- Kategori
- Güncel
Türban, Danıştay’dan Kaçamadı!

Kimilerinin tek derdi, türban!
Her ne kadar, “başörtüsü” sözcüğünü kullansalar da, türban ile neyi amaçladıklarını, onu bir simge olarak kullandıklarını gizleyemiyorlar. Amaca değil de, gelişmelere bakılırsa, türbanı toplumun tüm kesimine yaymak, yarın öbür gün türbansızları, kendilerine benzetmen yolunu seçecekler.
Bunu nereden mi çıkardım?
Türbansızların, bir başka deyişle “başı açık”ların televizyonlara yansıyan sözlerinden, onlara, sokağa egemen olan algıdan...
Bireysel özgürlükler ile, hedefe ulaşmak için, kuralları kuralsızlığa dönüştürmeyi birbirine karıştıranlar, sonuçta, sorun yaratıyorlar. Türban da, böyle bir sorun olarak günlük/ bireysel yaşamın sınırlarını zorluyor. Öyle zorluyor ki, toplumun/ kamunun her kesimine yayılmak istiyor.
Oysa belli yerlerde belli kurallara uymanın gereği var.
İşte bu gerek unutulduğu için, bu, “sorun çözülmeli”ye kadar götürülüyor, türbana, değişik yöntemlerle “yol verilmek” isteniyor.
Ancak, bugün de görüldüğü gibi Danıştay, "Dur!" dedi
Danıştay neye “Dur!” dedi?
ALES'te türbanla sınava girmeye...
Danıştay, Eğitim-İş’in başvurusu üzerine, ALES'te ''fiziksel teşhiste sorun olabilir'' gerekçesiyle türbanlı adaya izin veren düzenlemeyi durdurdu.
Karara tepki, bilindik biçimde geldi, tıpkı sıkıyönetim bildirilerinde alışık olduğum kalıplaşmış, sloganlaştırılmış biçimde:
“Bu karar, ideolojik bir karardır!”
İşine gelmeyince “ideolojik”, ama aynı Danıştay, üniversiteye girişte “hoşa giden karar” alınca, “hukuksal”...
*****
Türban, gerçekten bir sorun/ çözüm gerektirense, bunu çözmenin yolu, öyle dolambaçlı yollardan, “hukuku arkadan dolanmak”tan değil, Meclis’ten geçer.
Meclis’te “güç” kimde?
Türban, anlaşılan, kesin olmamakla birlikte, 12 Haziran’da yapılacağı düşünülen seçimde, “seçim malzemesi” olacaktır.
&