- Kategori
- Siyaset
Temiz çamaşır!

Kaynak:mimarizm.com
Bilindik kıssadan hisse tarzında bir yazı vardır, kadın her sabah yeni taşınan karşı komşunun balkonuna bakıp, kocasına dönüp “Ne kadar pis bir kadın, görüyor musun astığı çamaşırlar ne kadar kirli!” diye söyleniyormuş. Bir, üç, beş, on beş sabahtan sonra “Ah gel bak kocacığım, kadın akıllandı en nihayet, çamaşırları ilk kez tertemiz demiş, adam başını dahi kaldırmadan: “Haklısın, sabah erken kalktım ve pencereyi sildim!”
……
Başsavcı İlhan Cihaner gözaltına alınıp tutuklanıyor, yine son dönemlerin şu meşhur “Gizli Tanık” larından biri sahnede, Cihaner için suçlamaların içinde öyle bir madde var ki, yani insan pes artık diyor, efendim adliye binasının bahçesine kameliye yaptırmış İlhan Bey ve imar kirliliğine sebep olmuş!..
Yaşanan hukuk dışı eylem karşısında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bir karar alarak dört özel yetkili savcının yetkilerini kaldırma kararı alınca bu karar yargı bağımsızlığına büyük bir darbe olarak ifade edildi adalet bakanımızca…
Başsavcı Cihaner’e yapılanlar hukuka uygun, ancak diğerlerine yapılanlar değil, böyle midir efendim?
Ergenekon terör örgütü doğru, onca profesörlerin, gazetecilerin, komutanların suçları sabitlenmeden içeriye atılmaları hukuk dahilinde, irticai faaliyetleri kontrol etmek suç!
İrticai faaliyetleri araştırmak, nasıl engellenir diye düşünmek vatan hainliği sayılıyor, sayılmakla kalmayıp Ergenekon kılıfı içine sokuluveriyor, heyhat bu anlamda “Hukuk herkese gerekli” deniyor, lakin hukuk doğru işlediğinde ise “Yargı bağımsızlığına büyük darbe” oluyor!
Birileri dini istismar ederek yardım paraları topluyor, bu paralar farklı amaçlar için kullanılıyor, Almanya’da suç sabitleniyor, Türkiye bu konuda uyarılıyor, ancak bu suç teşkil etmiyor, edemiyor! Üstelik de adamlar ellerini kollarını sallayarak dolanıyorlar, bu hukuk devletine uygun oluyor.
Gizli bir tanık bir yer işaret ediyor, üç mermi bir silah bulunuyor ve ne hikmetse bu pek mühim mühimmat hükümete karşı darbe ve başbakana suikast suçu olarak hemen işleme alınıyor, arkasından gelsin komutanlar, albaylar, hop atılsınlar içeri; burası hukuka uygun oluyor ancak gizli tanık kimdir, böyle bir durumda tanığın gizli kalması hukuka uygun mudur, gizli tanık bir komplo mu kurmaktadır babında sorular hukuka müdahale sayılıyor!
Tarikatlar laik ve hukuk devletine uygun, bunların araştırılmaları vatan hainliği suçu ile cezalandırılmak, başkaca bir açıklama getiremiyorum ben bu duruma!
……
Ey demokrasi sen nelere kadirsin; cumhuriyet karşıtı söylem ve eylemlerinden dolayı hüküm giymiş kişiler başbakan, cumhurbaşkanı, milletvekili oluyor, anayasa değişiklikleri yapıyor, sonra da yargıyı, askeri gücü yıpratıyor, adına da demokrasi diyor!
Başbakan’ın partisine laf söyleyen başbakana hakaretten içeri atılıyor, haklarını arayan Tekel işçileri “darbeci” olarak değerlendiriliyor, daha ne diyeyim!
……
Karşı komşunun çamaşırları ille de kirli!
Gülgün Karaoğlu
Şubat,18/2010