- Kategori
- Deneme
Tüh'lü Geçmiş Zaman

"Tüh" dedi. "Kahretsin" nidasında.
Bir sorun vardı.
Sorunun kimde olduğu değil neyde ve nerede olduğuydu konu.
Ne oldu? diye sorasım gelmedi bundandır.
Bundandır ki; hiç soramadım ne olduğunu.
Kadınlar derdi, kadınlardır asıl problemler...
Yanlışlar, yalanlardır derdim. Bir de güler geçerdim böyle anlarda.
"Tüh" dedim.
Yapamadığımı yaptı.
"Ne oldu?" dedi.
Başladım baştan sona olanları sıralayıp dizimi dizimin üstüne atmaya...
Şöyle oldu dedim.
Bir gündü. Sadece bir gün. Ne garip. Ne acı. Ne kadar da son. Herkesin böyleydi dediği ve anlatırken büyük haz duyduğu bir şeyleri vardı. Benimse tüh deyip. Keşkelerle devam ettiğim birkaç şeyim vardı. İnsanların denemeleri zor alışkanlıkları ve hataları vardı. Bir kere yapmışlardı, bir daha yapmazlardı. Edeptendi, nezakettendi. Yapılmazdı.
Sondu. Belki de bütün sonlardan da son. Yapılanların virgülle devam ettirilemediği son.
Sondu. Şunu öğrenene kadar sondu.
Hayatta her insan yaşadığı acılara bir kılıf takar ve bunlardan birilerini sorumlu tutar. Yaşanılan acılarsa, yeni giydikleri kılıfın kişiliğini alırlar. Böylece insanlar git gide acımasız olurlar. Münhasır konulardır insanların akıllarını meşgul eden ve akıllarında inanılmaz yerler eden. "Bir acıyı birinin ağzından dinlerken yaşanılan apayrı, kendin tattığında yaşadığın bambaşka." diyor birisi. Kim mi? Önemi yok.
İnsiyatifler. Özgür karar yetkilileri.
Ayrılıkların hepsinde karşı taraf kullanır insiyatifleri. Çünkü terk etmektir insiyatif. Sormadan gitmek. Acımasızlıktır belki ama özgürlüktür kibarı.
Bir de şu varmış öğrenilmesi gereken.
Sadece yaşamakmış asıl mesele. Yaşatmak değil.
Öğrendiğim anlardan beri, nedeni meçhul. Geçmiş zamanlarımda "tüh" yok.
Yeni geleceklerimde "umut" var. Sonu olmayan şeyler var.
Yine bundandır ki; hayatta hep güzel anlar var. Görüp görmemezlikten gelinen...