Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

Töre değil, kardeş katili

Töre değil, kardeş katili
 

Suç cezasız kalırsa adelet berheva olur.


Töre mi? – Cinayet mi?

Bazen kullanılan kelimelerin önemli olduğunu düşünüyorum.

Günlük konuşmada bu o kadar önem arz etmez, cümleyi düzeltiri veya jest-mimikler asıl anlatmak istediğimiz ifade ederler. Ama bu ifadeler basında veya kitaplarda yer alır ise o zaman vahim olmaktadır.

Bu girişten sonra derdimi arz edeyim.

İnsanlar bazen yaptıkları kusur ve hataları hafifletmek için “unuttum, dalgındım, görmedim, bilmiyordum” vs. diyebilmektedirler ancak olay bir cinayet ve insan canına kıymak ise bunun hangi telafi edici yanı bulunabilir?

Bizim hafifletici bir ifademiz var maalesef “TÖRE” bu perdeyi ve gizlenme şeklini kabul etmiyorum.

Örf, adet, gelenek anlamına gelen ve bir milletin kültürel birikimlerinden doğan güzelim adet ve törelerimizi bir cinayete perde ve örtü yapamayız.

Bunu basının kullanmasına da çok alınıyorum.

Ne demek “töre cinayeti”? daha hafif bir suç mu? Yoksa cinayette bir gruplama şekli mi? toplu cinayet, seri katil, sapık, töre cinayeti vs. isimler verilebilecek bir kategori mi?

Biz bir cana kıyana KATİL yaftasını vurmak yerine onlara mazur sayılacakları bir isim veriyor ve bu kapsamdakiler zaten bilinen bir suç işliyorlar ve önemli değil mi? denilecek.

Hayır, yüz kere hayır.

Kan davası bir uydurmadır. Töreye mal edilemez. Bir gencin tecavüze uğrayan kız kardeşini öldürmesi kardeş katili olmaktır töreye mal edilemez. Hangi insan hangi duygu ve düşüncelerle kendi kanı, canı olan bacısına kurşun sıkabilir? O genç hangi zorlayıcı nedenle ikna edilebilir? Bu o kadar kolay değil.

Gençler aldatılıyor, toplum psikolojisi ve ayıplama korkusu ile sahaya sürülüyorlar ve hayatları yok ediliyor.

Ne güzelde bir kural geliştirmişler, ailenin en küçük erkek çocuğu namuslarını temizler. Bu büyük erkeklerin paçayı kurtarmak için kurnazca uydurmasından başka bir şey değildir. Olan kendi canlarına oluyor ama farkında değiller.

İşin tuhaf tarafı bunu dini bir gereklilik olarak görenler de var.

Çok yazık, İslam dini kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir toplumu, kadının boşanma hakkı bile elde ettiği bir sosyal ve yüksek yapıya kavuşturmuşken 1500 yıl sonra mı kadını dışlayacak, ya da hor görecek veya kardeşi tarafından öldürülmesini isteyecek. Hayır bu asla İslam’ın emri değil ve İslam’ın müsaadesi olan bir kural değil. Cinayet ne şekilde olursa olsun haramdır ve cana kıymanın hesabı çok zordur.
Nereden kaynaklanıyor aslında, doğudaki veya güney doğudaki gençler hissiz, duygusuz, köle insanlar mı? Hayır. öyleyse neden babaları tarafından sevdikleriyle evlenmek yerine başlık paralarına bu gençlerin hayatları mahvediliyor. neden zorla evlendirme gayretleri onlarca yıldır bitirilemiyor. Suçlusu evin büyüğü, aşiretin büyüğü, köyün muhtarı vs. kim olursa olsun bunu düzeltmeleri ve genç kızına kiminle evlenmek istediğinin sorulması başlatılmalıdır.
Kız evden kaçtıktan sonra dert yanan, namus gitti diye feryat edenler o kızı insan yerine koymadan önce düşünmeleri gerekmiyor muydu? Neden mutlu olmak canını almak kadar yüksek bir bedel istiyor doğu insanında?

Lütfen dikkat.

Yazılı ve görsel basınımız bu cinayetlere TÖRE diyerek, katillerin içine su serpmesin. Zaten bilinen adiyattan vakalar diyerek geçiştirmiş oluruz ve asla başa çıkamayız.

Gasp olaylarına kapkaç diyerek, hafife aldık iş çığırından çıktı, ama basiretli hâkimler 15 yıl hapis cezası vermeye başlayınca arkası kesildi. Suçlu sevinecek ise mağdurlar artacak demektir.

Kötülük üzerine töre olmaz. Toplumlar gelişimlerinde kaba, kötü, çirkin olan hal ve hareketlerini arındırarak nezih ve medeni seviyeyi yakalamaktadır. Bunun tersi barbarlık ve medeniyet dışı kalmak olur ki, belki medeniyet görmemiş bazı Afrika toplumları için bu durum devam ediyor olabilir. Ülkemizde cinayeti hoş ve mubah gören düşünceler devam ediyor olamaz.

Temiz toplum için bilinçli ebeveyn dileklerimle.


Muammer Murat

10.4.2008

 
Toplam blog
: 163
: 4552
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

1965 yılında Erzincan'da doğdu, İzmir'de yüksek eğitim alıp, devlet memuru oldu. 5 yıl süreyle bi..