Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Toplumsal Sözleşme-1

Toplumsal Sözleşme-1
 

Başlığı bu şekilde seçmemin nedeni; inandığı gibi yaşamayan yaşadığı saçmalığın yanlışlığına toplum içinde sürekli itiraz eden, diğer taraftan da bunu ısrarla yaşamaya devam edenlerin ülke olması bakımından bir ileri iki geri yaparak yaşayanların ülkesine Türkiye deniyor.

İç denge ile dış denge arasında yaşanan devasa çelişkiler birçok şeyi eminim ki günlük hayatımızda sorgulamaya itse de fakirlerimiz, zenginlerin onları sömürdüğünü, onlar yetişmek için acımasız olmayı kendine prensip edinir ve hemen hiçbir fırsatı kaçırmazken aslında toplum olarak dökülüyor, yok oluşa doğru hızla sürükleniyoruz farkında olmadan.

İnsanların aldıkları eğitimler eylemlerine yansımıyorsa, eylemleri bir süre sonra kendileri oluyor. Toplumda hemen herkes sosyal medya sayesinde profesörden daha profesör oldu. Hemen herkes her şeyi ama hemen her şeyi biliyor.

Bizler boş belgelerin arkasına gizlenmiş topluluklara dönüştük. Bu belgeler kimi zaman sürücü belgesi, ustalık belgesi, diploma olabilirken gerçekte o belgede yazan şeylerin eylemelere ne derece yansıması ve geliştirilmesi gerektiğini algılıyor değiliz.

Bunu şöyle bir örnekle açıklamak gerekirse; herkes araba sürmek için sürücü belgesini alıp cebine koyduktan sonra hemen hiçbir kuralı neredeyse bir yıl sonra hatırlamadıkları gibi cezai müeyyidelerin uygulanmadığı yerlerde kuralları es geçebiliyor ve bundan asla suçluluk duymadığımız gibi, kuralların gerekliliğine inanmıyoruz. Bu durum biraz da tuvalette burnunu karıştıran ama tuvaletten çıktığında burnunu karıştıran birini gördüğünde ondan iğrenen, iğrendiğini açıkça belli eden bir kişi görüntüsü veriyor. Kötü bir örnek olabilir ancak herkes tuvalete gidip, içindekileri çıkarırken benzer kokuları çıkarır, benzer işler yapar ve genellikle kendi çıkardığı kokulardan zevk alırken, başkalarının çıkardığı kokulardan son derece rahatsız olur, sanki iki dakika önce aynı işi yapan kendisi değilmiş gibi. Tabi burada esas anlatılmak istenen dışkı kokusu değildir.

Düşünceye ket vurmadan birbirimizi dinlemeyi öğrenmek ve gerçekten herkesin düşündüğünü söyleyebildiği ortamlarda fikirler tartışılabilir, orta yol bulunabilirse gerçekten sağlıklı bir toplum inşa edebiliriz. Ancak bunun için insanların bilmediği konularda sükûnet içinde durup dinlemeyi bilmesi ve toplumun hemen her ferdinin kendisinden emin olduğu kişiler olması gerekir.  Yol gösterici olarak; ister dini, siyasi kurumlar, ister bilimsel kuruluşlar, ya da felsefi kuruluşlar ve üzerinde mutabık kalınan bazı konularda olunabilmeliyken en olmayacak kültür kavga ve karşısındakini dinlemeden anlamadan, algılamadan bir grup anında kendini diğer grubun karşısında konumlandırabiliyor.

Bütünü büyütmek zor, bütünü bölmek kolaydır. Yapmak zordur, yıkmak kolaydır. Nefsin isteklerine uymak kolay, nefsin isteklerine karşı çıkmak zordur. Zor olanları iradesi sağlam olanlar  uzun vadede kazanacaklardır. Kazanacaklar avcılar, kaybedenler pis-boğazlarına yenik düşen balıklardır…

 

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..