​ Tuncay Güney ergenekonu bloga yorumladı / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '09

 
Kategori
Mizah
 

Tuncay Güney ergenekonu bloga yorumladı

Tuncay Güney ergenekonu  bloga yorumladı
 

Tuncay Güney'in blogcuya itirafları...


Ordu malını belki de hatıra olsun diye araklayanlar, kurtulmak için parklara sokaklara siyah poşetlerin içinde Playboy dergisi taşır gibi bombaları, silahları bırakıyorlar kurtulmak için.

Poşete girdiğine göre ayıp yani.

Devletin televizyonunun Sabih Kanadoğlu ’nun dava ile ilgili evinin aranacağı haberini dört saat önce verme başarısından sonra Tuncay Güney’i dört saat boyunca canlı yayına almış, elem içindeydim izleyemedim diye...

İkidir tutturulan bu dört rakamı sayısal lotoda pek para bırakmaz ama belki dört karılı heriflere destek mesajı olarak değerlendirilebilir.

Neyse.

Dört, dört, on, dört…

Şimdi yılın televizyonculuk olayına dönelim. Memleketin geleceği şaibeli gazeteciye kaldıktan sonra her türlü geyik yapılabilir. Adamın eşcinselliğinden kişilik problemlerine kadar değerlendirmeler yapıladursun, biz daha büyük fotoğrafı görelim.

Tuncay Güney gazeteci hevesi ile bloglarımı okuduğundan övgülerini sıralamış, burada ayrıntıya girmem TOP Elli’de kendimi ikinci sıraya yazmamdan daha matrak olur.

Salt, Ruksan İldan’a inat atlatma haber uçurdu, yazmasa bile TOP ellide olmalıymış Tuncay Güney.

Gazeteciymiş!

Diyor ki; “Asi blogcu, Kanada’dan bakınca Türkiye’deki basının hali içler acısı. Hele blogcular büyük basındakilerin matruşka bebekleri gibi. Şu TOP elli listesi tepemi attırdı. Baştan işkence görmeden söylüyorum, bak şu blog cemaati şaşkın ördek sürüsü gibi birbirinin peşi sıra geziniyorlar blogda. Azıcık ağır takılanlar senin sayfalara yorum aracılığıyla sızmak için emilerini, dayılarını gönderiyorlar.

Dört, pardon yazıyorlar ama daha BOP procesinde ortak olduğumuza göre değerlendirmeleri bile sağlıklı yapıp sağlam sonuçlara ulaşamıyorlar.

Sayfanı meşgul ediyorum ama bir iki değerlendirme yapıp memlekete olan diyet borcumu ödeyeceğim;

Bir; ”Ergenekon” tarihsel içeriği ile değerlendirildiğinde bu gün kamuoyuna mal olduğu şekliyle bir ilintisi yoktur. Olsa, olsa; Osmanlı hayranı, hilafet yanlısı, Cumhuriyet devrimlerinin korkusu ile sinmiş zevatın kendine güveninin gelmesi, 88 yılı resetleyip formatlaması olarak değerlendirilebilir. Çapsız siyasetçilerin süreci değerlendirememeleri de işin tuzu biberidir.

İki; BOP projesinin Türkiye ayağı daha dalgalanmaya devam edecek. İsrail ayağı ise Gazze’yi yerle bir edene kadar sürecek. Bakmayın yaralı çocukları ziyaret ederken eş başınızın gözünden akan yaşlarına.

Üç; Obama iktidarı alana kadar Gazze kan gölü olmaya devam edecek.

Dört; Blogculara söyle, yazılanları sonuna kadar okuyup akıllarına taktıkları türbanı çıkarsınlar, anlamıyorlar. Yazının giriş bölümünü okuyup yorum yazma huyunu artık bıraksınlar! Sadece burnunun ucunu görüyorlar.

Beş; Hani sizin bir atasözünüz vardı, dur bakayım, ha; ‘Kılavuzu karga olanın burnu b.ktan çıkmaz!’ “

Asiyi okumanın ayrıcalığına tanıksınız! Blog haberciliği tarihinde dönüm noktası olan bu yazı ile şahsen ben de tarihe altın harflerle adımı yazdım!

Şimdi öz be öz kendim düşüncelerimi ifade edip yazıyı bitireceğim.

TÖORT 2 (Türkiye Öz Osmanlı Radyo Televizyonu) habercilik durumu böyle devam edip giderse kesin televizyon haberi dalında kadırgalı Aysel ile Oscar alır.

At’ın arpayı verene göre kişnediği bu coğrafyada taraf olmayanların bertaraf edildiği zamanlardan geçiyoruz. Boru değil bu BOP procesi, hey yavrum hey!

Not: Kategorisinden de anlaşılacağı üzere bu bir mizah yazısıdır. Olaylar dünyanın her hangi bir yerinde geçmektedir. Blogcular ve sayın halkımızın kesinlikle yazıda söz edildiği gibi matruşka bebekleri ile alakası yoktur. Bizim memleketimiz özgür, düşünen insanların yaşadığı çağdaş bir ülkedir. Mutluluk endeksinde her türlü refah ve kültür seviyesinde en birincidir. Birinci ise Finlandiya’dır evelallah o da bizden sonra gelir.

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..