​ To be, or not to be / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '11

 
Kategori
Blog
 

To be, or not to be

To be, or not to be
 

Allı morlu blog’lar / Bol desenli kumaşlar / Kahve telvesi / Kahve delisi / Ayığı, / Bayığı / Yandan çarklısı / Çam Sakızı, Çoban armağanı / Cinlisi / Perilisi / Şövalyesi / İyi huylu meleği / Ayakbağı, tosbağı / “Olmak veya olmamak, ”derken, / Geldik bu günlere erken.

İmam bayıldı / Molla ayıldı / Zartu / Zurtu / Cem’i cümlesi / Kaynana zırıltısı / Hepsi bir arada / Sevgili pirmete / “Ağır ol molla desinler” diye / Az mı seslenmedi bizlere / “Ağır ol, molla desinler” diye / “Çek ustam, pilav üstü az molla bozuntusu “ olsun / Diyenler de var bu memlekette / Hakiki mollalık zor / Kafanı her bir şeye yor / Enine nanay / Dikine nanay / Şinanay yavrum şinanay /

Ne o be?! / Memleketi mollalar sardıydı / Yetti gari, bitti gari / Sen sağ, ben selamet / Kadifedendir kesesi / Şimdi mollaların sesi çıkar/ Çünkü artık her yerde varlar / / Ah neremi neremi / “Yesinler” ollum seni /

Çakmak var / Benzin, fitil yay var / Blog’larda çakmalar var / Çakmak taşları var. / Çakan çakmak / Çakaralmaz çakmaklar var / Kumaşına bak bezini al / Kenarına bak kızını al misali / Bloglarımız var bol desenli / Kimisi jorjet, kimisi simli / Allı morlu fıstıkî / Böreklisi, beynirlisi, pişmaniyelisi / Derya kuzusu bloglar / Kızlar pirinç ayıklar / Bol desenli kumaşlar.

Kahve telvesi / Masal perisi / Kahve delisi / Sabiha’nın melekleri / Çok ulusludur bloglarımız / Onlar bizim ağız tadımız / Ah neremi neremi / Sevsinler sizleri

Bloglar’dan dertli misiniz / Önce yorgana bak yorgana / Ah dingala dingala / Kömür de koydum mangala / Ya ayağını kısalt / Ya da yorganını / Akşamları yak klimanı / Dürüyemin güğümleri kalaylı mı / Etekleri kısa mı? / Dert etme / Olma sen nane / Te bu ka işte!

Sonracığıma / Bu blog iki buçuk lira / Hem kaynasın, hem oynasın / Ah, elinde mayosu / Deniz banyosu, deniz banyosu / Acaba diyorum / Gitmek mi zor, kalmak mı zor / Siz hiç merak etmeyin / Bacayı önceden temizletmişiz / Orijinal kılıflıdır minareler / Ah naneler naneler / Ah, demeyin öyle / Vallahi gücüme gider / Eller gider Ay’a / Bizse bloglarda hep yaya / İçimde koskoca bir yara / Heyamola, heyamola...

Aşk acısı / Blog yarası / Üzüm karası / Dam üstünde saksağan / Önce dur bekle / Vurma sen kazmayı / Ah Düriye Düriye / Ayıkla sen börülce / Fistan senin neyine / Gel beriye beriye /

Düşme Balcı’nın diline / İşte o sevgili Balcı / Yakınır bazı bazı / “Eskiden saygı vardı / Yazılardan bal akardı / Edepsizlik sıkardı / Vardı saygı, vardı etik / Şimdi sıfırı tükettik” / Diyor Balcı babamız / Gözleri hamsi yeşili gibi / Aynen hamsinin gözleri gibi / Bi yanayi, bi söneyi / Böylesi gönülü, ben neyleyi, / enine nanay, / Dikine nanay / Şinanay yavrum şinanay…

Ben de “sülerim ki” / Ah seni gidi fenersiz Diyojen / Parmağında var mı ojen ? / Alan da gaçan mı ? / Yeni mi ayıldın sen / Kalemin bal akıtırdı / Şimdi / Çarşambayı sel aldı / Zırt- pırt daldırdın kalemi / Delik deşik ettin kemaneyi / Sana kemençe dayanmayi / Oy oynayi oynayi / Oy naneler, naneler / belli oldu bahaneler /

Konumuz, “Blog’lardan, gidip gitmeme” / İnsan kendini, kor mu ihaleye / Üstelik, sorulur mu öyle? / Bundan: sana, bana, ona, ne! / Gitsen ne yazar, gitmesen ne / Hem, sormazlar mı ki adama? /“Sen zaten, var mıydın?” diye / To be, or not to be!

Kahve telvesi / Blog delisi / Çam sakızı, / Çoban armağanı / Blog kaypağı / Blog perisi / Sabihanın meleği / Çok hoş gelir sesleri / Güllü, Gülizar, Güldeste / Gülbeste’lerden beste beğen / Zonguldağın kömür karası / Üzüm karası / Kazan karası / İmamın karısı / Kaçtı gece yarısı / Hani bunun maskarası / Dedik de dedik / Gınalar getirdik / Şimdi sözü, “Editorya’ya” getirdik/

7 bini devirdik, blog açıldı açılalı / Birlikte geçtik biz bu yolları / Adları çıktı editorya’ya / Bir o yana, bir bu yana / Tanrı şerlerden koruya / Her şeyin başı imla / Adları “sayın editör” soyadları “komtere” / Diye diye, ahan da geldik bu günlere / Bizim de canımız var, biz de insanız diye diye / Düşünen yok onları, “ne alemdeler” diye / Sünger gibi dertleri emerler / Blogcu kaprisleri de çekerler / Elemtere şiş, kem gözlere şiş / Öyle, atıp tutmakla olmuyor bu iş / Yeter ki gölge etmeyelim / İstemezler başka ihsan / Ama, velakin, mamafih diye diye / Geçti zaman / Sormayın gari, el mi yaman, bey mi yaman /

Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 yaş şiirine / Gıcık olsun diye / Taşı koyalım gediğine / Editorya’nın aflarına sığınarak:

“Bu gün on beş, Ay’ın yarısı eder / Şaka maka ortasındayız ayın / Maaşın, aldığın gün hemen biter / Gözünün yaşına bakmadan gider / Neylersin, dertler bitmez aybaşında / Maaşın yetmiyor, söyle n’olacak? / Her aybaşı kaynanan sofra başında / Bir şişeyle neşen olacak / Kraliçe misali, karın karşında ”

Ört ki, ölem!

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..