- Kategori
- Güncel
Tehlikenin farkında mısınız?
Tarihi günler yaşıyoruz. Bu kuşak enteresan olaylara şahit oluyor. 68 kuşağı nasıl geçmişte olanları ancak bugün doğru değerlendirip algılayabiliyorsa bizim kuşakta gelecekte bugünleri daha doğru algılayacak sanırım. Hep böyle olmuştur Türkiye’de zaten; olayları ideolojik ve bağnazlıkla değerlendirilirken sağduyulu yaklaşımlara hasret kalırız.
Gelin Cumhurbaşkanlığı seçimini hedef alan mitingleri biraz irdeleyelim:
Tandoğan ile başlayıp Çağlayan’da devam eden mitingler amacına ulaştı ve Cumhurbaşkanı seçimi yapılamadı. Ardından da erken seçim kararı geldi.
Peki sonra ne oldu? Mitinglerin Manisa, Çanakkale, Almanya ve İzmir’de devam edeceği açıklaması yapıldı. Ama neden? Makul bir açıklama ve neden bulamadım. Mitinglerin amacına ulaşmış olmasına rağmen devam ettirilmesinin başka amaçlar taşıdığına inanmaya başladım. Öyle ya siyasi iktidara karşı yapılan ilk iki miting amaçladığı mesajı verdiğine göre devamında yapılacak mitinglerin hedefi nedir? Erken seçimlerde seçmeni etkilemek mi? Hayır, bu olamaz çünkü miting meydanında farklı partilerin temsilcileri var. Farklı partilere oy verecek insanlar var.
Meydanda farklı parti temsilcileri var ama organizasyonunda iki isim öne çıkıyor: Türkan Saylan ve Tuncay Özkan. Mitinglerde başrol Türkan Saylan’a, figüranlık ise Tuncay Özkan’a verilmiş durumda. İşte bu iki isim şüphelerimi artırıyor. Çünkü kürsüde konuşan bu insanlarla alanda toplanan insanların duygu ve düşüncelerinin farklı olduğunu düşünüyorum.
Alanda toplanan insanlar, gördükleri bir tehlikeye karşı vakar bir tepki gösterme taraftarı olurken, kürsüde konuşan isimler ağızlarında köpükler saçarak düşmanlık kokan konuşmalar yapıyorlar. Oysa bu ülkede birbirine düşman olan kesimler yok; birbirinin fikrini benimsemeyen insanlar var. Bu da gayet doğal; Tabii ki bir ülke tek tip düşünen insanlardan farklı görüş ve düşünce taşıyan insanlardan oluşacaktır.
Evet şimdi devam edecek mitingler hakkındaki endişelerime dönelim. İlk iki mitingte amaca ulaşıldığına göre neden mitinglere devam ediliyor? Bugünden itibaren istisnasız herkes sorumlu davranmak zorundadır. Farklı düşünen birkaç dernekte farklı düşünenleri miting meydanlarına toplamaya kalkarsa ortam ne hale gelir düşünen oldu mu? Halkın farklı kesimleri arasında nasıl ayrılık tohumlarının atıldığı fark edilebiliyor mu? Türkan Saylan’ın ve Tuncay Özkan’ın bunu fark edemediklerini düşünemiyorum. Öyleyse bile bile neden yapılıyor?
Eğer bu tehlikeyi fark edemiyorlarsa bu daha da vahim. Bu kadar kalabalığı meydanlara toplayabilenler sağduyulu düşünceden yoksunlarsa bu organizatörlere nasıl güvenilir?
Son dönemde konuşan Türkiye’ye evet ama hiç de az olmadığına inandığım susan Türkiye’nin de önemi birileri tarafından algılanmalı. Konuşan Türkiye ile Susan Türkiye arasında ayrılık ve düşmanlık tohumları atılmakta.
Tehlikenin farkında mısınız?