- Kategori
- Güncel
Tüpraş'ta vergi denetiminin düşündürdükleri

Geçmiş zamanın maliye bakanlarından Vural Arıkan: 'Benim av köpeklerim var' demişti ve bu sözü yazılı medyada da yer almıştı. Vergi inceleme elemanları için talihsiz bir açıklamaydı. Kayıt altında olsun olmasın vergiye tabi bir işle iştigal eden her gerçek ve tüzel kişi her an vergi incelemesine maruz kalabilir. Vergi Usul Kanununda vergi incelemesinin kriterleri belirlememiştir. Ancak yönetmelik ve tebliğlerle düzenlemeler yapılmıştır.
Tüpraş hakkında başlatılan vergi incelemesinin hukuki prosedürünü bilemiyoruz ama mevzuata uygun değildir diyemeyiz ancak bunun mevzuata uygun gerekçelendirilmiş olduğunu da kabul etmek gerekir.Ancak son zamanlarda ülkemiz fırtınalı günler geçirmekteyiz. Özellikle bu Gezi Parkı eylemlerinde medyadan öğrendiğimiz kadarıyla Koç Grubu'nun tavrı iktidarın hoşuna gitmemiştir. Eğer özel emir verilerek bu denetim başlatılmışsa bir kasıt söz konusudur ve devlet için pek hayırlı netice vermeyecektir.Bu durum hukuk devleti ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir.
Bilanço esasına tabi tüm mükelleflerin gelir gider hesapları Gelir İdaresi başkanlığının bilgisayar sisteminde zaten yer almaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda incelemeye tabi tutulacak mükellefler risk analizine tabi tutulmakta ve öncelikle incelenecek mükellefler tespit edilmektedir. Tüpraş gibi ekonomimizin en önemli kuruluşları sudan sebeplerle incelemeye alınmaması gerekmektedir. Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bir beyanatında:'Bana kırk sabancı lazım' demişti. Bu söz Koç Grubu için de geçerlidir. İktidarlar gelip geçer,devlette devamlılık esastır. Tüpraş gibi kurumları haksız ve yersiz zarara uğratmak kendi bahçemizdeki en verimli meyve ağacımızı yaralamaya benzer.
Bu inceleme sürecinin sonunda tespit edilecek matrah veya matrah farkı için bir inceleme raporu düzenlenecek, söz konusu inceleme raporuna mükellefin vergi mahkemesine itiraz hakkı bulunmaktadır. Dolayısıyla bir işletmede vergi incelemesiyle işlem sonuçlanmamakta, dava süreci başlamakta, nihai mahkeme kararıyla işlem gerçekleşmektedir.Rutin incelemelerde bile dava konusu edilen raporların yüzde seksen seksenbeş oranında idare aleyhine,mükellef lehine sonuçlandığı da istatistiklerde yer almaktadır.
Medyaya yansıyan haberlere göre Koç Grubu hisselerinin düştüğü ve önemli miktarda zarara uğradığı anlaşılmaktadır, yazık ve günah değil mi?
Maliye Bakanlığı yazılarında afişlerinde 'Mükellef Odaklı' çalışma yapılmasını teşkilatına bidiriyor ama merkezi idare buna uymayabiliyor.
Yine medyadaki haberlere göre ihbar olduğu belirtiliyor, bana pek inandırıcı gelmiyor.
Aklıma kurtla kuzu hikayesi geldi,hani kuzu suyun aşağısında imiş, kurt:'Suyumu bulandırıyorsun' demiş, kuzuyu yemeyi kafasına koymuş ya.
Devlet teşkilat yapısına köklü reformlar yapılması gerekiyor, şeffaf, demokratikleşme, hesap verme, hesap sorulma, kurumsallaşma. Bunları gelecek hiçbir iktidar yapmak istemez, suyun başına geçen istediği gibi kullanmak ister
Bu inceleme sürecini takip edeceğiz, sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.