- Kategori
- Kent Yaşamı
Turizmin gelişmesi için tek yürek, tek ses, tek vücut olmalıyız

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Ö.Abdullah Özdemir...
Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu BaşkanıÖ.Abdullah Özdemir, Mersin kenti için Turizmin büyük önem taşıdığını ve turizmin gelişmesi için yapılacak çalışmalara parmak bastı. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir şu görüşleri savunuyor''
Mersin' in birikmiş sorunlarının çözümünde, turizm sektörünün kritik bir rol oynayacağı konusunda, bir görüş birliği olduğunu söyleyebiliriz. Burada bir adım daha atarak, şunu da söylemek mümkün: Mersin turizmi, mutlaka hak ettiği yere gelecektir. Biz istesek de, istemesek de bu gerçekleşecektir. Bu noktada, önemli olan, bu süreci hızlandırmanın formüllerini üretmek ve üretilen formülleri uygulamaya koymaktır.
Mersin' in turizm potansiyeli konusunda bir görüş birliği olduğunu belirtmiştim. Ancak bu potansiyelin nasıl harekete geçirileceği konusunda farklı düşünceler söz konusudur. Ancak, önemle vurgulamak gerekir ki, bu görüş farklılıkları son derece yararlı bir tartışma ortamı yaratmaktadır. Bu nedenle, bu konuda çok seslilikten korkmamak gerektiğini düşünüyoruz.
Mersin' in turizm potansiyelinin harekete geçirilmesi konusundaki görüşleri iki ana grupta toplamak mümkündür. Birinci grupta yer alanlar, Mersin'de 15-20 bin yataklı dev turistik kompleksler kurulmasını ön şart olarak öne sürmektedirler. Bizim de için de yer aldığımız ikinci grup görüş sahipleri ise Mersin' deki mevcut turistik tesislerin doluluk ve karlılık oranları arttırılmadan, ciddi bir yatırım hareketinin başlamasını beklemenin gerçekçi olmayacağını savunmaktadırlar.
Görüşümüzü yeniden özetlemek gerekirse, Mersin' deki mevcut turistik tesislerin (sayıları az da olsa, çok kaliteli tesislere sahip olduğumuzu unutmamak gerekir) karlılık oranlarının artması, yeni turizm yatırımları için en büyük teşvik edici olacaktır. Aksi halde, devlet tarafından başka teşvikler verilse de, beklediğimiz kadar yatırım yapılmayacaktır. Burada, yanlış anlamalara meydan vermemek için, bir konunun özellikle altını çizmek istiyorum. Mersin' e turistik yatırım yapılmasını gerçekten istiyoruz, bu konudaki girişimleri destekliyoruz. Ancak, bir de realite var; mevcut turistik işletmeler kar yapamazken, hangi yatırımcıdan Mersin' e yatırım yapmasını bekleyebiliriz?
Bu konuda somut bir örnek vermek istiyorum. Turizm Bakanlığı' nın 2003 verilerine göre, Türkiye'deki turistik tesislerin yıllık ortalama doluluk oranları yüzde 46, 9 olarak görülmektedir. Bu oran Antalya için yüzde 59, 6'dır. Mersin' deki turistik tesislerin doluluk oranı ise yüzde 18, 8 olarak gerçekleşmiştir. Bunun anlamı şudur: Mersin' deki turistik tesislerin doluluk oranı, ülkemiz ortalamasının 2.5 kat, Antalya ortalamasının ise 3, 2 kat altındadır. Böylesine vahim bir tablo ortadayken, Mersin' e yeni turistik yatırımların yapılmasını beklemek ve Mersin turizminin gelişimini buna bağlamak çok doğru bir strateji olmayacaktır.
Bu konudaki bir başka örnek de, kentimizdeki metropol binasıdır. Bu binayı yapanlar, müthiş bir talep olacağını düşünüyorlardı. Ancak hesapta olmayan gelişmelerin meydana gelmesi, bu görkemli binanın boş kalmasına ve yatırımcılarının zarar görmesine neden oldu. Buradan çıkaracağımız dersler olduğunu düşünüyorum. Biz tesisleri yapalım, nasıl olsa turist gelir mantığı ile işe başlarsak, sonuç hüsran olacaktır. Zaten hiçbir yatırımcı da böylesine büyük bir riski göze alarak, yatırım yapmaz.
Bu durumda, başlangıç noktamız, Mersin' e yeni tesisler kazandırmaktan çok, mevcut tesislerin doluluk ve karlılık oranlarının yükseltilmesi olmalıdır. Bu başarıldığında, biz istemesek de, yeni yatırımlar gelmeye başlayacaktır. Bu konuda, somut bir örnek vermek gerekirse, Metropol binasında otel işletmeciliği yapan grup, turist sayısının artması halinde, belki de binanın tamamını otele dönüştürmek isteyecektir.
Başlangıç noktasını bu şekilde belirledikten sonra, yol haritamızı oluşturmak zor olmayacaktır. İlk yapılacak şey, Mersin' in tur operatörlerine tanıtılması, onların kataloglarına girmesinin sağlanmasıdır. Bize göre, meselenin en kritik noktası burasıdır. Biz bunu ilk defa söylediğimizde, bu konunun önemi tam olarak anlaşılamadığından olsa gerek, fazla ilgi görmemişti. Ancak şimdi memnuniyetle görüyoruz ki, turizm konusunda fikir beyan edenler, tur operatörlerinin önemini vurgulamaya başlamışlardır.
