​ TSK, daha da özel / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '07

 
Kategori
Güncel
 

TSK, daha da özel

Milliyet Blog yazarı arkadaşlarımızdan Sayın Cemal Hüseyin ÇAĞLAR “TSK’nin özelliği var” başlıklı yazıma şöyle bir yorum göndermiş: “Sevgili İbrahim Pekbay, İlhan Kesici bir ay kadar önce hükümete çok doğru bir çıkış yolu önerdi. Kesici şunları önerdi: ‘Cumhurbaşkanlığı seçimleri birkaç ay ertelensin, seçimler öne alınsın, seçimlerden sonra da cumhurbaşkanı seçilsin’ İlhan Kesici bilgi ve tecrübe birikiminin verdiği rahatlıkla bir uyarıda da bulundu: ‘Göz odur ki dağın arkasını görür/Akıl odur ki başa geleceği bilir.' dedi. Okuma alışkanlığı olmayan ve tarih bilinci yetersiz olan bir kimse bu uyarıdan anlamaz ve nitekim de anlamadı. TSK’nin özel durumunu özetlediğiniz bu yazınız da diğer yazılarınız gibi ders niteliğinde, ancak size yazmakta geç kaldım. TSK, Türkiye'de kendisini yenileyen, geliştiren tek kurumdur. Subaylarımızın çoğu lisansüstü eğitim görmüş, birden fazla yabancı dil bilen, tarih bilinci olan, diplomatlığı da bilen kişilerdir. Türk milletinin bu coğrafyada sonsuza kadar yaşaması için nelerin yapılması gerektiğini de biliyorlar. Atatürk'ü anlamak ve anlatmak gerek. Selam ve sevgilerimle...”

Kendisine yorumu için teşekkür ettiğimi ilettim. Ama yorumundaki bazı konuların daha da açılması gerektiğini düşünerek konuyla ilgili "Kısaca" yazıyorum.

Ben “TSK’nin özelliği var” konusuna, Türk Devletinin gerek coğrafi yapısı gerekse etnik yapısından bakarak değerlendirme yapmıştım.

Elbette ki bu değerlendirmem bana göre çok doğru ve dikkatten hiçbir zaman kaçırılmaması gerekir.

Sayın Cemal Hüseyin ÇAĞLAR ise TSK’ni “Nitelik” açısından değerlendirmiş.

Bu değerlendirme de son derece doğru. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesi, 1960 yılından sonra ve özelliklede 1967 Kıbrıs harekâtı sonrası Türkiye’ye karşı uygulanan uluslar arası tavırlar dikkate alınarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde komuta kademesinin daha da “Etkili” olarak yetiştirilmesinin gereği dikkate alınmıştır. Ve o günlerden beri de en küçük rütbelisinden en büyük rütbelisine kadar tüm “Komutanlar” çağın gereklerine ve bilgi ve becerileri en üst düzeyde olacak şekilde yetiştirilmeye başlanmıştır.

Komuta kademesinin üstün nitelikleri de uluslar arası askeri ve idari platformda da üstün kabul görmüştür.

Ve…

Türk Silahlı Kuvvetlerinin hem “Nitelik” hem de “Nicelik” bakımdan dünyadaki tüm ordular ile yarışabilecek durumda olması, dünyayı kaygılandırmış, bu kaygı nedeniyle de başta Avrupa Birliği olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin “Siyaset dışı” karışmamasını talep etmişler, etmeye de devam etmektedirler. Bu taleplerinin gerçek nedeni de bana göre TSK'nin bu niteliğinden kaynaklanmaktadır.

Türkiye içindeki rejim karşıtı odakların da en büyük kaygısı ve korkusu elbette Türk Silahlı Kuvvetleridir. Bu gün ülkede bu güne kadar millet “Çağlamadan” durmuş ise, bunun nedeni de elbette TSK’ne güvenden kaynaklanmaktadır.

Sivil toplum örgütleri acaba TSK üzerinde oynana oyunları görüp de “Kendisi” harekete geçmeye ve bir anlamda da TSK’yi yıpratmamaya mı özen göstermiştir?

Sanmıyorum ama bundan sonra böyle davranması ve gözbebeğimiz gibi baktığımız bu kurumumuzun yıpratılmasına izin verilemesin düşünürüm.

Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimizin çok “ÖZEL” olduğunu bir kez daha vurgulayalım. Kendilerine aydın (!) süsü veren ve bu kurumun her davranışına karşı gelenlerin de biraz da bu pencereden bakmalarını sağlık veririm. Çünkü “Demokrasiyi savunuyorum” perdesinin arkasına sığınarak verdikleri zararın farkında değiller… Ya da değiller mi acaba?

Bana göre, herkes yaptığı her şeyin farkında…

Bizler de farkındayız ve bunda böyle hep “Çağlayan” olup akacağız…

Bir kez daha bu konuda yazmama fırsat verdiği için Sayın Cemal Hüseyin ÇAĞLAR kardeşimize teşekkür ederim.

30 NİSAN 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..