​ The Painted Veil ( Duvak ) / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '08

 
Kategori
Sinema
 

The Painted Veil ( Duvak )

The Painted Veil ( Duvak )
 

Oldukça güzel bir doğa manzarası eşliğinde, 1920'li yılların Çin'indeyiz. Oldukça geri kalmış, küçük bir köydeyiz. Vee... Tam da bir kolera salgınının ortasındayız.

Ölen Çinliler, askerler, diğer askerlerden farklılığı bir çırpıda belli olan bir albay, katolik rahibeler, bir İngiliz bürokrat, ( yerli halka fazlaca ayak uydurmuş ) ve filmimizin kahramanları Dr. Fane ile güzel karısı, Kitty...

Genç doktorumuz aslında bir bakteriyolog. Kolera salgınını duyunca, bölgede görev almak için gönüllü oluyor. Bölgeye gelip çalışma kararı alması ve karısını da zorla yanında getirmesi, kendisine sadık olmayan karısına bir ceza.

Filmin başlangıcında iki gencin tanışmaları ve evlenmeleri anlatılıyor. Genç adam, güzel kadını görünce ilk anda ona aşık oluyor. Ama iki karakter birbirinden çok çok farklı. Doktorumuz çok zeki, ancak sosyal olarak kapalı ve duyguları bastırılmış. Genç kadın biraz şımarık, başına buyruk, gününü gün etmekten ve sosyal hayata karışmaktan zevk alıyor.

Kadın anne baskısından kurtulmak için, ani bir kararla evlenmeyi kabul ediyor ve Shanghay'a geliyorlar. Ancak aradığı ihtirası ve heyecanı kocasında bulamıyor. Kısa bir süre içinde, aynı yerde bulunan evli bir İngiliz diplomat ile aşk yaşamaya başlıyor. ( Filmin ilerleyen kareleri bize bu diplomatın hayatının her bölümünde, evli hatunlarla ilişki yaşamak konusunda çok maharetli olduğunu gösteriyor. )

Zeki doktorumuz ilişkiyi keşvediyor, ama soğukkanlı. Hiç olay çıkarmıyor ama intikamı acı...

Karısına kendisiyle beraber kolera salgınının tam da ortasına girmesini buyuruyor sakince. Aksi halde sadakatsizlik nedeniyle karısını boşayacak. O günlerde, böyle bir sebeple kocasından ayrılmak durumunda kalmak, dışlanmayı ve utancı beraberinde getiriyor.

Aşığından kendisiyle ilgili bir gelecek tasarlamadığını duyan genç kadın, eşiyle beraber belki de geri dönmeleri imkansız olan yolculuğa çıkıyor.

Kolera bölgesi her iki taraf için de yeni bir başlangıç oluyor. Bir yandan koleraya karşı ölüm kalım savaşı verirlerken, kendilerini ve birbirlerini farklı gözlerle değerlendiriyorlar. Her ikisi de eksik yönlerinin farkına varıp, kendilerini geliştiriyorlar ve birbirlerine aşık oluyorlar.

Bu dokunaklı bir aşk öyküsü, çünkü Doktor Fane, koleraya yakalanıyor. Kitty son anlarında kocasının yanında. Hastalık seyrini tamamlayana dek, başucundan ayrılmıyor.

Kocasını, aşkı ve eski benliğini topraklara gömüp oradan ayrılan Katie artık filmin başlangıcında tanıdığımız, rahat ve zevk düşkünü kişi değil.

Filmi John Curran yönetmiş. Ünlü İngiliz yazar Somerset Maugham'ın aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanmış. Dr. Walter Fane rolünde Edward Norton ( Sihirbaz filminden hatırlayabilirsiniz ) var. Kitty Fane rolünde ise Naomi Watts var ve harikalar yaratmış.

Filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Görsel bir şölen.

 
Toplam blog
: 33
: 777
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

71 İstanbul doğumluyum. Öğretmenim. Şarkıdaki gibi, " bi' kızım var ve evliyim."..