- Kategori
- Kadın Modası
Tesettür aslında para demek

Tesettür giyim sanayi sunar!
Bazen, aklıma garip düşünceler geliyor. Onları yazıya dökmek ve başka insanlarla paylaşmak istiyorum. Anlık aklıma gelen düşünceler genellikle güncel olaylar ya da anlık insan davranışları. Eğer böyle bir düşünce yolda aklıma düşerse bir yere not ediyorum. Fakat, uykuda aklıma düşerse "nasılsa unutmam" diyorum, fakat uyandığımda her şeyi unutmuş oluyorum.
Bir de aklıma düşen bir yazıyı yazıp Milliyet Blog'a yolluyorum. Az çok hukuk bilgim olduğundan yazdığım yazının kişisel ya da kurumsal hakaretlere varmamasına özen gösteriyorum. Fakat, bazen yazdığım yazı blogda yayınlanana kadar yazının içeriğinin önemi kayboluyor. Yazı da önemsizleşiyor. Zaten, bu tür günlük olaylara yazdığım blogları bir süre sonra kendim siliyorum. Çünkü, yazı güncelliğini kaybetmiş oluyor.
Bir cumartesi ya da pazar günü oturdum Kurtuluş Savaşı günlerinde yayınlanan bir gazetenin haberlerinden alıntı yaparak blog hazırladım. Bu blog inanın en az sekiz saatimi aldı. Gazete haberlerini seçerken bir şeye dikkat çekmeye çalıştım: Kurtuluş Savaşı'a katkı yapanlar ve yapmayanlar. Bir il valisinin hainlikleri. Kadınlarımızın Türk ordusunun yanında yer alması ve tüccar kesimin para hırsıyla ülke çıkarından çok kendi çıkarlarını düşünmesi. Yani, tarih kitaplarında yer almayan bir Kurtuluş Savaşı güncesini okurlara sunmaktı amacım. Kurtuluş Savaşı yapılırken, Anadolu'da neler oluyordu? Günlük yaşam nasıldı?
Blog bitti "yayına al" tuşunu tıkladım. Bir zaman sonra "Blog yazarlarının kendi yorumları olması gerekir" diyerek bloğum reddedildi. Oysa, o haberleri seçmek benim kendi yorumumdu. Bazen yorumsuz haberler ya da resimler aslında çok daha kişisel yorumları barındırmaktadır.
Bugün de aklıma şu soru takıldı: İnsanların giyimi ile tekstil kapitalistlerinin para kazanması arasında nasıl bir bağ vardır?
Yani, insanları giyime zorlayan din-ahlâk öğretileri midir? Yoksa kapitalistlerin giyim satarak para kazanma dürtüleri midir?
Sonra da aklıma şöyle bir soru geldi. Yetmiş milyonluk Türkiye'nin yarısı, yani otuz beş milyonu kadın olsa bu kadınları tesettür giyime zorlayan bir düşünceden siz nasıl kuşku duyarsınız?
Ben kısacık bir "google" araştırması yaptım. Türk kadınlarını tesettür giyime zorlayanlar, bu giyim sanayinin ya dolaylı ya da dolaysız ortaklarından. Bir kısmıyla da eş-dost-akraba. Hattâ, bazılarının çocuklarının yurtdışında okumasını sağlayanlar hep bu tesettür giyim işiyle uğraşan tekstilciler?
Yoksa biz bunca zamandır "şeriat-meriat" diye oyalanıp durduk mu?
Vallahi bana kalırsa tesettür giyimi otuzbeş milyon kadına giydirmeye çalışanlar, dinle-şeriatla bir bağlantısı olmayan kişiler. Onların amacı, tesettür giyim adı altında akıl almaz paraları kasalarına doldurmak.
Zaten siz de tanık olmuyor musunuz? Tesettürden başka islâm geleneğini savunan düşünceleri var mı?
O halde şimdi hep birlikte şöyle bir formül üreteceğiz:
Tesettür giyim 50 YTL (en az) x 35 milyon Türk kadını = 1 750 000 000 YTL (Bir milyar yediyüzelli milyon eski değişle bir katrilyon yediyüzelli milyar TL).
Bu aylık harcama olsa çarpın bunu 12 ile.
Böyle paraya şeriatçı "takılınmaz mı" Tanrı aşkına?