​ Telegol Programı ve Ben / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '12

 
Kategori
TV Programları
 

Telegol Programı ve Ben

Telegol Programı ve Ben
 

  • Geçtiğimiz hafta, günlerden Pazar… Saat gece 23.00 suları… Kanepeye uzanmışım, karşımda televizyon… Ve ben deniz Telegol denen programı izliyorum.
  •  
  • Bir Erman Toroğlu konuşuyor, bir Gökmen Özdenak konuşuyor… Ara ara Ziya Şengül lafın ortasına dalıveriyor. Kaya Çilingiroğlu ise malumunuz üzere daha ağır takılmaya çalışıyor. Laf ille de dönüp dolaşıp Aykut Kocaman-Alex çatışmasına geliyor. Ara ara Aziz Yıldırım ve şike davası üzerine de kelamlar ediyorlar. Bunlardan fırsat bulduklarında oynanmış maçları yorumlamaya çabalıyorlar. Konu bulamayınca program moderatörü Serhat Ulueren, “Konu açında onun üzerinde konuşalım” diyor. Bir tanesi ortaya bir konu atıyor ama o konunun sonu da ille de Aykut Kocaman-Alex çatışması ve Aziz Yıldırım-Şike Davası mevzuularına gelip dayanıyor. Vaziyetten hepsi de mutsuz aslında. Zira muhteremler tartışacak, üzerinde konuşacak konu bulamıyorlar. Kendilerini zorluyorlar ama bir türlü olmuyor işte… Ne yaparsınız?
  •  
  • Daha öncede yazmıştım, “Şayet gülmek istiyorsanız mutlaka Telegol izleyin. Telegol en kallavi mizah programlarına taş çıkartır” diye. Ne yalan söyleyeyim, ben Telegol izledikçe stres namına bende hiçbir şey kalmıyor. Hele ki Pazar akşamları gayet güzel oluyor Telegol programını seyretmek. Pazartesi sendromuna olumlu yönde katkı sunuyor.
  •  
  • Gece saat 23.00 sularında izlemeye başladığım Telegol, saat 24.00 sularını gösterdiğinde Erman Toroğlu’nun konuşmasıyla devam ediyordu. Ve ben uykuya dalmışım. Televizyon açık… Sabah saat 05.00 suları… Bir ara gözümü açtım ve yine Erman Toroğlu konuşmaya devam ediyordu.
  •  
  • Dün gece…
  •  
  • Yine aynı saatlerde Telegol programına takılıyorum. Sahnede Gökmen Özdenak, Ziya Şengül, Erman Toroğlu ve Kaya Çilingiroğlu… Her zaman ki muhabbetlerine başlamışlar. Tabii konuştukları bir incir çekirdeğini doldurmayan şeyler. Ama izliyorum… Mimiklerini, jestlerini, iddialaşmalarını ve ara ara ağızlarından çıkan müstehcen cümlelerini… Bir toplumun halini bu denli yalın ve çıplak bir halde yansıtan kaç program vardır acaba, merak ediyorum!
  •  
  • Her ne hâl ise…
  •  
  • Bir ara araya reklam koydular ve ben elimdeki zap aletiyle bir başka kanala atlayıverdim. Bir dizi konuğun olduğu ve Balyoz Davasının kararları üzerine yapılan tartışmaya takılmaya başladım. Hayır, program sarmadı… Yeniden Telegol programına dönüş yaptım… Sonrası malumunuz üzere, uykuya dalmışım.
  •  
  • Gecenin ilerleyen bir vaktinde gözümü açtığımda bir muhterem çıkmış ekrana, başında Serhat Ulueren ve alt yazıdaki tanıtımda program katılımcısının, “Riccon İlhan Doğan” olduğunu yazıyordu. Adını ilk kez duyduğum bu muhterem beden dili uzmanıymış. Aykut Kocaman’ın beden dili üzerine kelamlar ediyordu. Bir ara ekrana Alex’in resmi çıktı ve başladı Alex’in beden dili üzerine kelamlar etmeye. Son derece heyecanlı, son derece tiz bir ses… Uykulu halimle bu muhteremi izliyorum ve bu muhteremi izleyen diğer katılımcıları, yani programın katılımcı müdavimlerine ar ara gözüm takılıyor. İçimden kahkahalar atmak geliyor ama uyku hali işte ne yaparsınız.
  •  
  • Beden Dili Uzmanı Riccon İlhan Doğan, heyecanlı anlatımlarını sürdürmeye devam ediyordu ki, ben yeniden mışıl mışıl uyumaya başladım. Gözümü açtığımda güneş doğmak üzereydi. Bereket bu defa program bitmişti.
  •  
 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..