​ Terörün çözümü / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '08

 
Kategori
Güncel
 

Terörün çözümü

Terörün çözümü
 

Genel Kurmay Başkanlığı


GENELKURMAYIN CEVAP ARADIĞI 7 SORU 

Genelkurmay başkanı Sn. İlker Başbuğ’un bugün basına düşen haberini, vatandaş olarak değerlendirmek istiyorum. 

“Aklın yolu birdir” diye güzel bir ifade vardır. Yine, bir düşünürün çok güzel bir sözü var; “bir kişinin fikri ne kadar iyi olursa olsun, iki kişinin fikri ondan daha iyidir” diye. 

Askerin aklı başına şimdi geldi. Bugüne kadar asker hep “ben bilirim” doğrultusunda gitti ve sonuç 20 yıldan bu yana ortada. 

Demokratik ve sosyal bir ülkede herkes vergisini veriyor ve herkes canını ortaya koyuyorsa görüşlerini de ortaya koyma hakkı vardır ve bu görüşlerinin de dikkate alınması gerekir. Bu görüş ve önerilerin dikkate alınmaması da yöneticilerin bir zafiyeti olur. 

Sn. Başbuğ için, “sivillere danışarak cevap aradığı 7 soru” diye bir başlık atılmış. Çok doğru ve yerinde bir çıkış. Takdirle karşılıyorum. İşte demokratik bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin komutanına yakışır bir davranış. Bu, aynı zamanda, asker-sivil kaynaşmasını da artırır. 

Bu sorulara karşı vatandaş olarak benim naçizane birkaç düşüncem olacaktır. 

Bu bölgede demokratik yapıyı oluşturmak lazım gelir. Yani gerçek bir toprak reformu yapıp resmiyette olmayan ağalık yapısını kaldırmak gerekir. İnsanlar özgür olmalı. En az diğer bölgelerdekiler kadar olmalı. Kadınlar eşya gibi alınıp satılmamalı. Genç erkekler, ağam diyip kölelik yapmamalı. 

Milletçe bu bölgenin insanına sokakta, bağda nerde rastlarsak rastlayalım düşmanca bakmamalıyız. Güneydoğu’da cereyan eden terör belasında şehit verdiğimiz çocuklarımızın vebalini o bölgenin insanına yüklememeliyiz. Bunun sebebinin, o bölgenin yer altı zenginlik kaynaklarını kullanmak isteyen dış güçlerin ve paravanı olan terörist eşkıyanın bir oyunu olduğunu iyi bilelim ve onlarla da anlatalım. 

Silahlı mücadelede, zaten boş olan dağlarda 3-5 km. uzaktan terörist avlarken sapan taşı misali, tek tek kurşun sıkma yerine bölgesel silah kullanılmalıdır. Yani bir bölgede terörist tespit edildi mi oraya, gerek biyolojik ve gerekse kimyasal silah kullanılarak imha edilmelidir. O kadar uzaktan karınca kadar gözükmeyen teröriste kurşun atmak “ya rast gelirse” demektir. Kuş avına çıktığımızda neden tek kurşunlu mermi kullanılmaz da çoklu ortamı etkileyen “saçma” denilen mermiler kullanılır? Çünkü işi şansa bırakmak istemeyiz. 

Efendim dünya kamuoyu ne der? Bu çok mu önemli? Yani, dünya kamuoyu dediğin oluşumu yaratan, zaten seni yutmaya çalışan sistem. Öncelikli olarak benim ülkemin savunması önemli, dünya kamuoyu değil. 

Ülke içerisinde çeşitli kurum ve kuruluşlarda, teröre gizli ve aleni destek verenler ayrı bir yargılama ile anında cezalandırılmalıdır. İki örnek verirsek; birincisi, milletvekili olduğundan dokunulmazlık zırhına bürünmüşlere özel bir yargılama getirilmesi, yani devlete, terör gibi, açıkça ihanet eden ve dolaylı da olsa destek veren vekillerin vekilliğinin düşürülmesi gerekir. Bunun için gerekli kanuni alt yapı hazırlanmalıdır. 

İkincisi de; devlete kurşun sıkanlar idam edilmelidir. Teröristler; "dağda, yersiz-yurtsuz ve işsiz-güçsüz yaşamaktan iyi dir, hapiste olmak" dememeli. “ben yakalanırsam, devlet beni ömür boyu beleş beleş bakmaz, hemen darağacına çeker ve yaşama hakkım yoktur.’’ diyebilmelidir. 

 
Toplam blog
: 358
: 1023
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

  Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden ya..