​ Terörist= Devlet değil. / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
 

Terörist= Devlet değil.

Baskınlar, şehitler, şehit cenazeleri, lanetleme  gösterileri... Çok hareketli günler geçirdik.

Bunca hareket arasında, bilerek ya da farkedilmeden yapılan bir yanlış yapılıyor. Ülkesini seven pek çok kişinin, adeta bir tuzağa düşmüşçesine bu hatalı söylemi yinelediğini farkediyorum. Üzüntü ve şaşkınlıkla. Bu yüzden aniden yazmaya karar verdim. Çünkü ben bu ülkeye çok şey borçluyum. Hepimiz gibi.

Geldiğimiz getirildiğimiz noktanın hazinliğine bakar mısınız?

"Analar ağlamasın.

Bir ölü başka bir ölüyü getiriyor, gençlerimiz ölüyor. Anne babalar ağlıyor. Türk veya kürt  gençlerimiz ölüyor. Barış olsun her iki tarafa da sesleniyorum silahlar sussun"

Ne kadar insani masumane bir anlayış ancak kazın ayağı bence böyle değil. Olmamalıydı.

Devlet çok hata yaptı geçmişte. Ancak özellikle son 5 yılda epey mesafe katedildi bunu inkar eden vicdansızdır.

Eskiden hatalar yapıldı doğru ama el insaf. Devletimiz 80 lerin başında durduk yere şu Doğu ve Güneydoğuda'ki kürtlere saldırıp köklerini kazıyalım, etnik soykırım yapalım mı dedi?

Hayır.

Devlet o bölgelere o yıllarda sağlık eğitim, enerji vs. hizmetlerini dondurdu mu? Hayır.

Devlet o yıllarda o bölgedeki kürtlere, her türlü meslek ve iş imakanı gelir kapısını kapattı mı?

Hayır?

Ne oldu?

Batının ve ermeninin desteğiyle 80 lerin başında PKK düğmeye bastı.

Ülkemiz aleyhine bir oyun, haince bir plan bir düzen için.

Başlatan, ermeni suikastlerinin ardından planlı saldırıya başlatılan, PKK ve aşırı sol örgütlerdir.

Devletimiz her devlet gibi varlığını ve toplumu korumak için önlemler almak zorunda kalmıştır.

Maalesef böyle bir zorunlulukla karşı karşıya bırakılmıştır.

Oturmuş bütün milletçe sofraya kurulmuşken nimetlerden faydalanacakken, adeta birileri bize silahlı baskın yapmış, hayır bu sofrayı dağıtıyorum, bozuyorum lokmaları zehir ediyorum demiştir.

Devlet, hatalar da yapsa, bunları planlı bilinçli olarak yapmamıştır.

Tabii ki, terör belasıyla karşı karşıya kalan devletimiz,  "siz bize silahla saldırın sağlık olsun alın size güller gönderiyoruz" da  dememiştir.

Her devlet gibi varlığının devamına yönelik tedbirleri, çeşitli politikalarla birlikte askeri önlemler almış askeri harekatlar yapmış çok sayıda da terörist öldürmüştür.

Terörle bağlantılı kişileri de cezalandırmıştır. Cezalandırmak için çaba harcamıştır. Derin devlet, terörün sürmesinden beslenenler, koruculuk sisteminin gedikleri vs.vs. doğrudur ancak genel durum budur.

Olay budur.

İngiltere gibi İspanya gibi Amerika gibi terörle aynı dilden konuşması gerekmiştir.

Şimdi bakıyorum televizyonlara da,

"Her iki taraf ta silah bıraksın barış olsun... Devlet de Pkk da silah bıraksın. Barış olsun, devlet silah bıraksın. Barış olsun gençlerimiz askere gitmesin...."

"Terörist te asker de bizim evladımız."

İyi de bu gençler terör yerine okullarına gitseler, meslek sahibi olsalar devlet bunlara saldırır mıydı? Oysa askerli devletin meşru kurumudur. Askerlik ocağı terör örgütünün dağ başındaki mağarası değildir.

Bunlar Devleti terörristle aynı kefeye koyan, bu nedenle terörü olduğundan daha az kötü gösteren aslında PKK ya faydalı söylemlerdir.

Bu söylemler kavram kargaşasına yol açmaktadır.

Teröriste "bakın ama devlet de silahlı saldırı yapıyor, harekat düzenliyor" deme zemini hazırlamaktadır.

Bunlar BDP, KCK ve PKK nın hoşlandığı söylemlerdir.

Hayır.

Devletimiz terörle mücadele etmek için tek yöntem değilse de, silah da kullanmak zorunda kalmaktadır.

Devlet  durduk yere saldırı ya da katliam başlatmamıştır.

Önce silahı bırakan taraf da Devlet olmayacaktır. Bu olursa yanlıştır. Bu, eğer bir uzlaşma olacaksa bu uzlaşmada devletimizin elindeki bütün kozları pkk ya vermesi anlamına gelir.

Hemen hiç kimse "PKK silahı bıraksın!" ya da "PKK terörünü kınıyorum" demiyor ve eşit konuşmaya çalışıyor.

Belki de bilinen ünlü isimler, böyle açıklamalardan korkuyor ancak o halde konuşmasınlar.

Ülkemiz teröristle eşit kefeye konulmayı haketmiyor.

O bölgelerdeki her sıkıntıya çare olmak için koşturmuş, sağlık ocakları yollar köprüler okullar yani devlete düşen görevleri yapmış olan devletimiz teröristle eşit kefeye konulmayı hak etmiyor.

Arzu eden, silahı bırakmada önceliği teröriste yapacak, ona çağrıda bulunacak şekilde konuşsun. Elbet teröristin silahlarını kesin olarak bıraktığı bir ortamda, devlet  her türlü sonuç getirici demokratik çözümlere taraftar olacaktır ama bu devlet de terörist de silah bıraksın söylemi içimde rahatsızlık yaratıyor.

Haksızlık yapılıyor. Kanımca insanların önce bir iç muhasebe yapıp, tarafsızca konuyu irdeleyerek ona göre düşünce oluşturması ve nihayetinde terörle - bayrağı devleti arasında tarafını bulması gerekiyor.

Herkesin, 24 şehitten sonra Kızılay'da ellerinde bayrağımızla dolaşan, en içten şekilde ülkesine sahip çıkan o pırıl pırıl gençleri örnek alması gerekiyor.

 
Toplam blog
: 148
: 384
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..