Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Türban ve sonrası... ( 1 )

Türban ve sonrası... ( 1 )
 

Merhaba sevgili okurlar,

Bugünkü konum, türban ve sonrası.

Evet, İktidar partisi AKP tarafından adına yeni sivil anayasa denilen bir taslak üzerindeki tüm dikkatler, özellikle, Üniversitelerdeki giyimde serbestlik konusuyla ön plana çıkan ya da bilinçli olarak çıkarılan türbandır.

Tabii, taslak üzerinde tek dikkati çeken konu, bu değildir.

Söz konusu taslak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tek güvenilir koruyucusu ve kollayıcısı olan TSK'nı, Komutanları ve askeri yargı sistemi üzerinde de önemli düzenlemeleri öngörmektedir.

Bunların içerisinde, Genel Kurmay Başkanı ve Komutanlara da yargı yolunun açılarak Yüce Divanda yargılanmalarına imkan verilmesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılması, YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması ve ordudan uzaklaştırılanların Danıştayda dava açabilmesi gibi, TSK'nın çok önemli bir özelliği olan ast - üst ilişkilerindeki disiplini erozyana uğratabilecek, son derece hayati düzenlemeler yer almaktadır.

Evet bu anayasa, halktan destek alma adına, o dönemin siyasilerinin beceriksizliği sonucu ülkeyi iyi idare edememeleri nedeniyle, 12 Eylül 1980 harekatını yapmak mecburiyetinde kalan ve şu anda yaşları, 80 ya da daha üzeri olan komutanların yargılanmasına dahi imkan verecek değişikliği de içermektedir.

Bir çok kişi bu harekatı eleştirirken, yine bir çokları, o dönemin siyasilerinin sorumluluklarını ya da daha doğru bir ifade ile sorumsuzluk içerisinde ülkeyi kaos ortamına sürüklediklerini düşünmemekte ve o harekatın ülkeyi iyi idare edemeyen siyasiler nedeniyle gerçekleştiğini göz ardı etmektedir. Kardeşin kardeşe, babanın oğula düşman gibi baktığı o günler geride kaldı ama yaşananlar hafızalarımızda, hala tazeliğini muhafaza etmektedir.

Bu açıklamalarımdan, darbe yanlısı bir kişi olarak algılanmamalıyım. Ben sadece, siyasilerin gereksiz çekişmelerle, Ülkeyi kaos ortamına sokmaları halinde, TSK'nın elbette müdahil olabileceğini, buradaki sorumluluğun ise, tabii ki siyasilerde olacağını vurgulamak istiyorum.

AKP, işte bu kesimlerin de oylarını almak adına, askeri müdahaleyi yapmak durumunda bırakılan ve şu sıralar 80 yaşın üzerinde ki bu insanları yargı karşısına çıkartarak halktan referandumda daha fazla oy kapma sevdası içerisine girmiştir.

AKP İktidarı maalesef ki, en başından beri Atatürk ilke ve inkılapları ile Cumhuriyetin en güçlü koruyucusu ve kollayıcısı olan TSK'nı adeta kendisine bir rakip gibi gördüğü kanaatini kamuoyunda uyandırmış ve bu kanaati de silememiştir. Bunu muhtelif vesilelerle hem eylemleri, hem de söylemleri ile ortaya koymaktadır. Örneklemek gerekirse, YAŞ kararlarına Sayın Başbakanın şerh koyması bu davranışların başlangıcıdır.

Sonrasında ise, zaman zaman türlü vesilelerle, asker, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı söylemleriyle basında hep yer alarak, bu tutumları ile de unutmayan hafızalarda ki tazeliğini muhafaza etmektedir.

Peki, AKP niçin böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duymaktadır. Devletimizin en güvenilir ve güçlü bir kuruluşu üzerinde, o kurumun en önemli özelliği olan DİSİPLİNİNİ sarsabilecek uygulamaları başlatmak konusunda niçin ısrarlıdır.

Siyasiler, öncelikle bir özeleştiride bulunarak, bu anayasada kendileriyle ilgili hangi kararların alınması gerekeceğini ortaya koymalı ve bunlarla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmalı, sonrasında ise, TSK ile ilgili gerçekten yapılması icap eden düzenlemeler var ise, bu, TSK'yı yıpratmadan yapılmalıdır.

Örnek vermek gerekirse, AKP, siyasilerle ilgili yargı dokunulmazlığı kaldırmayı düşünmezken, ya da düşünüyor gibi gözükürken, kendilerinin yargı karşısına çıkmaması için her türlü imkanı zorlarken, yani, milletvekilleri, yargı karşısına şu koşullarla çıksın, ceza alırsa da bir sonraki seçim dönemine kadar ötelensin gibi, özellikle haklarında şaibeli iddialar bulunan Sayın Başbakan ve kendisi gibi haklarında iddialar bulunan, ancak, her seçim döneminde seçilme olasılığı bulunanlara koruyucu tedbirleri almamalı, TSK ve onun sistemi ile ilgili önerileri bir kez daha gözden geçirmelidir.

Yani siyasiler öncelikle kendilerini düzeltmeli, yanlış yapmaları ya da halk için yapmaları gereken sorumlulukları yerine getirmemelerinden dolayı nasıl cezalandırılmaları gerekeceğini tespit etmeli, sonrasında Genelkurmay Başkanını ve TSK'nin o değerli komutanlarını yüce divana sevk edilmesini düşünmelidirler.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin koruyucu ve kollayıcılık görevini üstlenen yegane güvenilir kurumu olmaya devam etmelidir.

YAŞ toplantılarında, irticai ya da disiplinsizlik nedeniyle TSK'dan atılmasına askeri mahkemelerce karar verilenlere sivil yargı yolu açılarak, askeri mahkemeleri tartışılır hale getirmek, demokrasi adı kullanılarak, TSK'nı yıpratmak amacını taşımaktadır.

Siyasiler, öncelikle devleti soyan, hortumlayan insanlara ait davaların, zaman aşımından düşmesini önlemelidir. Evet, siz halk için yapacağınızı iddia ettiğiniz yeni anayasa'da öyle maddelere yer vermelisiniz ki, halk, gerçekten bu maddelere baktığında, evet bu bizim için diyebilmelidir.

Bunların içerisinde, yolsuzlukların önlenmesiyle ilgili hükümler, TSK'dan da, türbandan da önde gelmektedir.

Devam edecek....

 
Toplam blog
: 407
: 877
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..