Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
524
 

Tek delikanlı kimmiş?

Önce şu “Delikanlılık” meselesine bir girelim izninizle…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bir yerden eğer ders alacaksak, milletin sesine kulak verir, dersimizi de milletten alırız. Biz kimsenin kulağına milletin bilmediği bir şey fısıldamayız. Kimsenin de bizim kulağımıza milletin sözünden gayrısını fısıldamasına izin vermeyiz" diyor.

O zaman Sayın Başbakan, siz de bir “Delikanlı” gibi milletin ekseriyetinin sesine kulak veriniz.

“Siyaseti kayıkçı kavgalarına çevirenlerin, gündelik menfaatleri uğruna demokratik yerini, duruşunu kaybedenlerin alacakları çok dersler var. Demokratik siyaset milletin değerleriyle milletin tercihleriyle sürtüşmek değil, politikalarını milli iradeye dayandırmaktır. Türkiye’nin çalkantılarla, krizlerle geçen demokrasi geçmişi içinde başı sıkışınca, hesabı şaşınca, siyasi azığı tükenince demokrasiye sırtını dönmekten, bugün milletimizin utançla andığı fotoğraflara girmekten kaçınmayan bir siyasi zihniyet ne yazık ki daima olmuştur.”

Siyaseti “Kayıkçı kavgasına” çeviren ilk Başbakanın siz olduğunuzun farkında mısınız Sayın Başbakan? Bu güne kadar asabiyet katsayınız yukarılara doğru çıkınca söylediklerinizi ne çabuk unuttunuz?

“Bugün de milletin vermediği gücü ve yetkiyi başka yerlerden almak için, nerede bulunduklarını neyi temsil ettiklerini unutanlar çıkıyor. Hiç kimse kendi mesnetsiz vehimlerini bu millete dayatmasın. Hiç kimse kendi siyasi menfaatleri için asla bu ülkenin huzurunu kaçırmaya cüret etmesin.”

Bu sözü dönüp bir de kendinize söyleseniz Sayın Başbakan…

“Siyasetçi her şeyden önce millete yalan söylemeyecek, ikircikli davranmayacak, ikiyüzlü hiç olmayacak. Demokrasiye eğer samimiyetle inanıyorsanız şartlar ne olursa olsun, ister yaz ister kış olsun ister gece ister gündüz olsun, inandığınız değerlerinin arasında dimdik duracaksınız, omurgalı olacaksınız omurgalı. Mırın kırın etmeyeceksiniz. Mızıkçılık yapmayacaksınız. Tam manasıyla delikanlı olacaksınız.”

Sayın başbakan…

Lütfen http://blog.milleyet.com.tr/ibrahim_pekbay adresine girerek yazdığım ve “Delikanlı” tarifini yapan “GENÇLERE” başlıklı yazımı okur musunuz? Bu yazımda A dan Z ye “Delikanlı” nasıl olunur tarif ediliyor. Bu tarif belki “Kasımpaşalı”ya uymayabilir ama asıl olması gereken “Delikanlılık” orada tarif edildiği gibidir.

Sadece şunu söyleyerek bu konuyu kapatacağım…

“Demokrasiye eğer samimiyetle inanıyorsanız şartlar ne olursa olsun, ister yaz ister kış olsun ister gece ister gündüz olsun, inandığınız değerlerinin arasında dimdik duracaksınız, omurgalı olacaksınız omurgalı. Mırın kırın etmeyeceksiniz. Mızıkçılık yapmayacaksınız. Tam manasıyla delikanlı olacaksınız” diyerek tarif ettiğiniz gibi gerçekten “Delikanlı” olarak bu güne kadar inandığınız değerlerin arkasında bu günden sonra da durabiliyorsanız, gerçekten Cumhurbaşkanı olmamalısınız. Ama görüyoruz ki “Köşk” uğruna “Mırın kırın” ve “Mızıkçılık” ediyorsunuz. Bu güne kadar söylediklerinizin tümünü söylenmemiş sayıyorsunuz.

Gelelim Türk Silahlı Kuvvetleri Komutanı, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT’ın bu gün yaptığı “Bilgilendirme” amaçlı basın toplantısının sonucuna…

Bu toplantı öncelikle bir şeyin altını çizerek gözümüze sokacak kadar açık ve net olarak şunu ortaya koymuştur.

Ülkemizde, güvenebileceğimiz tek kurum Türk Silahlı Kuvvetleridir.

Hem ‘bilgi’ olarak hem de ‘beceri’ olarak…

Evvela bu ayrıntıyı belirgin bir şekilde ortaya koymak gerekir.

Verilen apaçık mesaj şudur. Türk Silahlı Kuvvetleri, Anayasa’nın ve yasaların kendisine verdiği yetki ve sorumluluk altında ve yasalara saygı çerçevesinde vardır, var olmaya da devam edecektir. Hiç kimse bu günden sonra Türk Silahlı Kuvvetlerini kendi alanına çekmeye çalışmasın. TSK’nin alanı ve “Yanı” bellidir. O alan da Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, bölünmez bütünlük içinde, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden yanadır. Buna karşı gelecek gerek dâhilden, gerek hariçten gelebilecek her türlü baskıya karşı duracaktır.

