- Kategori
- Kültür - Sanat
Teknoloji Çağında Müzik, Müziğimiz ve Müzik Emekçileri/ Uluslararası H.Ahmet Sempozyumu Kütahya DPÜ

Emrah Can / mİx Müzik
Teknolojide her geçen gün büyük değişim ve gelişim çağı yaşadığımız son dönemlerde bu büyük değişim ve gelişmeleri; bilgisayar yazılım programları ile müzikteki değişimlerin ve kendi öz müziğimize de yansımasını , müziklerimize müzik dünyasına , müzisyenlere katkısı ayrıca müzik kayıt sütüdyoları, tonmasiterler enstruman satışlarının durumu ve müzik mağazalarını inceleyeceğiz.
İlk olarak Bursa Büyükşehir Belediyesinin Orkestra şube Müdürlüğünün Atatürk Kongre Kültür Merkezi bünyesinde bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halkla ilişkiler birimine ait teknolojik olarak geniş donanımlı müzik stüdyosu, bu stüdyoda yapılan müzik çalışmaları bu çalışmalara hizmet eden Müzik eğitmeni, bir çok telli ve ritm müzik aletleri ile müzik icra eden müzisyen ve müzik kayıt stüdyosu tonmaisteri Hasan Kurtuluş Gözütok, müzisyen, elktro gitar eğitmeni, tonmaister Emrah Can , müzisyen, bas gitar eğitmeni ve müzik mağazası satış temsilcisi Ezel Can ve eğitimci Ali Osman Mirza , Bursa geleneksel müziği ile tanınan , Bursa araştırmaları merkezi görevlisi Menteşeli Cengiz Bütün ile tarafımdan yapılan görüşmeler yer almaktadır.
Bursa Uludağın eteklerinde bulunan yerleşim birimlerinin geleneksel kadın ezgileri ve yanı sıra icra edilen bakır çalma geleneğini uluslar arası platformda ödüllere layık görülen iki video klip çalışması (Elimde sazım, Bursa da gözüm ve bakırla başlayan, geleneksel formumuz Türk Halk Müziği , Yunan müziği formu Sirtaki, daha sonra İspanyol Flamenko formu, tüm dünyada yaygın Rock müziği formu ve en son olarak ta Senfonik form ile icra edilen ezgilerden oluşsan Gelenekselden Evrensele ) isimli çalışmaları içeren ve büyük ses getirmiş bir projeye imza atan , emek veren müzik adamı Hasan kurtuluş Gözütok teknolojik müzik için “insanların yaşam içersinde kendi istemleri dışında kulaklarına dolan teknolojik ,mekanik ( Fabrika makinaları, motor sesleri vs ) normalinde gürültü şeklinde algılanan seslerin müzisyen ruhu algısı ile etki ederek müziğe bir yansıma şekline dijital olarak dönüşmesidir.. bilgisayar programları ile elektornik müziğin eleştirisini yapmak gerekirse enstruman ustalığını yok eder” diye düşündüğünü belirtmiştir. Ayrıca teknolojik müzik hakkında bu çalışma hakkında konustugumuz tüm müzisyenlerin de kanısı aynıdır.
1968 doğumlu Hasan Kurtuluş Gözütok her müzisyen gibi çok küçük yaşlarda müziğe bağlama ve gitar çalarak başlıyor , hayalinde kayıt stüdyolarında stüdyo müzisyeni olarak yaşamını sürdürme olan Gözütok daha sonra bu işin mühendislik kısmına ilgi duyarak Mersin ve daha sonra İstanbulda çeşitli stüdyolarda ses mühendisi olarak çalışmaya devam ediyor dönemler analog sistemlerde çalışılıyordu daha sonra audio workstation sistemine geçtikten sonra çeşitli stüdyolarda ve evinde de home studio çalışmaları ile devam etmiştir .Dünyada ilk kez bir belediye bünyesinde Bursa Büyükşehir Belediye Konservatuvarı Orkestra şube Müdürlüğü bünyesinde kurulan ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın birimine ait müzik kayıt stüdyosunda çalışmalarını sürdürmektedir. Bursa Büyükşehir Araştırma merkezi tarafından Bursa Köylerine ait araştırmalar neticesinde elde edilen anonim türkülerin türkü albümleri biçiminde kazandırılmasına vesile olmuştur.
Tüp saz : Bursa geleneksel ezgilerinin dünyadaki bütün müzik formlarına uygun olduğunu tespit ederek kadınlarımızın köylerde su taşıdığımız bakracın yöre kadınları tarafından ritm aleti gibi kullanılmasından esinlenerek kendisinin geliştirdiği bir proje olan piknik tüpünden hicaz makamı dizisine sahip “tüp saz” ismini verdiği bir ritm müzik aleti geliştiren Hasan Kurtuluş Gözütok bu ritm aletinin tüm makamları da içeren ve piknik tüpünden daha gelişmiş bir ritm aleti de geliştireceğini belirtmektedir.
