- Kategori
- Gündelik Yaşam
TRT'de çaktırmadan sansür...

internethaber.com
Millet istediğini söylüyor, yazıyor… Milletin ağzını büzmek için önce TRT’den başladılar. Yazanların, çizenlerin başına RTÜK belasını getirdiler.. Tam bir Abdulhamit sansürü kurumu… Höt diyene ceza kesiyor. Zöt diyenin programını engelliyor… Söyleyin “Sansür” başka nasıl olur?
Yakında, “Suda ördek yüzüyor..” diyene hop ceza… “Sen bilmemkimin burnuna çaktırmadan eğri mi diyorsun?” diye hop ceza veya sansür… Böyle gidiyor.. Millet, yazar, çizer takımı İllallah dedi ama, milletin kendisi RTÜK’e şikayetçi olmaktan vazgeçmedi. Nasıl mı?
Dilekçeler : “… Mihrimah Hatun’un’un saçının bir teli başörtüsünün altından gözükmektedir.. Tez elden boynu vurula…!” Tabii bu işin şaka tarafı ama.. RTÜK’e de sayısız münasebetsiz şekvaların gittiği bilinmektedir.
Şimdi RTÜK’ün yaptıkları yeteri kadar beğenilmedi ki, Bakanlıklar işi baştan ele almaya başladılar. Özellikle Sağlık Bakanlığı.
Hani Prof.Dr.Canan Karatay televizyona çıkıp, bazı ezber bozan, bizim doktorlarımızın aklının kolay kolay alamadığı şeyler söylüyor ya.. Prestijlerine fena dokunmuş; belli ki Sağlık Bakanlığına şikayet etmişler. Bakanlık da ne diyor. Gazetelerde bir başlık: “Televizyonlarda Sağlık Programlarını Bakanlık Denetleyecek.” Haberin arkası şöyle:
“Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, televizyon programlarında yeterli seviyede bilgi verilmeden bitki ve ilaç kullanımı hakkında,yorum yapanları eğitimden geçirecek. Sertifika almayanlar program yapamayacak..” (Gazeteler)
Şimdi çağıracaklar Prof.Dr.Canan Karatay’ı TRT Kurumuna, Bakanlıktan gönderilen yoldaşları: “Canan Hoca seni sınav yapacağız, bilemezsen TV’ye çıkamıyacaksın…” Sonra bir Sınav… Otur sıfır… Kaldın..!
Ne demiş Canan Hoca:
“El insaf, gebe kadınlara, koca bir bardak şeker vererek şeker yüklemesi yapıyorsunuz. Bu hem kadına hem de çocuğuna zararlıdır… Yapmayın!” diye feryat ediyor. 100 yıllık bilgilerle hareket eden bizim doktorlarımız , bir araba dolusu şekeri kadınlara dayamakta ısrar ediyorlar. Nedir bu? Dolaylı bir cinayet değil mi?
İşte buna itiraz ediyor Canan Hoca… Bakanlığın yalakaları da isyan halinde; bildiklerinden şaşmamak için onu şikayet ediyorlar.
Ne diyordu Canan Hoca… “Yahu bu kolesterol ilaçları büyük ilaç firmalarının çıkardığı, uyguladığı bir oyundur. Aslında bu kolesterolün o kadar da kötü yanları yoktur. Ama Kolesterol ilaçları insanı hasta yapabilir; sakat yapabilir..!”
Hayda.. Canan Hoca bunları söyledi diye, kalp doktorları kıyameti kopardılar. Niyeymiş?
“Ellerinde kalp için kullanabilecekleri en önemli ilaç ellerinden alınıyormuş..”
Canan Hoca giderek ezberleri bozuyor. Ve ona inananlar da çoğalıyor ya. Bu kadını engellemek için neredeyse özel yasalar çıkaracaklar.
Şimdilik , “Sertifika” meselesini çıkardılar ortaya. DR.Karatay’ı kim denetleyecek, onun yetiştirdiği , Bakanlıktaki yalakalar.. Ne ayıp!!
Bu sertifika bir “Enstitü” tarafından verilecekmiş.. Allah Allah.. Ne Enstitüsü olabilir bu? “Tıp’da Sansür Enstitüsü” olabilir mi adı acaba? Hadi bakalım..
Aslında mesele ne ? Bu alanda da çekişmeler var… Ve para var. Canan Karatay’ın bu konudan ekmek yediğini sanmam ama öyle Prof.lar var ki, bu işe, “Otacılığa” epey kafa yatırdılar; attıkça atıyorlar. “Falan ot kansere iyi gelir…!” Yavaş ol, molla desinler.. Siz de biliyorsunuz ki, bu iş için önemli bir bilim dalı vardır : “Farmakoloji” Bu adamlar bir ilacı ortaya çıkarmak için yıllarca çalışıyorlar.. Siz karnınızdan, bu ilaç diyabete, şu benim yaptığım ilaç da zürriyetsizliğe iyi gelir diye geçiyorsunuz.
Evet, iyi para var. Bazıları bu işlerden milyonlar, belki de milyarlar kazanıyorlar. Çünkü bilirsiniz, ibadet te kabahat de gizlidir. Bunların sattığı açık da, ne kazandığı iyice gizli. Nedense denetlenmiyor mu ne??
Evet, Maranki, Karatay, henüz Bakanlık korumasına girmedikleri; başıbozuk düzende, bilimsel bildirilerini söyledikleri için sansüre uğruyorlar .. Bunlar dünyada TRT’den Sağlık Enstitüsü’nden sertifika falan alamazlar… Kim alır?
Prof.Dr.İbrahim Saraçoğlu mesela yüksek makamların korumasına girdiği için, bence Bakanlıktan ve TRT’den kolaylıkla sertifika alabilir.
“Hazırladığı Bitkisel kürlerle tanınan biyoteknoloji ve mikrobiyoloji uzmanı Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına atandı.” (Sabah/28.1.15)
Hadi buyurun. Her gün çeşitli programlara çıkan, Sayın Saraçoğlu’nu şimdi sınavdan bırakın ve sertifika vermeyin… Ne olur bilir misiniz? Yandı gitti keten helva… Her şey bozulur…
Artık bundan sonra , Sayın Saraçoğlu’nu tut tutabilirsen…
Ama anlamadığım bir şey var. Sayın Cumhurbaşkanının hiçbir doktorun çare bulamadığı bir derdi mi var da, artık otacılardan çare araştırıyor. Otacılara bu kadar yakın olmak niye?
Ben anlamadım; anlayan varsa bana anlatsın.
Diğer yandan bu otacılık yoluyla milyonları, milyarları götüren nice akıllı diplomalı diplomasız nice marifetli otacılar var ki, hemen hemen bütün TV kanallarını kaplamış durumdadırlar. Devlet onları nasıl yakalar, nasıl sertifika verir bilmem..!
Haydi kalın sağlıcakla...