinde bir korku, öfke ve nefrete yol açtığı gerçeğini de kabul ediyoruz; lakin ülkemizin hemen hemen her şehrine, kasabasına ve hatta köyüne gelen Kürt ve Türk çocuklarının cenazeleri toplumsal uzlaşının artık ne kadar “acil” olduğunu bize daha net göstermektedir. Yaşanan çatışmalarda yaşamlarını yitiren asker ve PKK’lıların aslında aynı ülkenin çocukları olduğunu birbirine komşu ve belki de akraba olan anaların aynı acılarla gözyaşı döktüğü gerçeğini inkar etmek mümkün mü? Yaşadığımız süreçten en az hasarla çıkmanın en önemli ve öncelikli yolu kuşkusuz “sağduyu” dur, birilerinin kendilerini kanun ve devlet yerine koyma gayretlerine göz yumulmamalı, gerçek vatanseverliğin bu ülkede “Kürt düşmanlığı” yaratmakla değil, Kürtlerin kardeşçe ve eşitçe yaşama istemlerine saygı duymaktan geçtiğini bilmeleri gerekir. Kendilerine “milliyetçi ve vatansever” saldırganların daha dün İnegöl de polis aracını devirmeleri ve kamu malını ateşe vermeleri aslına bu tür grupların gerçek niyet ve kimliklerini anlamamız açısından son derece önemli olmalı. Geleceğe en iyi şekilde hazırlanmanın yolu kuşkusuz geçmişten gerekli dersi çıkarmakla geçer, bizde geleceğimizi iyi hazırlamak için öncelikle birbirimize karşı daha hoşgörülü ve daha soğuk kanlı olmak zorundayız.
 
Toplam blog
: 166
: 540
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..