- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Tırtıllar ucuca dizilmiş, bir tren gibiydi

Fotoğraf: Aydın Tiryaki (25 Nisan 2009, İstanbul, Büyükçekmece)
Bir Cumartesi öğleden sonra Büyükçekmece, Tepecik’ten göle doğru yürüdük, 3 kişiydik. Gölün kıyısındaki çamlıkta dolaştık. Dönerken yolun kenarında hareket eden uzun bir yaratık görünce irkildik. Bir metre uzunluğunda, solucan kalınlığında bir yılan gibi görünüyordu. Biraz yaklaşınca gördük ki, çok sayıda tırtıl tek sıra dizilmişler biryerlere gidiyorlardı. En öndekinin arkasına takılmışlar, aralarında hiç boşluk olmadan düzenli bir sıra oluşturmuşlar.
O yürüyüş aniden çıkmıştı ve fotoğraf için hazırlıksız yakalanmıştım. Yanımdaki küçük bir fotoğraf makinesi ile fotoğraflar ve kısa videolar çektim. O sırada bir an önce net görüntüler almaya çalıştığım için sayamamıştım, daha sonra fotoğraflarda saydım, 30 tırtıl ucuca dizilmişti. Sıraları o kadar düzenliydi ki, çektiğim fotoğraflara bakanlar da ilk anda onları tek parça sandılar.
Tırtıllar sanki bir trenin vagonları gibi birbirine bağlanmışlar, bir katar oluşturmuşlardı, öndeki lokomotif nereye giderse o yönde ilerliyorlardı. Tam yolun ortasına geldiklerinde yolda bir araba belirdi, biz yolun kenarına gittik zorunlu olarak, tırtıl katarını ise arabanın altına terketmiştik. Araba geçtikten sonra gördük ki, tam arada kalmışlar ve hiçbirine birşey olmamıştı.
Bu büyük tehlikeyi atlattıktan sonra, yolun diğer tarafındaki otların arasına girip gözden uzaklaşmaya başladıklarında onları kısa yaşamlarıyla baş başa bırakıp ayrıldık oradan.
Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (25 Nisan 2009, İstanbul, Büyükçekmece, Tepecik. Büyükçekmece Gölü kıyısındaki çamlık)
Ankara, 8 Mayıs 2009
O yürüyüş aniden çıkmıştı ve fotoğraf için hazırlıksız yakalanmıştım. Yanımdaki küçük bir fotoğraf makinesi ile fotoğraflar ve kısa videolar çektim. O sırada bir an önce net görüntüler almaya çalıştığım için sayamamıştım, daha sonra fotoğraflarda saydım, 30 tırtıl ucuca dizilmişti. Sıraları o kadar düzenliydi ki, çektiğim fotoğraflara bakanlar da ilk anda onları tek parça sandılar.
Tırtıllar sanki bir trenin vagonları gibi birbirine bağlanmışlar, bir katar oluşturmuşlardı, öndeki lokomotif nereye giderse o yönde ilerliyorlardı. Tam yolun ortasına geldiklerinde yolda bir araba belirdi, biz yolun kenarına gittik zorunlu olarak, tırtıl katarını ise arabanın altına terketmiştik. Araba geçtikten sonra gördük ki, tam arada kalmışlar ve hiçbirine birşey olmamıştı.
Bu büyük tehlikeyi atlattıktan sonra, yolun diğer tarafındaki otların arasına girip gözden uzaklaşmaya başladıklarında onları kısa yaşamlarıyla baş başa bırakıp ayrıldık oradan.
Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (25 Nisan 2009, İstanbul, Büyükçekmece, Tepecik. Büyükçekmece Gölü kıyısındaki çamlık)
Ankara, 8 Mayıs 2009