- Kategori
- Güncel
Terör örgütünün çekilme şartları...

Barış süreci(!) hızla hayata geçirilirken, ‘düğün değil bayram değil eniştem beni niye öptü’ misali Terör örgütü niye geri adım attı?
Kendilerini birçok ülkenin silahlı kuvvetlerinden güçlü gören, çıkar gurubu ne oldu da birden bire barış istedi?
Oysa her kış olduğu gibi inlerine çekilmişler, havaların ısınmaya başlaması ile birlikte tekrar inlerinden çıkarak, önüne gelene saldırmaya başlamalarına az kalmıştı.
Yıllardan beri cezaevinde bulunan, ancak avukatları vesilesiyle örgütten kopmayan terörist başı ne olmuştu da iktidar ile oturup, barış(!)a karar vermişti?
Birçok vatandaşın kafasını karıştıran bu soru benimde kafamı karıştırdı. Anaların gözyaşı üzerinden ülkenin geleceğini dizayn etmeye çalışan iktidar partisi ve terör örgütü hangi konularda anlaşmıştı?
Gerçi Başbakan herhangi bir pazarlığın olmadığını, terörist başının kendiliğinden böyle bir karar aldığını, bu kararını MİT aracılığı ile kendilerine ilettiğini söylese de, bu işin altından hangi çapanoğlu çıkacak diye herkes beklemeye başladı.
Fazla beklemeye gerek kalmadı. Terör örgütünün istekleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.
Abdullah Öcalan'ın Diyarbakır'da okunan mektubunda sonra beklenen gelişmeleri, PKK'ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı açıkladı.
Ajans, İmralı’da bir mutabakat metni imzalandığını belirterek, AKP iktidarından beklenen adımları kendi ifadeleriyle şöyle sıralıyor:
1- Medya savunma alanlarına (Kandil, Hakurk, Zap ve Haftanin gibi Irak’taki PKK kamplarına) yönelik hava saldırıları kesilmelidir. Yani silahların çift taraflı susması için hiçbir komplekse kapılmadan üzerine düşeni yapmalıdır. Çünkü barış sürecinin olmazsa olmaz koşularından birisi, çift taraflı ateşkestir.
2 - Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve “özgürlük” koşulları hızla düzeltilmelidir. İmralı sürecinde öngörüldüğü gibi, Öcalan’ın daha aktif ve direkt olarak sürece katılması için olanaklar oluşturmalıdır. Hükümet, atacağı adımlarla İmralı sistemi ne artık son verdiğini göstermelidir.
3- ‘Silahlı unsurların sınır dışına çekilmesi’ kararının hayat bulması için hükümet tarafından gerekli politik ve yasal güvenceler hızla sağlanmalıdır. Öcalan’ın, “Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir” sözü bir sürecin başlangıcı olarak algılanmalıdır. Hükümet, üzerinde anlaşılan ‘mutabakat metnini’ bir oyun olarak algılarsa, çekilme başlamadan biter.
4 - Hükümet, (İmralı’da başlatılan) süreci ilerletmek için yeni reformlara hızlandıracağının açık sinyallerini vermelidir. Örneğin KCK adı altında yürütülen ve binlerce Kürt siyasetçinin esir alındığı (tutuklandığı) siyasi soykırım davalarını köktenden düşürmelidir. Rehin tuttuğu DTK eski Eşbaşkanı Hatip Dicle başta olmak üzere, BDP’li tutuklu vekiller (Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak,?Kemal Aktaş, Gülser Yıldırım ve İbrahım Ayhan)?dahil tüm seçilmişleri serbest bırakmalıdır.
Gördüğünüz gibi isteklerin sınırı yok.
Emekli Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmekten ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanırken, terör örgütü ile yapılan anlaşmaların sonuçları bir bir gün yüzüne çıkıyor.