- Kategori
- Sosyoloji
Toplum ve korku

Sürekli korku, insanı uşaklığa dönüştürür.
Bugün, hepimiz çeşitli korkularla kuşatılmış durumdayız.
En çokta, toplumsal yapımızda sorunlar varsa, diğer bir değişle, iç,dış, günlük, uzun erimli sorunlarımız varsa.. Korku vardır ya da üretiliyor demektir.
Korku varsa, korkutma da vardır.
Korku, psişik bir olgudur. İnsan korkar, çünkü korkutulur, insan durup dururken korkmaz.
“Korkusu olan insan, bir bütün insandır. Onun yalnız korkusu yoktur, aynı zamanda çalışmaktadır ve düşünmektedir de; ve o, bütün bunları, tamamen belirli toplumsal ilişkiler içinde yapmaktadır. Korku, onun varoluşunun sadece bir yanıdır.”
Ya da çalışmamaktadır, beslenememektedir, çiftleşememektedir.
Korku yalandan, iknadan sonra gelir.
Korku üretenler, korkuyu yaratırlar.
Korku üretenler, korkuyorlardır da…
Korkularını, korkutarak gidermek zorundalar.
Korku, yalanla iç içedir ve açık, kapalı şiddetle
Korku süren bir şeyin sürmesi için korkutularak yaratılır.
Korku ve korkan insan, en çok toplumsal sorunlarla boğuşan toplumlarda olur.
“Toplumlar hastalara benzer, hasta önce sağa, sonra sola, sonra geriye yatar. Bir türlü rahat edemez hastalık geçinceye kadar” Döner durur ve korkar.
İşsizlikten korkar,
Açlıktan korkar,
Ölümden korkar
Öldürülmekten korkar
Satın alamamaktan korkar
Ödeyememekten korkar,
Evsizlikten korkar.
Evlenmekten korkar
Eşinden korkar
Babasından korkar
Dinden korkar
Allahtan korkar
Hocadan korkar
Üniversiteyi kazanamamaktan korkar
Üniversiteye harç ödeyememekten korkar
Zayıf nottan korkar
Devletten korkar
Polisten korkar
Jandarmadan korkar
İşkenceden korkar
Yürümekten korkar
Çünkü, toplum bireyleri bunlarla korkutulur duruma getirilir. Korku üretilir.
Ve insanların çoğu, toplumun büyük bir bölümü, yüzme bilmeyenlerin denize düşüşüne benzer, yılana sarılmaya hazırdır… korku bilinci köreltmiştir.
Şaşkındır, ümitsizdir, çaresizdir, korku dağları aşmıştır. Ne dayatılsa kabul etmeye hazırdır.
Yoksa, insanlara boyun eğdirme gönüllü olarak sağlanamaz.
Giderek korku vazgeçiş ve kabullenmeye dönüşür
Güzel evden, iyi bir eğitimden, tatilden, barıştan, mutluluktan vazgeçiş. Burada boşluk doğar
Bu boşluğu, başka korkular doldurur. Kılık değiştirmiştir korku; her şeye şükür etmek, daha kötüye bakıp mutlu olmak ve sürekli bir tevekkül ve ahiret
Bunlar da olmasa, insan çıldırır. Dünya deliye döner.
Ama, biliyoruz ki KORKU KÖLELİKTİR; ve korkular BİLİNÇLE yokedilir.