- Kategori
- Öykü
hayatta yaşadığımız ilkler

buluğ çağı
Bir zamanlar ben de onların yaşındaydım, ilklerim oldu onların şimdi yaşadıkları gibi...
Kafam karışıktı tıpkı onların şu an karışık olduğu gibi, bu satırları okuduklarında umarım yalnız olmadıklarını bilmek dünyada başkalarının da aynı veya benzer duygular yaşadıklarını bilmek onları güçlü kılar ve hatta hayatlarındaki bu önemli değişikliği düşünmeden onunla kavgaya tutuşmadan tadını çıkarmaları için bir fikir uyanır kafalarında.
Kerem bütün gün evde tek kanallı televizyonda dünya jimnastik şampiyonasını seyretti. Özellikle Nadya Komaneçi'yi yer jimnastiğinde seyretmek için saatlerini televizyonun karşısında geçirdi. Sonunda sıra yer jimnastiğine geldiğinde o küçük kızdaydı sıra. Onun esnekliğine, zamanlamasındaki kusursuzluğuna, büyük başarsına hayran olmuştu, hatta biraz daha ileride, bir şeyler vardı içinde onun adını düşündüğünde kalbinin çarptığını fark ediyordu bu ilk defa oluyordu, hayatında ilk yaşadığı heyecandı, ya da bu biçimde olanını ilk kez yaşıyordu, daha önce heyecanları olmuştu, babasının ona ilk getirdiği oyuncağıhatırladı , şu an yaşadığı heyecanı ounla karşılaştırdı, hayır aynı değildi. Kesinlikle bambaşka bir duyguydu şimdiye dek bu kadar güçlüsünü bilmiyordu ve işin garip yanı bunu kontrol de edemiyordu, hatta benliği duygunun kontrolüne girmişti bile, duygu ne yapacağını biliyordu ve onu götürmesi gereken yere doğru bir yolculuğa çıkarmak üzereydi. Bu sanki bir anda evden taşınma kararı almak gibi bir şeydi ve işin garip yanı herkes bütün benliği ve vucudu da bu taşınmayı bekliyorlardı ve istiyorlardı ona kimse isteyip istemediğini sormuyordu. Onlar karar vermişti bu yolculuğa aslında onlar yaşamak istiyorlardı. Onlar bu duyguyu veya adı her neydiyse o şeyi daha önce yaşamışlardı. Ve bu yeni bedende de fırsattan istifade edip tekrar yaşamak istiyorlardı. Duygunun heyecan verici olduğunu o da kabul ediyordu ve bunu yaşamak da istiyordu ama şimdi olmazdı. Buna hazır değildi. Bu onun istediği zamanda olmalıydı. Herkes ona çok büyüdüğünü söylüyordu. Acaba büyümek dedikleri bu muydu? Eğer dedikleri buysa o bunu istemiyordu. En azından böyle olmasını istemiyordu. Onun bundan önce düşünmesi ve alışması gereken bir durumu vardı. Babasını yitireli henüz 6 yıl olmuştu daha onsuz yaşamaya alışamamıştı bile. Oysa şimdi bedeni bir şeylere karar vermiş ve gerçekleştirebilmek için koşmaya başlamıştı bile... Oysa 15 yıllık hayatında tanıdığı ilk 2 kişiden biri bundan sonraki hayatında olmayacaktı ve bu durum onu çok üzüyordu. Üstelik arkadaşlarının durumları da kendi durumuna hiç benzemiyordu.
Günün sonunda, akşam olup yatma vakti geldiğinde ve henüz yaşamdan fazlaca bir katkı almamış olan Kerem yatmak için salonda oturduğu koltuktan kalktı , annesine iyi geceler öpücüğü verip tuvalete yöneldi aynanın karşısına geldiğinde rutin hale gelen dişlerini fırçalama işlemini yaptı, daha sonra yüzünü yıkadı. Doğrulduğunda aynada birini gördü tanıyordu onu ama bugün ise o yüzde bir fark bir değişiklik olduğunu anlamıştı. Ama neydi acaba farklı olan? Yüz aynı yüzdü ama nedense ona farklı geliyordu. Bir an durdu ve artık o duygunun elinde olduğunu anladı işte duygu onu değiştirmişti, bir yerlere gidiyordu fakat nereye gittiğini bilmiyordu , ustelik bu değişim çok da hızlı oluyordu ve bir şeyler yapması gerekiyordu. Ama ne yapacaktı? Hiçbir şey bilmiyordu kimse ne olduğunu nasıl olduğunu neler olacağını dememişti ona...
Sonunda duygu onu ele geçirdi ve bütün kontrolü de duyguya geçti her şey bir perdenin ardına gizleniverdi bir anda perdenin arkasına geçme olanağı yoktu bir önceki yaşam kesiti o perdenin ardında kalmıştı. Hayatının en önemli anları ve insanlar vardı. Onlara dokunamıyordu, ulaşamıyordu, ama Kerem perdenin ardını hiç unutmadı hep o günlerinin hatırladı. Sonraları arada perdenin arkasına. gitmenin yolunu da buldu. Bedeni büyümüş de olsa unutmadığı ve kaybetmediği çocukluğu ile hem de. Kerem şimdi 49 yaşında koca bir bebek kimi zaman hala ara sıra oyuncakları ile oynar. İlk 13 senesini hiç unutmamak için artık çok çaba harcaması gerekiyor, ama yine de en ufak ayrıntıyı bile unutmuyor. Annesinin İspanyadan getirdiği, küçük anahtarlık şu an kızı Kiki’nin gecen sene ona hediye ettiği küçük anahtarlıkla aynı yerde yan yanalar. Üstelik ikisi de sevgilisinin doğum günde aldığı deri bilekliğe bağlı halde duruyorlar.
Becocik