BURSA ARAŞTIRMALARI GÖREVLİSİ BURSA MAHALLİ SANATÇI MENTEŞELİ CENGİZ
“Bu kültürü karşı tarafa aktarmaya çalışıyorsak , karşı tarafa nasıl nakledeceğimiz konusunda en doğru yöntemi kullanmak gerektiğine inanıyorum” diyen Bursa Mahalli Sanatçısı ve Bursa Kültürü Araştırma Merkezi görevlisi Menteşeli Cengiz kültürün taşınması konusundaki düşünecelerine yer vereceğiz.
“Kültürü ileriye taşımanın yönetmeleri deönemine göre değişebilir . Mesela remix dediğimiz yöntem kültürle ilgili kişilere aykırı gelebilirdi günümüzde de halen olumlu karşılanmayabilir ancak dikkat çekicidir. Karşı tarafa bir haber gönderirirken bu yazının, mektubun haberin kamyon ile mi,posta uçağı ile mi, at ile mi,traktorle mi gönderileceği konusunda en önemli husus hasara uğratmadan bozmadan, özünü kaybettirmeden doğru bir şekilde gönderilmesinde bence bir sakınca yoktur Radyo ve Plaklar vardı , kaset ve cd çıktı daha sonra teknoloji ilerledikçe flsh bellekler ile taşınır dinlenir hale geldi, buna karşı isek kulanmayalım. Teknolojiye karşı bir insan olarak araçlara binmeyelim “ demiştir.
(Menteşeli ) Cengiz Bütün “Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ün Türk Halk müziği ile ilgili konuşmalarından birinde “ Türk Halk Müziğimizi dünya halklarının dinleyeceği bir halde icra edilmesi sözüne dikkat çekmekte ve bu nedenle derlediğimiz “hasır altı kalmış deyimi ile” türküleri dünya halklarına dinletebilmek için “gelenekselden evrensele “ projesini oluşturduk bu çalışma bir tanıtım ve bir model olmuştur” demiştir.
EMRAH CAN / ELEKTRO GİTAR MÜZİSYENİ ve EĞİTMENİ , TONMAİSTER ARANJÖR MİX MÜZİK MAĞAZASI SATIŞ TEMSİLCİSİ
1982 Bursa doğumlu yirmi yıldır müziğin içinde birebir emek veren, başta elektro gitar ve bir çok müzik aletini çalan Emrah Can’ın teknolojik müzik üzerine düşünceleri şöyledir.
Dijital ortamdan yararlanıp canlı performans kullanarak da müzik yapılabiliyor şu an aynı zamanda direkt elektronik müzik olarak tabir ettiğimiz teknolojik müzik chill-out, tekno, hause gibi bir çok dallara ayrılıyor, bunlar sadece bir kaçı .Özellikle bu tarz çalışan müzisyenler için mükemmel bir platform dijital platform, sınsırsız şekilde enstruman sesini o enstrumanı temin etmeden bilgisayar ortamında temin edebiliyor.
Müzisyen olmayan dj ler hazır seslerden enstrumanlar ve hazır ritmlerle kolaylıkla yapabiliyorlar.Aynı zamanda daha önce yapılmış müzikler ile dj ler için özel üretilmiş ürünler var bunlardan faydalanarak kendi yorumlarını katabiliyor ve kendi mix lerini yapabiliyorlar, kayıt olarak ta bir çok ses ve efektten yararlanabiliyorlar.Teknoloji şu anda müziği bir anlamda çok iyi noktalara taşıyor,bazı şeyleri çok daha kolay ve çok daha sağlıklı bir şekilde yapmamızı sağlıyor ancak aynı zaman da da enstruman çalma ihtiyacımızı ortadan kaldırma tehlikesi taşıyor. Hazı sesler üzerinden gidildiği için genelde bir de çoğunlukla müzisyenliğin zayıf olmasından dolayı kalabalık bir çöpluk ortaya çıkabiliyor gerçekten akılda kalan elektronik müzik grupları ve akılda kalan dj lerin sayısı çok az. 80 li yıllardan bu güne kaç tane grup aklında kaldı dersen , benim dinlediğim başlıca müzik olmamasına rağmen aklımda kalan iki elin parmaklarını doldurmaz. Bir çogunun her hengi bir enstrumanı çalmıyor olmasından ve bu işin matematiğini bilmemesinden tamamen kulaktan gidiyor olmasından kaynaklı.
Featles, Prodgy ,Davt Pank ,Maasive Attack hepsinin kökeninde gerçekten müzisyen olan insanlar var ve ortaya çıkartıkları müzikler ve isimlerinin büyüklüğü ortada. Massive Attack sound olarak Elektronik ancak konserlerine gidildiğinde tamamen canlı performans ile karşılaşılıyor, Featles de o şekilde.