Mersin' in turistik tesis sayısının yetersiz olduğu için, tur operatörlerinin kataloglarına girmediği iddiasını kabul etmiyoruz. Mersin, mevcut turistik tesis kapasitesi ile şu anda gelen turist sayısının en az beş katına hizmet verebilir. Önemli olan bu sayıya ulaşmaktır. Bu sayıya ulaşıldığında, kendiliğinden yeni yatırımlar başlayacaktır.
Mersin' e gelecek turist sayısının artırılmasında başka bazı eksikliklerin giderilmesinin de yararlı olacağını düşünüyorum. Antalya-Mersin arasındaki karayolunun geliştirilmesi ve denizyolu bağlantısının kurulması bu bağlamda akla ilk gelen önerilerdir. Ayrıca, Adana' daki havalimanının altyapısının güçlendirilmesi ve turistik charter seferlerine açılması sağlanabilir. Turistik charter seferleri teşvik edilebilir. Ayrıca, Adana-Mersin arasındaki otobanın sahil boyunca devam etmesi çok yararlı olabilir.
Burada ifade ettiğimiz öneriler, kısa ve orta vadede kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Bu önerilerin gerçekleştirilmesi konusunda hükümetin desteğini almak da zor olmayacaktır. Önemli olan, Mersin kamuoyunun dikkatinin ve enerjisinin bir noktada toplanmasının sağlanmasıdır.
Şu anda, başta da belirttiğim gibi, Mersin turizminin geliştirilmesi için yapılması gereken şeylerin öncelik sıralamasında farklı görüşler vardır. Ancak, zamanla bu görüşler tek bir noktada yoğunlaşmaya başlayacaktır. Bu konudaki ümidimizi koruyoruz.
Mersin' in turizm potansiyeli konusunda da bir şeyler söylemek istiyorum. Mersin' in önemli bir turizm potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Beni böyle düşünmeye iten şey, Antalya'nın turizm konusunda bugün geldiği noktadır. Mersin ile Antalya arasında doğal güzellik, iklim ve tarihsel miras açısından önemli bir fark yoktur. Hatta 1980 öncesinde, turizm açısından belki de Mersin bir adım öndeydi.
Ancak bugün Antalya turizmde çok önemli bir yere gelmiştir. Burada bazı çarpıcı rakamlar vermek istiyorum: Mayıs ayı itibarı ile Antalya hava alanına günde 400' den fazla uçak gelmektedir. Bu müthiş bir rakamdır. Ayrıca, ülkemize gelen yabancı turistlerin yaptıkları gecelemenin yaklaşık yüzde 60'ı Antalya' da gerçekleşmektedir. Buna karşılık, Mersin' in payı sadece %0.2'dir. Antalya ile Mersin arasında tam 300 kat fark oluşmuştur.
Ancak bu tablo bizim moralimizi bozmamalıdır. Tam tersine, Antalya ile benzer özelliklere sahip olan Mersin' in ne ölçüde turizm potansiyeline sahip olduğunu gösterdiği için, ümit kaynağı olmalıdır.
Antalya yavaş yavaş, turizm yatırımları açısından doyma noktasına ulaşmaya başlamıştır. Bundan sonraki yatırımlar açısından en cazip yerler, Batı Mersin diyebileceğimiz bölgedir. Önümüzdeki yıllarda, bu bölgeye doğru bir yatırım hamlesinin başladığını görebiliriz.
Mersin' de turizmin gelişmesi şehrimize bir çok yönden, önemli katkılar yapacaktır. Her şeyden önce, istihdam sorunu çözülmeye başlayacaktır. Gelir düzeyi ve buna bağlı olarak yaşam standartları yükselmeye başlayacaktır.
Turizm dünyanın dört bir yanından gelen insanları bir araya getirdiği için, şehrimizde müthiş bir kültürel çeşitlilik oluşmaya başlayacaktır. Eğitim düzeyi yükselmeye başlayacaktır. Hoşgörü ortamı daha da yaygınlaşacaktır.
Burada yeri gelmişken şunu da söylemek istiyorum. "Dünya Kenti Mersin" sloganını gerçeğe dönüştürmek, turizmden geçecektir. Mersin sokaklarında her milletten insan dolaşmaya başladığında, Mersin bir dünya kenti olmaya başlayacaktır.
Sonuç olarak, Mersin' de turizmin gelişmesi için her türlü potansiyelin var olduğunu düşünüyorum. Önemli olan doğru bir başlangıç noktası belirleyerek, bu potansiyelin harekete geçirilmesidir. Bize göre, doğru başlangıç noktası, mevcut turistik işletmelerimizin doluluk ve karlılık oranlarının artırılarak yatırım şevkinin sağlanmasından geçmektedir.
Bunun başarılabilmesi ise,
Mersin' in tur operatörlerine tanıtılması ve tur kataloglarına girmesi,
ulaşım imkanlarının geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, kara, deniz ve hava yolu bağlantılarının güçlendirilmesi, Mersin' in batısında turistik yatırımların teşvik edilmesi (arsa tahsis edilmesi, ucuz kredi temini), ören yerlerinin bakımlı hale getirilmesi ve tanıtımının sağlanması, çevre bilicinin oluşturulması ve çevre kirliliğinin en az düzeye indirilmesi, insanların kafasında güzel bir Mersin imajının yaratılması ile yakından ilişkili olacaktır.''dedi...