- Kategori
- Blog
The Show must go on

Okan Tınmaz;eşi, kızkardeşi Arzu, ben ve ekibi/Berlin
Bizim köyde öyle demezler.
Ya ne derler?
Her ne olursa olsun “Gösteri devam etmelidir” derler.
Ben de aynen öyle yapıyorum.
Bıraktığım yerden yazmaya devam ediyorum.
Berlin’den selam getirdim; almak isteyenlere…
Okan Tınmaz gönderdi.
Sevenlerine…
Bu yaz vatana tatil yapmaya gelecekmiş; kısmet olursa…
Tatil dediğin üç beş hafta çarçabuk geçip gidiveriyor.
MB yazanlarınla da buluşmak tanışmak istiyor.
Benim internetsiz köy; Okan’ın eşi Tatlı kızın köyüne uzak sayılmaz.
Söz verdiler benim köye de uğrayacaklar.
Vaktiniz olur denk gelirse siz de gelin, bizim köyde buluşalım erenler.
Bizim kulübe adı üstünde kulübe ufacık tefecik ama helâsı var.
Övünmek gibi olmasın çeşmesi bile mevcut…
Terasları geniş; halıları serdik mi herkese de birer yastık verdik mi gökyüzünü yorgan niyetine örtünürüz.
Mangal yakmasını bilen mangalı yakar ben de kasaba giderim.
Tabii ki önce güneş cayır cayır yakmadan bahçede kahvaltı ederiz.
İsteyen denize yüzmeye gider; isteyen avuç içi büyüklüğündeki havuza girer.
Çevreyi tanımak isteyenler bisiklete biner.
Yalnız dört velespit var rezervasyon yaptırmak zaruridir.
Okan’a “Kimlerle tanışmak isterdin” diye sordum.
Aldığım yanıt bana ilginç geldi.
Bakalım buluşmamız gerçekleşecek mi?
Kısmet! Belli olmuyor bu işler; dünya hali…
Eğer hayal edilen gerçekleşirse; gelirken yanınızda mutlaka bir şeyler getirmek isterseniz size engel olmak istemem.
Güneş yağı; gözlüğü, havlu terlik gibi…
Bunlar yenmez içilmez olsalar da yine de ihtiyacınız olabilir.
Hizmet türü hakkında ön bilgi: All inclusive, self servis!
Bizim köyde “Her şey dâhil; kendi işini kendin göreceksin” denir.
Kolayımıza geliyor.
Not: Okan Tınmaz’ın yanında çalışan elemanlardan birinin doğum gününde hep birlikte tiyatroya gittik.
Sevgili Okan ve eşinin daveti beni çok mutlu etti.
Kendilerine teşekkür ederim.
14.Nisan 2010 Çarşamba
Alev Meisel İzmir’den