Emrah Can enstruman satışlarına gelindiğinde de şehir merkezine doğru yerli enstrumanlara daha fazla talep oldugunu ancak Nilüfer ilçesinde bulunan satış mağazalarında daha çok batı enstrumanı satıldığını belirtiyor, çalıştığı müzik merkezi ve satış mağazasında en fazla gitarın her türünün ve piyano nun satıldığını ancak bas gitarın bu anlamda talihsiz bir enstruman olduğunu, özellikle Güzel Sanatlar okullarının müzik bölümü öğrencilerinin eğitimi ve bu talepleri doğrultusunda batı enstruman satışlarında belirli dönemlerde büyük bir artış olduğunu belirtmektedir. Calıştımız işletme bir Hobi merkezidir öğrencilerimizin çogu çeşitli okullarda öğrenci ve ya bir müzik okuluna girmek için bir ön eğitim alan öğrencilerden oluşuyor, bazı arkadaşlar Güzel sanatlar okullarına başlamadan önce zaten enstrumanını belirlemiş , bazı arkadaşlar okulların sınavını kazamakla birlikte belirlemiş oluyor. Okulların bir çizgisi var öğrencilerin çok basit bir enstrumanla eğitim alması pek mümkün değildir belli bir seviyede enstrumanı satın alması gerekiyor. Burası bir Devlet Konservatuvarı bir Güzel sanatlar lisesi yada akademisi değil, burasının bir bir hobi merkezi olmasının burada ciddi bir eğitim verilmediği anlamına gelmiyor buradaki istek ve yetenek başarıyı belirliyor.Ne kadar yetenekli olunursa olunsun çalışılmadığı sürece ortaya pek iyi bir şeyin çıkmayacağını, yeterince çalışan birinin de çok yetenekli olmasa bile kendini geliştirebildiğini belirtiyor.
Teknolojik alt yapı ile çaldığı enstruman elektro gitarı bilreştirerek canlı performans ile kendi bestelerini studyo ortamında kayıt altına alan Emrah Can “ evde gitar çalışırken tek başına gitar çalmanın keyif vermediği hissi ile ikinci bir enstruman olduğu zaman akor basmak aynı zamanda solo çalabilmek melodik çalabilmek çok daha keyifli olduğu için bir org tan sağlanan alt yapı da elde ettiği bateri, bas ve klavye sesleri ordan alarak üstüne gitar çalmaya başladıgını önceleri yaptığı müzikleri evde bulunan bir teyple kaydettiğini daha sonra bir bilgisayar ihtiyacı duyarak bu çalışmaları bilgisayara taşıyarak 15 yıldır kendi bestelerini bu şekilde kaydederek devam ettiğini söylemektedir. Tüm dünyada en yaygın olarak kullanılan kayıt programları ise bu işlerle ilgili herkesin bildiği gibi “Protools, Cubase, ve Logic olduğunu belirtmektedir.
20 yıl sonra bu teknolojik müzik ortamında bir müzik adamı olarak müzik ne durumda olabilirin yanıtı nedir sizce dendiğinde “İnterneti de katarsak internetin bizi getirdiği nokta dünyada ki tüm müziklerden her kes haberdar olabiliyor, bölgesel müzikleri artık bilebiliyoruz; Hindistan da nasıl bir müzik yapılabiliyor, ezgisel yapısı nedir o müziklerin ritimleri makamları nasıldır o yöreye ait ritmler, Arap müzikleri , Türk müzikleri nasıldır , Avrupa da İrlandalıların yaptığı müzik nasıldır her şeye ulaşabiliyorsunuz ve yavaş yavaş bu sayaede tarzlar da birbirne girmeye başladı , bu bölgedeki bir makamı Amerika da bir müziğin içinde ya da bir caz müziği içersinde görebiliyorsunuz. Sentezlerin oluşması güzel bir şey müziği ciddi anlamda geliştiriyor ve ciddi anlamda soundlar elde ediliyor, çok değişik türler ortaya çıkıyor git gide modernleşiyor çağdaşlaşıyor bambaşka lezletler ortaya çıkıyor müzik anlamında, ama aynı zamanda teknolojinin bizlere verdiği zaralarıda var. Her kes kolayca müzik yapabiliyor teknolojinin yardımı ile ulaşamayacağı seviyede müzikler oluşturabiliyor kendi platformunda enstruman çalmayı ve notayı bilmeden bir şeyler çıkıyor ortaya bu da gitgide enstruman çalma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Enstruman çalmak tabiî ki tarihe karışmayacak , tabiî ki canlı müzik yapan orkestralar var olacaklar ama bu gün örnek veririrsek turistik bolge olan Antalya da bir tane Flash bellek ile hazır alt yapı ses siteminden verilip sadece bir tane solist ile sahneye çıkılabiliyor ve ya yanına bir gitar ve ya saksofon ile sahneye çıkılabiliyor , çalıyor yada çalıyor gibi yapabiliyorlar bu nedenle orkestra müziğinin yok olma tehlikesi de var .Tamamemn canlı müzik ile orkestra olarak sahneye çıkan müzisyenlerin sahneye canlı performansla çıkamama tehlikesi var elbette. Eskiden bir müzik albümünü elimize aldığımız da müzik albümünde hangi enstrumanlar kullanılmış hangi müzisyenler çalmış ve eserlerin açıklamaları , şu an bir albüm kapagını açtığımızda iki üç müzisyen ismi geçmesi ve bilgisayar ortamında yaratılmış bir müzik albümü ile karşılaşıyoruz. İyi bir piyanist bir çok enstrumanı klavyeden elde ederek sadece birkaç renk sazla bunu yapabiliyor. Müzisyenliği tehlikeye atan bir durum olduğunu düşündüğünü ifade etmiştir.
