- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Tokalaşmak Medeni Bir Haldir
El sıkışmanın ben çok önemli olduğunu düşünenlerdenim.
Üstelik, bana göre kendine güvenme halidir tokalaşmak ve bu eylemi doğru dürüst yapmak.
Bazen biriyle tokalaşırsınız, parmaklarının ucu ile elini tutmaz, şöylece tutar gibi yapar.
İyi de bu bir tanışma halidir, selamlaşma şeklidir.
Tokalaşmada nasıl bir art niyet olabilir ki?
İnsan karşısındakinin nasıl biri olduğunu da tokalaşmasından anlamaz mı?
Dostça yaklaşmak vardır,
Sağlamca, insanca, merhabanın anlamını artırmak için.
Yoksa uzaktan uzağa ‘merhaba’ denilir, baş ile de selam verilir. Oldu.
Bence bu değildir doğru olan.
Bence derken elbette benim fikrim olduğundan öyle demekteyim.
Son zamanlarda birileri bir şeyler çıkardılar.
Kadın erkek tokalaşmaz diye.
Yok daha neler.
Siz tokalaşırken karşınızdakini karşı cins olarak mı görürsünüz? Pes yani.
Birileri de yeni bir şey çıkartmışlar.
“Ben artık tokalaşmıyorum.”
“Neden?”
“Eli temiz mi pis mi?”
Offf. Ne yazacağımı dahi bilemiyorum.
Biz gazetecileri ve yazarları susturmayı başarıyorsunuz ya…
Tokalaşma ile ilgili birkaç yerde yazılanlara göre çağlar öncesi ait bir adetmiş.
O çağlarda tüm erkekler silah taşıyorlarmış.
Çoğunluğu da bu silahı sağ ellerini kullanıyorlarmış.
Bir erkek diğerine dost olduğunu, elinde silah bulunmadığını göstermek için, boş sağ elini uzatıyormuş.
Diğeri de aynı şeyi yapıyormuş.
Sadece ince bir detay var burada.
Her iki taraf da kendini emniyete almak, diğerinin aniden silah çekmesine mâni olmak adına, birbirlerinden emin olana kadar, birlikte ellerini hafifçe sıkarak duruyorlarmış.
Tokalaşırken elleri sallama alışkanlığı, elleri daha iyi kavrayarak, rakibin giysisinin içinden aniden bir silah çıkarmasını önlemek için başlamış ancak sonraları dostluğun bir ifadesi olmuş.
Bir başka anlatıda da diyor ki;
En eski yazılı kaynaklarda bir tanrıdan, dünyevi bir lidere güç bahşetme işaretiymiş tokalaşmak.
Vermek anlamındaymış, Mısır fiilini ifade eden hiyeroglifte de yansıtılıyormuş.
Daha sonralara geçtiğimizde MÖ 1800’lerde, Babil’de kraldan, medeniyetin baş ilahı Marduk’un ellerini tutması beklenirmiş.
Bu her yıl yapılan festivalde olurmuş, hükümdarın bir yıl daha tahtta kalmasını sağlarmış.
Mikelanjelo’nun Sistine Şapeli’nin tavanında görkemli bir biçimde tasvir ettiği de tokalaşmanın bu biçimiymiş.
Medeni olma halidir tokalaşma,
Selamlaşma şeklidir tokalaşma…
Nazan Şara Şatana