Troya 3 Troyalı Helen / Efsaneler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '11

 
Kategori
Efsaneler
 

Troya 3 Troyalı Helen

Troya 3 Troyalı Helen
 

Paris, Troya’da, prensliğin tadını çıkarırken, diğer tarafta Helen vardır. Dünyanın en güzel kadını. Mitolojide böyle bir unvan alınacaksa, çorbada muhakkak tanrıların da tuzu bulunmalıdır. Bulunur da zaten. Helen Zeus’un kızıdır[1]

Sparta kralı Tindaros’un dillere destan güzellikte bir karısı vardır; Leda. Leda güzelliği ile yalnız insanların değil, tanrıların bile ilgisini çekmektedir. 

Zeus, Leda ile beraber olmayı kafasına koymuştur fakat Hera’nın öfkesi onu korkutmaktadır. Bu yüzden dikkat çekmemek için kuğu kılığına girer. Leda’nın yanına gelir. 

Leda, o gece kocasıyla yatmış olduğu halde, kendisini çağıran tanrılar tanrısının isteklerine karşı koymaz ve onunla birlikte olur[2]. Tanrıların seviştikleri her kadının hamile kalması prensibinden, Leda da payını alır. Ama Leda, Zeus’un çocuklarını doğurmaz. Bunun yerine altın bir yumurta yumurtlar. Yumurtadan Helen ve Polluks (Polidues) çıkarlar[3]

Helen daha çocukluğundan itibaren çok güzel bir kız olacağını belli eder. Kendisi gibi bir tanrı çocuğuyla evlenmeye niyetli olan Thesus, Helen’i kaçırır. Herkes, Girit Adasındaki labirentte bulunan Minator’u öldüren kahramandan korkmaktadır. Helen’in kardeşleri olan Doiskur’lar hariç. Kastor ve Polideus kardeşlerini kurtararak geri getirirler. 

Tindaros, kızını bir an önce evlendirmesinin, başına gelecek belaları azaltacağını düşünür. Haber salarak bütün taliplilerin gelmesini ister. Aralarında seçim yapacaktır. Yunanistan’da bekar olan hangi soylu varsa, kızı istemeye gelir. Talipler arasında Troya savaşına katılıp da orada olmayan sadece Aşil vardır. Henüz çocuk olduğundan talipler arasına girememiştir. Yunanistan’ın en ünlü ve önemli 99 adayı, Tindaros’un kapısına dayanmıştır. 

Tindaros zor durumdadır. Beladan kurtulmak için hatta biraz da güç kazanmak için bulduğu çözüm, belaları zamanından çok daha evvel getirmiştir. Herkes Tindaros’u bir şekilde tehdit ederek, Helen’i istemektedir. Kızını kime verirse versin, büyük düşmanlar kazanacak, her durumda, kan dökülecektir. 

Taliplerin arasında Odisseus da vardır. Çok geçmeden, Helen’i alacak olan şanslı adayın, çok fazla yaşayamayacağını fark eder. Hem bu güzel kadını ele geçirmek, hem de zamanında reddedilmenin öcünü almak isteyen biri, Helen’in kocasını öldürecektir. 

Kendisini ünlü yapan kurnazlığını konuşturur Odisseus. Helen, kan dökülmeden kocasını bulacaktır. Bu arada bu fikrin sahibi olarak, Tindaros’un Helen’i kendisine vermesinin büyük ihtimal olduğunu düşünmektedir. Ne de olsa fikri, en çok Tindaros’u rahatlatacaktır. 

Tindaros’a talip olunması için şart koşmasını söyler. Helen’i kim alırsa, diğerlerinin hepsi onu sayacak, ihtiyacı olduğunda yardımına koşacaklardır. Bu, aynı zamanda, Troya’nın kül olmasına sebep olacak yemindir. 

Yazının devamını ve dipnot saptamalarını http://diflek.com/1141/troya-3-troyali-helen/ adresinde okuyabilirsiniz 

Kutsi Akıllı 

 
Toplam blog
: 32
: 1615
Kayıt tarihi
: 01.06.11
 
 

Olduğu gibi kabullenmek yerine "neden" sorusunu sormayı yeğlerim. 25 seneye yakındır senaryo çalışma..