- Kategori
- Gündelik Yaşam
Tuhaf Bir Yazı
Teorik olarak tuhaflık, başlı başına tuhaf bir durum .
Pratikte tuhaf olmayı başarmak ise daha tuhaf..
Haberlere,ilânlara,tabelalara,çevrenize ya da bazen (aklınıza gelirse)kendinize bakın yeter…
Her an şöyle bir satılık ev ilânı görebilirsiniz mesela;
“Kelepir…Birinci derece deprem bölgesi olmasından acilen satılık.!”.
Ya da herhangi bir yeşil ortamda;
“Bu alanda piknik yapmak yasaktır!” tabelası olduğu halde, mangalları yakıp, piknik yapan yüzlerce insanı bir arada görebilirsiniz...(Tabii trafik uyarı levhalarına uymayanların yanında bu pek bir şey sa yılmaz.)
Gazetede şöyle haberler dahi görmeniz olasıdır...
-"İstanbul'da kanserden ölen adam, arkadaşına rica edip kendi ismiyle eşine 'mail'ler attırdı.”
(Aslında haberi yapanlarda bir tuhaflık olmalı Adam öbür taraftan nasıl rica edecekse..)
-Bir arkadaşınızı otomobilinize aldınız ve gidiyorsunuz…”Bunda ne var..” demeyin, çünkü her an “korsan taksici “ damgası yiyebilirsiniz ve aracınız da bağlanabilir. Yeni “korsan yasasında” sapla saman birbirine karıştığından böyle bir durumla karşılaşabilirsiniz.
“Kamera Şakası” zannedip,el sallamaya kalkmayın sakın…...
Hıçkırığın geçmesi için amuda kalkmaktan daha tuhaf mıdır değil midir, artık karar sizin.
RTÜK cezası olarak “Belgesel” izlenen bir ülkede bu kadar tuhaflıklar da olacaktır
“Tebrikler kızınız hamile..”diye bir mesaj alınabilen bir ülkede olabilir bu tür tuhaflıklar....
Bu tür tuhaflıklar sadece bize has değil tabii ki..
Chevrolet, bir zamanlar yeni model arabası için "Nova" ismini koyar, ama sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlarlar.Çünkü "Nova",İspanyolca'da "Gitmez" anlamına geliyor. muş..Demek ki,Amerikalılar da bir tuhaf olabiliyor.(Keşke, biz de bir tuhaflık yapıp Devrim’i yürütebilseydik.)
1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangın hortumlarıyla iyice sularlar. Ancak aşırı sulama yüzünden tepenin çökmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybeder. (Japonlar o tuhaf buluşları uğruna ne,” Ni-Ya- Zi’” ler feda etmiş demek ki…)
Neyse, herkesin tuhaflığı kendine..
Gerçi, onlarınki daha bilimsel, teknolojik tuhaflıklar, ama yine de tuhaf işte.
En kişiselinden,toplumsal,politik ve sportif olanına kadar yaşanan bu tuhaflıklar,bu kadar olsa iyi…
Örneğin;Türkiye İstatistik Kurumu “TUİK” merak etmiş ve araştırmış ....
“TÜRKİYE’DE NÜFUSUN EN FAKİR YÜZDE 20 sinin GELİRDEN PAYINA DÜŞEN YÜZDE 5.8 İKEN EN ZENGİN YÜZDE 20 sinin PAYINA DÜŞEN 46,4” (TUİK GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI ARAŞTIRMASI)…
Teorik olarak “ Asgari ücrete tabii insanların,pratikte nasıl geçindiği,gerçeği biraz tuhaf olabilir.”
Dünyanın en büyük 17.ekonomisi olmakla övünürken, kişi başına düşen milli gelirin adil dağılımın
daki durumumuz da bu ne yazık.
Tuhaf ama gerçek…
Bu ülkede vasiyetini yazıp malını, mülkünü paylaştıracak 65-70 yaş üzeri insanlardan “ akılsağlı
ğı” için rapor istenebilir,ama şirketleri, dernekleri, kulüpleri ya da ülkeyi yönetenlerden sual olunmaz.
Plândı derken pilavı, darbeydi derken demokrasiyi, seminerdi derken eğitimi, anayasaydı derken
hukuku, seçimdi derken geçimi unutanlar her daim var olabilir.
Dedim ya, tuhaflık bir değil…
Teorik olanı var ,pratik olanı var.
Biz gaz kaçağını ateşle kontrol eden pratik bir neslin temsilcileriyiz..