- Kategori
- Yurtdışı Tatil
Turizm festivali

Nihayet İranlılar da gelecek seneye turist olarak. Diyesiymişler ki, plajlarda bizi resimlemezlerse , geliriz. Bu son İran ziyaretinde ilgililer '' İcabına bakarız '' demişler. Otel idaresi, fotoğrafçıları sokmayacakmış plajlara.Yahut da haremlik selamlık yer yapalım diyeceklermiş.Veyahut ''biraz kapalı olsun mayolarınız,güneşlenin' diyerek tedbir alacaklarmış!..
Bütün makaralara ; allı,morlu, fıstıki,ebruli,limoni ve zeytuni iplikleri doladık da ,başımıza bir de İranlılar çıktı. Biz buradaki haşemalılardan,tesettür havuzlarından,haremlik selamlık plajlardan kurtulalım derken,turizm uğruna başımıza gelenler bir bakar mısınız? Bu numuneler,memlekette ''Özenti'' lere yolaçmaz mı? Yabancı turistler,ellerinde makinelerle bir bizlere,bir de kara çarşafları ile plajları dolduracak İranlı turistlere bakıp: ''Türkler nihayet kendilerine yandaş buldu'' diye içlerinden geçirmez mi? İmajımız bozulmaz mı? Oldu olacak, plaja da hoparlör kursunlar . Günde beş vakit ,mescide, ibadete davet etseler de hizmette kusur etmeseler. Evet. Turizme hizmet şart. Ama ya böylesi?
''Yaşama tarzımı,dini kısıtlamalarla heder edemem! Devlet,kaliteli bir yaşam sunmağa mecburdur bana .Başı sarıklı bir takım adamlar benim üzerimde nasıl hak sahibi olabilirler? Benim vucudumla Allahın arasına girip, Allahın yarattığı güzelliklerin sergilenmesine mani olamazlar! Ben,Allahıma aitim . Bana bu vücudu o verdi .Bir başkası,sırf iktidarını devam ettitrmek üzere,benim üzerimden prim sağlayamaz! . Her koyun kendi bacağından asılır!.''
Yukarıdaki sözleri,tahmin ettiğiniz gibi bir İranlı söylüyor. Nerede? Marmaris sahillerinde.Kime? Bu satırı yazan vatandaşa. Bir gazetenin muhabiri olarak,çarşıda şüphelenmiştim kendisinden. Taaa,TURBAN Oteline kadar takibettim yaya olarak peşinden gittim...Geldi, geldi...Tam plajın ortasında durdu. Yüzünü de örten kara şarşafının, tepesinden tuttuğu gibi,''Haşırt'' diye sıyırıp attı üzerinden...Ortaya , Amasya elması gibi kırmızı yanaklı , Bartın'ın sarı kanaryası gibi armudi bir vucut çıkıverdi ..Bir bakışta da ''İpkini'' si ile kalıveren bir kadın..Üstü de yok ..Altı? Bir bakışta cıbıldak gibi ama,iple sarılıp sarmalanmış bir mayo bu. Paris malı,belli... Abovvvv! Kadın İranda doktormuş.Dert yandı böyle böyle..Söz verdim,daha ''Haşırt!'' diye çarşafını çıkarmağa uğraşırken çekmiştim resmini.Tam da ''Haşırt'' sesinin ortasındaki ''Ş'' harfinin çıkarttığı sesin tam ortasında makine,'' Tık'' diye resmi almıştı. Bunca yolu kara çarşafın içinde nasıl tepti bu kadın?.. Rüzgar esintinden vazgeçtim, kara şarşafı delip geçecek kem gözlerin bile kuvvetinin yetemiyeceği bir çarşaftı onunkisi... Resminin çekildiğini farketti kadın. Söz verdiğim gibi de kullanmadımdı gazetemde..
Şimdi n'olacak?..Hayırlısı ile bir gelsinler bakalım. Onlara bir de yer bulalım..Kem gözlerden uzak!..Haşema onlarda da var mı? Vardır elbet. Aynı bezin aynı kenarındaki yazılar, aynı bezlerde de mevcuttur zaten. Sonracığıma, modelistler çıkar ortaya birbir . Haşemalardan,mayolardan mayo beğen deriz..Kimisi çarşafı beline dolayıp da girer denize..Vücudunun bütün hatları,bütün arızaları belirir..Şehevi şekillere bürünür..Notadaki diyes'ler, bemol' ler gibi yer yer ''Arıza'' verir.İyi bir plaj maçı olur frikikleri bolca... Onlara bakanlar ,Nazilli Bardakları gibi dizilirler kumsallarda sıra sıra... Çaktırmadan telefonları ile resim çekerler. Bunu farkedenler olur...Bu sefer de resimcileri kovalarlar.. Eeee,turistler de de boş durmaz. Bu rezaleti görüntülemek için birbirlerinin üzerine çıkarlar...Tatil dönüşü kadınlar memleketlerinde: ''Ah ne eğlendik,ah ne eğlendik'' diyerek sinsice etrafa maceralarını anlatırlar. Avrupalı turistler ise ''Rezaletin daniskası'' diye kısa film yarışmalarına ellerindeki filmlerle katılırlar...Al sana ''Turizm festivali'' Yeme de yanında yat !..32 kısım,tekmili birden,kredi kartına 36 ay vadeli seyirlikler..Yanında ''İpkini mayosu'' da ''Hedayesi''...
Ört ki, ölem !..