İkinci mesaj; Türk Silahlı Kuvvetleri, kendine verilecek görevleri her zaman yerine getirmeye hazırdır ve muktedir güçtedir. Siyasi irade “Karar” verdiğinde görev yerine getirilir.

Üçüncü mesaj; Türk Silahlı Kuvvetleri, aynı zamanda kendisinin de “Başkomutanlığı”nı temsil edecek olan Cumhurbaşkanının nitelikleri konusundaki görüşleri bellidir. Bu görüşlere sahip olan her kişi onlar için “Makbul”dür…

Burada Gazeteci Taki DOĞAN tarafından bir soru soruldu Sayın BÜYÜKANIT’a…

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı da olacak Cumhurbaşkanı’nın eşinin başının örtülü olması, TSK içinde bir şeyleri değiştirecek mi?...

Bu soruya Sayın BÜYÜKANIT Paşa cevap vermedi. Ama “Sorunuz not alındı” dedi…

Ama asıl not alması gerekenler aldı mı acaba…

Bu basın toplantısından şu sonucu da çıkarabiliriz.

Demek ki tek “Delikanlı” Türk Silahlı Kuvvetleri imiş…

Bunu bir kez daha gördük… Birilerine de duyuralım istedik.

12 NİSAN 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı zevkle okudum. Düşüncelerinizin tümüne katılıyorum. Anlayamadığım bir şey var İbrahim Bey. Bu politikacılar neden bu kadar hırslı oluyorlar? Başbakanın amacı ne acaba? Ülkeye hizmetse, milyonlarca insan kendisinin Cumhurbaşkanı olmasını istemiyor. Mitingler düzenleniyor. Genelkurmay Başkanı kibar bir şekilde kendisini Ordu üst düzey yöneticileri olarak istemediklerini belirtti. Demokratik bir ülkede daha açıkça belirtmesi yakışık almazdı. Başbakanımız 70 milyonun üzerinde insanın yaşadığı koskoca bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Cumhurbaşkanı olmak istiyorsa, halkın çoğunluğu bu isteğine kuşkuyla bakarak, şiddetle karşı çıkıyor. Daha ne yapsınlar? Delikanlılığını, Kasımpaşalı'lığını göstermesi ve istenmediği makama, demokrasiyi araç yaparak oturmaması gerekir. Saygılarımla. Mustafa Mumcu

Mustafa Mumcu 
 13.04.2007 4:46
Cevap :
Sayın Mustafa MUMCU... Başbakan'ın "Amacı" bizce malum da, yazarsak yayınlanır mı, orasını bilmiyorum.Bir deneyeyim... Ancak, bu konudaki görüşlerimi kendi gazetemde defalarca yazdım. Teşekkür ederim. Saygı ve Sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY  14.04.2007 11:32
 

Sayın Pekbay... Delikanlı kelimesinin içinde öyle anlamlar vardır ki herkes taşıyamaz özellikle de bahsettiğiniz kişilerin üzerinde eğreti durur bir türlü oturamaz üzerlerine... Kasımpaşa ağzı ile konuşmayı delikanlılık ile karıştırıyorlar sanırım. Vatandaşa karşı sarfettikleri sözler gerçek yüzlerini ortaya koyuyor açık olarak, ellerinde olmadan belli ediyorlar ne olduklarını, o mevkilerde olan kişilere yakışmayacak üslupla konuşmalarından belli değil mi sizce... Yazınız muhteşem, kaleminize sağlık... Sevgiyle kalın...

Sema Sener 
 13.04.2007 1:58
Cevap :
Sayın Sema SENER Yorum ile fikirlerime destek verdiğiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  13.04.2007 15:59
 

Sevgili agabeyim, Ibrahim PAKBAY, yazinizi ilk benim okumamin heyecani bambaska oluyor, yaziniz için tesekkurler. Gerçek not almasi gerekenlerin not aldiklarini zannetmiyorum!. Onlar ne dusunuyorlarsa adim adim usulca hedeflerine yaklasma gayreti içerisindeler.Ama insallah bu Cumhurbaskan'ligi seçimini kazasiz belasiz atlatiriz. Niçin? dusunulmuyor, bir kez daha Sayin Cumhurbaskani'mizin, Cumhurbaskan'ligi boylece belki de buyuk bir tehlikeyi de bertaraf etmis oluruz. Benin dusuncem o ki, Sayin Cumhurbaskani'miz, Ahmet Necdet SEZER'in bir kez daha Cumhurbaskani seçilmesidir. Sevgiler, "gadasini aldigim" hemserim.

Ohannes 
 12.04.2007 19:29
Cevap :
Değerli Kardeşim Ohannis. Senin yorumunu görünce seni görmüş gibi oluyorum. Teşekkür ederim. Na yazık ki yasal olarak ikinci kez seçilmesi mümkün değil. Tekrar teşekkür eder gözlerinden öperim Saygılarımla İBRAHİM PEKBAY  13.04.2007 20:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 913
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster