​ Trafik neden karışık / Trafik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '10

 
Kategori
Trafik
 

Trafik neden karışık

Trafik neden karışık
 

SÜRÜCÜ AHLAKI

Üç-beş kuruşla cebine bir sürücü belgesi koyan gençler trafikte kendilerinden daha büyük tanımıyorlar. Hele de dolmuşçular…

“Öğretmenim” rumuzlu bir blog arkadaşımız bloğunda, dolmuşçulardan oldukça yakınmaktadır. Bu yakınmalarını haklı buluyor ve anlattıklarına aynen katılıyorum.

Aslında gerçekçi olmak gerekirse, şoförlerin çoğunun ruhsal sorunu olduğunu görüyoruz. Sürücü koltuğuna oturdular mı o koltuğu kral köşkü zannediyorlar. Ama doğruyu söylemem gerekirse aldığım izlenim ve toplumun da gördüğü de şudur ki, bayanlar çok daha mütevazı araç kullanıyorlar ve bu ifadelerimin dışındadırlar. Zaten trafikte yapılması gereken kabalığı biz erkekler yapıyoruz, bayanlara da işin mütevazı kısmı kalıyor.

Ruhsal sorunu olan sürücüler, büyük bir iş yaptığını ve çok önemli olduğunu düşünerek başarısının saygıyla karşılanmasını ve ona her zaman öncelik verilmesi gerektiğini ve trafikte bir trafik polisi kadar yetkili olduğunu düşünüyorlar sanırım. Tabii karşısındakini gözü keserse…

Bizim ilde, bir taksici ağabeyimiz sıkışık trafikte iken öndeki araca sürekli klaksiyon çalarak trafiğin açılmasını ister. Trafiğin çok ileriden tıkanmış olduğunu da görüyordur. Taksici ya bu! Önündeki aracın sürücüsü bundan rahatsız olur ve aracından inerek taksicinin yanına gelmeye başlar. Bizim taksici, cılız ve zabun biridir. Öndeki araçtan inen ise kocaman adam, arabadan çıkmayla bitmiyordur. Bizim taksici onu kendinden çok büyük görünce hemen aracının kapılarını kilitler ve camdan küçük bir aralık bırakır. Adam bizim taksicinin aracının yanına gelir ve ona sorar: “Ne oluyor kardeşim, görmüyor musun trafik ileriden tıkanmış, nedir senin derdin?” Diye sorar. Bizim taksici korkaklığı üzerinde adama: “Abi kusura bakma, ben seni bu kadar büyük bilmiyordum” der.

Aslında, normal sürücüler ile dolmuş sürücülerini de birbirinden ayırmak gerekir. Dolmuş şoförleri sürekli trafiğin içinde olduğundan kendilerini trafiğin ve hatta şehrin hâkimi zannediyorlar.

Araştırılsın bakılsın, hemen hemen bütün dolmuşçuların koltuğunun altında kocaman bir sopası vardır. Yani sürekli kabalıkları üzerlerindedir ve her an bir kavga yapmaya kendilerini hazır beklerler.

Söyleyecek uygun söz bulamayan kaba kuvvete başvurur. İnsanlar sözleriyle hayvanlar ise bedenleriyle mücadele ederler.

Bunun çözümü nedir diye soracak olursak, sorun ortada belli iken çözümü de belidir:

Eğitim. Ama bu eğitim, AHLAKİ bir eğitim olmalıdır. Bu eğitim ilkokuldan başlamalıdır. Sürücü kurslarında devam etmelidir. Sürücü kurslarında SÜRÜCÜ AHLAKI diye 3. bir ders daha konulmalıdır.

Cezalar caydırıcı olmalıdır, mükâfat değil.

Yasalar uygun hale getirilerek, ileri ülkelerdeki gibi olmalıdır.

Bir vatandaş, sürücünün hatalı davranışı durumunda polise bir ihbarda bulunduğunda onun plakasına derhal ceza kesilmelidir. Bu şikâyet gerek trafik kuralından olabilir ve gerekse kişinin davranışından… O zaman sürücüler trafikte kendinden bile korkmaya başlar ki aman biri beni şikâyet eder de plakama ceza kesilir diye. Olmaz demeyin. Bütün bunlar benim kurgum değil, Avrupa’da bu tür uygulamaları duyuyoruz. Eğer böyle olmazsa bugünkü haylazlık olaylar sürer gider.

Birkaç yıl önce böyle benzer bir yasa vardı ve kaldırıldı. O zamanlar, trafikte bir sürücünün plakasını hatasından dolayı polise telefonla şikâyet edip hatayı ve plakayı bildirdiğinizde polis hemen yolu kesiyor ve ona “hakkınızda şikâyet var” diyerek hemen ceza yazıyordu. O sıralar, çok iyi hatırlıyorum ki, trafik kazaları müthiş azalmıştı. Ama bu yasa kaldırıldığında maalesef kazalar yine bıçak keskisi gibi artmıştı. Bu garipseniyor ama doğrusu da budur.

Neymiş efendim “biri gıcıklığına diğerine ceza yazdırır”. Bu olay binde bir olur. Ama %10 olsa bile, böyle bir uygulama ile bir kişinin canı kurtulmaz mı ve buna değmez mi? Ben de bu trafikte sürücüyüm ve bu kurallara razıyım. Sürücüler adam gibi araç kullanmalılar, hele de dolmuş sürücüleri…

 
Toplam blog
: 358
: 1023
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

  Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden ya..