EZEL CAN / BAS GİTAR MÜZİSYENİ ve EĞİTMENİ / MÜZİK MAĞAZASI SATIŞ TEMSİLCİSİ
1986 Bursa doğumlu Ezel Can’ın konumuz üzerine görüşleri şöyledir. “Teknolojinin gelişmesi ile müzik gelişiyor bir anlamda da müzisyenliği geri götüren bir şey de var; ben hep iyi müzisyenleri dinleyerek çalıştım İsmail Soyberk, Eylem Pelit sevdiğim müzisyenler sevdiğim gitaristler hangi albüme çalmış vs onları takip ederek geliştim. Zamanla bazı takip ettiğim isimlerin albümlerinde çalmadıklarını gördüm belki ekonomik olarak daha iyi oluyordu yapımcı olarak . Gelişen müziği kendimde seviyorum eletronik müzik üzerine çalmayı bir dönem denedik arkadaşlarımla. Benim en çok sevdiğim şey aslında temel çalgılar davul , bas vs bunların hepsi ile içinde elektronik müzik olunca çok hoş oluyor lup ların desteği ile.
Bas gitar çok gelişti, bilmiyorum nasıl isimlendiriliyor bu, müzisyen eline bir alet takmış tellere hiç dokunmadan pena kullanmadan gitar üzerinde bir takım hareketler yaparak sesleri yayıyor değişik sesler çıkararak bas gitar çalıyor , bu kadar hareket yapacak olsam bas gitar çalmam bas gitarın doğal tınısı benim daha çok hoşuma gidiyor onu dinlemekten keyif alıyorum demektedir.
ALİ OSMAN MİRZA / BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ORKESTRA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ BANDO BÖLÜMÜNDE KLARNET USTASI
Özbekistan doğumlu 1996 da Türkiye de yaşamaya başlayan Ali Osman Mirza teknolojik müzik ve kendi öz müziğimiz üzerine tarafımdan yapılan görüşmeler sonucu edinilen bilgiler şöyledir.
“Türkiye ye gelmeden önce batı müziği eğitimi içersinde yetiştik zaten kulağımız buna alışıktı, Türkiye ye gelince komalar ile tanışmaya başladık, Türkiye de müziğin biraz daha farklı olduğunu gördük geleneksel müziğin daha ağır bastıgını gittiğimiz uluslar arası festivallerde gördük.
Teknolojik müzik ile geleneksel müziğin buluşmasına hoş bakan biri olarak Türk müziklerinin çok sesli müziğe yatkın olduğunu görebiliyorum. Yüzde yetmişin üzerinde çok iyi düzenlemelerle yapılabilir ki örnekleri de var Türkiye de; bunun dünyada da örnekleri var mesela Azerbeycan da batı müziğinin ağırlık kazandığı bölgelerde halk çalgıları senfoni orkestrası kurulmuş mesela. Globelleşen dünyada teknolojinin gelişmesi iletişimin daha hızlı olduğu bu dönemde ı bizlerin kültür olarak müzik olarak dünyaya açılmaya bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Biraz da yeni gelen nesli de düşünmek gerek, bizler şu anda çok hızlı tüketen bir toplum olduk bundan yirmi yıl önce çocuğunuzla birlikte gittiğiniz Türk Sanat Müziği konserlerine belki şu an çocuğunuzu alıp gidemessiniz ama onların kulağında olan bir şeyler ile onlara bir şeyler çağrıştıran müzik ile icra ediliyorsa gidilebilir ki Türkiye de bir örneği de var ney ile teknolojik müzik birleştirildi çok da ses getirdi ( Mercan Dede )
Uluslararası Hisarlı Ahmet Sempozyumu / Kütahya Dumlupınar Üniversitesi / Emel Örgün