- Kategori
- Şiir
Tenedos'da helal aşk ve şarap

fotoğraf alıntı.
Fısıltıları çağırsın seni o ılık rüzgarın
Rüyalarını bölsün geceler
Bu yaz sıyrıl işinden gücünden,
sıyrıl kendinden başka her şeyden.
Bir şişeye koydum mucizeyi
Ege’nin kıyısından Güney’e doğru
Doğrul da bir bak
Buraya uzanır, cennetin diğer ucu.
Boz tepeler arası mor üzümler
Salkım çiçek, taş evler
Kayboluşun sadece aşktan olacak gel!
Katlanan günleri açma zamanıdır
Gülleri suya katma zamanı, gel!
Sakızlı badem kokusu kahveye karışınca
Ne varsa halden hatırdan yana
Hepsini bitirip tüketmeden
Savacağız öğle sıcağını
Ayazma’nın serin koynunda
Buranın bütün kedileri feda sana
Dar sokaklarında sihirli sürprizler
Sonsuza erecekler, gülümse kıpırdama!
Sonrasında bir tepe, ikimize bir hamak
Seçtiğin kitabı sesli okuyarak
Kaldıralım kadehlerimizi
Prozit! karşımızda kıskanan denize
Prozit! Hayata ve aşka
Sofia’nın sofrasında kurulup
Seninle ne mutlu, karşı karşıya
Gün batımı kokuları karışırken geceye
Tenimizde güneş yanığı
Sohbetimiz şen olsun
Kalamar’la kanmayın der Sofia
Şarabın yerlisi Helal Olsun!
Not: Bozcaada'nın el değmemiş kıyıları maalesef tehlike altında. İşletmeye açılırsa ki öyle görünüyor, bakir güzelliğinden eser kalmayacak. Bu güzellik, estetik ameliyat geçirip rahatsız edici yapaylığa dönüşmeden vazgeçilir dilerim. Sen de bir an önce gel sevgili, Ada bir cennet, hayat bir kere!