- Kategori
- Tarım / Hayvancılık
Topraksız tarıma var mısınız?
Malum bir zamanlar Türkiye tarım ülkesiyken, artık bir çok ülkenin gerisinde kaldık. Hatta önem arz eden birçok tarım ürününü (özellikle bakliyat ve buğday) dışarıdan getirir hale geldik. Durum böyle olunca Türkiye'de de topraksız tarımın önemi artıyor son yıllarda. Dünyada ekecek ve ürün alacak toprağı az olan Japonya, İsrail vs. gibi ülkeler topraksız tarımı yıllardır yapıyorlar ve bu konuda hem tecrübe sahibi olmuşlar hemde aldıkları ürün rekoltesi hiçte küçümsenecek gibi değil.
Topraksız tarımın diğer bir adı HİDROFONİK TARIM. Yani sera tarımının gelişmiş bir şekli aslında. Su tarımı da deniliyor. Burada söz konusu ürünün topraktan alması gereken bütün mineraller ürüne sıvı besin yoluyla veriliyor. Sıvı besin takviyesi yapılınca da ürünün büyüme performansı daha hızlı oluyor. Bu da ürünün %100 verimini attıran bir etken. Bir domates fidesinden sıfır fireyle ürün almak mümkün olabiliyor. Bu işi ciddiye alıp yapan firmaların sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle tarım ürünleri işleyen yerli ve yabancı firmalar bu tarım şeklini ciddi boyutta kullanmaya başladılar.
Günümüzde tarım yapabilmek için bir araziye ve o arazinin toprak yapısının ekime uygun olup olmadığına bakmak gerekiyor. Tabii bu durum başlı başına bir maliyet getiriyor. Fakat Hidrofonik Tarım'da araziye ihtiyacınız olmuyor. İşte ilk avantaj arazi maliyeti. Çünkü toprak ihtiyacınız yok. Evinizde bile ürün almanız mümkün. Fakat en önemli husus iklim. Bölgenin iklimi uygun olması çok önemli. Ilıman ve sıcak iklimin hakim olduğu bölgeler daha avantajlı, çünkü ayrıca yekün tutan bir ısıtma maliyeti çok daha az oluyor.
Hidrofonik tarımda toprağa ihtiyaç olmadığı için ürün bütün besin ihtiyacını sıvı yolla karşılıyor. Böyle olunca toprağın fakir olduğu besin değerlerinden de etkilenmiyor. Toprakta bulunan hastalıklardan da korunmuş oluyor. Bir başka deyişle besin fakiri bir toprak bakım ister. Dinlenmek ister. İlaçlama ister. Ekilecek ürünün belli bir aralıkta olması gerekir. Hidrofonik tarımda bunların hiçbirine ihtiyaç yok. Buda işin diğer bir artısı. Bütün bu artılar bir araya gelince rekolte artışıda beraberinde geliyor.
İşin maliyet boyutuna bakıldığı zaman uzun vadeli hesaplama gerektiren bir tarım şekli aslında. Yatırım uzun vadede (5 yıl gibi) oldukça ekonomik. Bunun altındaki bir sürede ise pahalıya geliyor ve tavsiye edilmiyor zaten. Görünen o ki tarım ihracı yapan firmalar için çok büyük avantajları olan bir yol Hidrofonik Tarım. Bu tarıma ihracat yolu daha bir farklı açılır bence.