​ Tiyatro, Suna Pekuysal / Edebiyat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '08

 
Kategori
Edebiyat
 

Tiyatro, Suna Pekuysal

Tiyatro, Suna Pekuysal
 

onu sevmemek mümkün mü?


Yan masada oturan arkadaşım, sabah milliyetin internet sayfasına girmişti, bir ara bana döndü ve ekranı işaret etti, ekrana baktım, o an yoğun bir tempo vardı ofiste, yapılması gerekler, toplantı notları, baskıya gidecek datalar, çizilecek dekorlar, aklımda yoğun biçimde geziniyorlardı, ekranda gördüğüm Suna Pekuysal’ın ölüm haberi idi. Bir an öylece kaldım hayatbir es verdi, bütün sahne yaşamım, o sahnede birlikte hayatı paylaştığımdostlarım, benden büyük ustalar, benden küçük olanlar bugün ünlü olmuş arkadaşlar, ağabeyler,

Oynadığımız oyunlar, yaptığımız hatalar, Arto Berberyan’ın, hata yaptığımızda kızgın. Köpürmüş, bir şekilde “alın şu boku baştan” demeleri, bizi son damlamıza kadar zorlamaları, küçücük bir detay için günler ve gecelerboyu düşünmelerimiz , hepsi o an aklımdan geçti, ağlayamadım bile, Suna ablanınölümüne, yıllar önce bir oyunumuzu Ergün abi ile birlikte seyretmeye çağırmıştıArto abi, oyun başlamadan “geldiler mi?” sözleri geziyordu kuliste sonundageldiler. Biz çok heyecanlı idik Suna Pekuysal ve Ergün Köknar oyunumuzuseyredeceklerdi, iki büyük usta, bizim gibi tek derdi sahnenin tozunu yutmuşolan küçükleri seyretmeye gelmişlerdi, bizim için büyük bir sınav ve onurdu.Oyun bitti tabii ki sahneye davet ettik ikisini de çiçekler verdik, onlar dabizi onurlandıran tümcelerle sevinçlerini anlatmaya çalıştılar seyirciye, sonrada birlikte selam vermek için sıraya dizildik. Sıranın bir ucunda Ergün abi birucunda da Suna abla vardı, ve ben de Suna ablanın yanındaydım, o anı hiç unutmayacağım, Suna abla, elimi sıkıca tuttu ben titriyordum, birlikte selamladık, seyircimizi.

Sanki geçmişim siliniyor gibi, yaptıklarım, ve onlarınşahitleri artık yoklar, ben kızım Kristin’e yaşadıklarımı sadece masal gibi anlatabileceğim, Bak Benonbu Kristin diyemeyeceğim, yada Aykuliğe baka bu Hayrabet dayday diyemeyeceğim, beni sevdikleri banainandıkları gibi, ona da inanamayacaklar, acı olan bu, zor olan ve kabullenilemeyen bu

Yaşlanmak da bu olsa gerek,

Sevgili Suna abla,

Selam söyle,

zaten melekler seni aktarmasız, cennete götürecekler,

selam söyle herkese

ve özellikle de

Arto abiye, …….

Benon’a, ……….

Adile ablaya, ……….

Arsen’e, ……….

Ergün abiye, ……….

Ara abiye, ……..

selam söyle bizden,

Sonra da özellikle Arto ağabeyin 2 yanağında sıkı sıkı öptüğümüonu çok özlediğimi söyle ,

Arada Annem , Babam ve Ağabeyimi görme şansın olursa ne diyeceğinisen bilirsin….

Tekrar görüşene kadar hoşcakal,

Allahım ona iyi bak bizde emeği çoktur, sıkıntılızamanlarımızda bizi çok ferehlattı ne olur ,

Şimdi de o ferahlasın isteriz.

Becocik,

 
Toplam blog
: 6
: 579
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

1960 yılının Kasım ayında İstanbul' da Harbiye' de doğdum. Dedem okumak için İstanbul' a geldiğinde ..