​ Terörle topyekün mücadele / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '07

 
Kategori
Güncel
 

Terörle topyekün mücadele

Terörle topyekün mücadele
 

Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde görülmeyen bir demokrasi yaşıyoruz. Daha doğrusu yaşatılıyoruz. Terörle birlikte yaşıyoruz ama, ‘demokrasi’ zırhının arkasında korunmaya alınmış teröristlerle, gerçek bir mücadele yapamıyoruz.

Bugün Kuzey Irak’a girip terörist yuvalarını dağıtalım diyoruz. Ben de buna tam destek veriyorum. Ancak, yapılan iş tam yapılmalıdır. Bugün Kuzey Irak’a girmemiz, terörle mücadelemizin önemli ancak, küçük bir parçasıdır. Asıl mücadele yapılması gereken yer, ülkemiz sınırları içerisidir. Biz daha Türkiye’de terörle mücadelemizi tam yapamıyoruz ki, Kuzey Irak’ı dağıtmışız neye yarar?

Peki kendi vatanımızda PKK ile niye mücadele edemiyoruz bir bakalım. Maalesef ki, bakınca bu hükümetin terörle mücadele konusundaki acizliğini ve Avrupa Birliği’ne teslimiyetini göreceğiz:

1- Bugün AB ülkelerinden Fransa ve İsviçre’de, Osmanlı İmparatorluğu’nun yaptığı farzedilen ancak, 1923 yılında Ermenistan’ın ilk başkanının bile verdiği demeçlerle böyle bir soykırımın olmadığını beyan ettiği bu sözde Ermeni soykırımını kabul etmemek suç sayılıyor ve hapis cezasını gerektiriyor. Bizde ise, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve birçok dünya ülkesinin terörist örgüt olarak kabul ettiği bir örgütün militanlarına ‘kardeşlerimiz’ demek ve ‘PKK’ya terör örgütü dedirtemezsiniz’ demek, demokrasinin bir gereği sayılıyor, diyene de dedirtene de el sürülmüyor.

2- Yine AB ülkelerinden İngiltere, İrlanda Kurtuluş Örgütü (IRA) olarak adını duyuran ve Kuzey İrlanda’nın bağımsızlığı için mücadele verdiğini söyleyen örgütü, sivillere yönelik de eylemler yaptığı gerekçesiyle, haklı olarak terör örgütü listesine alıyor ve bu örgüt ile mücadelesinde, IRA hakkında örgütü destekleyici beyanda bulunanları ‘terör örgütüne yardım ve yataklıktan’, örgüt adını, amblemini ve renklerini kullananları da ‘terör örgütü militanı olmaktan’ direk mahkemeye veriyor ve hapis cezasına çarptırıyor. Bizde ise, sokaklarda yüzlerce insan teröristbaşının resimlerini açarak ‘biji Apo’ diye bağırıyor, partilerin genel kurullarında Türk Bayrağı indiriliyor, teröristbaşı resimleri asılıyor, terör örgütünün öldürülen militanlarının evleri devlet adına ziyaret ediliyor, başsağlığı dileniyor ve bizim tüm bu olanları ‘demokrasi’ adı altında hazmetmemiz isteniyor.

3- Dünyanın her ülkesinde terör örgütüne açık destek veren siyasi bir parti kurdultulmaz, kurulduktan sonra desteği görülürse hemen kapatılır. Bunun demokrasi ile bir ilgisi yoktur. Çünkü, konu tamamen terörizm ile mücadeledir. Bizde ise, bir seçimde bir bakarsınız bir partinin koltuğunun altında, diğer seçimde bir bakarsınız bağımsız aday süslemesi altında meclise girmişlerdir. Hatta bunların bazıları, terör örgütüne yardım ve yataklık etmekten yargılanma aşamasında iken kolundan tutulup meclise sokulmuşlardır. Başbakanımız da onlar hakkında 'demokrasi' ile geldiler şeklinde beyan vererek, dünyada örneği tek bizde bulunan demokrasi anlayışımızı onaylamıştır.

Böyle bir demokrasi anlayışı dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur. Çünkü, terörün demokrasi ile bir ilgisi yoktur.

Terör örgütü ve destekçileri bas bas bağırıyor, ‘bu bir savaştır’ diye. Uluslar arası anlaşmalar ile savaşın tarifi yapılmış ve belli kurallara bağlanmıştır. Savaşlarda sivillere yönelik saldırılar kesinlikle yasaktır ve bunu yapanlar savaş suçlusu olarak yargılanarak, idam da dahil olmak üzere ağır cezalara çarptırılırlar. Bu tip insanların, densizlik edip duracaklarına ne yaptıklarına iyice bir bakmaları gerekmektedir.

Sonuç olarak, terörle mücadele sadece Kuzey Irak’ta yapılmamalıdır. Bugün, kendi sınırlarımız içinde terörle mücadelede polisimizin ve askerimizin eli kolu bağlıdır. Çünkü, AB dayatması, Türkiye’ye özgü, kasıtlı hazırlanmış yasalar ile bu mücadele kısıtlanmaktadır. Terörle başı dertte olan tüm ülkelerde, terörle mücadele için ayrı, özel, sert önlemler ve yaptırımlar içeren yasalar bulunmaktadır. Bizde de acil olarak, bu tip yasalar çıkartılmalıdır. Yoksa, dağdaki eşkıyanın ateşini söndürürken, şehirdeki eşkıya korları üfleyip alevlendirmeye devam edecektir.

 
Toplam blog
: 41
: 671
Kayıt tarihi
: 11.02.07
 
 

1972 doğumluyum ve bir bankacıyım. Hayatım boyunca en büyük hayalim bir yazar olmaktı. Ama, Türkiye'..