- Kategori
- Siyaset
Türk Diline saygısızlık...
Numan Kurtulmuş’u tanıyorsunuz…
AKP, hakkında her şeyi söyledikten sonra, AKP’den davet alınca partisini kapatıp, AKP’ye katılan siyasetçi…
AKP’nin Cumhuriyetimizin kuruluş dönemlerini eleştiren siyaset anlayışına, Numan Kurtulmuş da katılmış görünüyor…
Kırşehir Belediyesi’nin Kent Parkı açılışında konuşmasının bir yerinde : “Bu memleketin semalarında yıllarca”Allahu Ekber” sesleri yerine “Tanrı uludur” diye bir ses bu insanların kellesinde boza pişirdi” Diyor.
“Tanrı” Türkçe bir sözcük ve Türkçe konuşan, Türk kökenli tüm uluslarda “Allah” anlamında kullanılmaktadır…
Azerice: Tanrı
Kazakça ve Kırgızca'da: Tengri
Türkmence' de: Tangrı
Başkurt, Kazan, Tatar, Uygur Türklerinde: Tangri
Zazaca’da: Tarı – turu
Ayrıca" Tanrı" kavramı ile çok sayıda sözcük ve deyim türetilmiştir ve Türkçemizde de kullanılmaktadır. "Tanrı misafiri", "Tanrı selamı" gibi...
Bu örnekleri çoğaltabiliriz…
Kendi dilimizden neden korkuyoruz. Kendi dilimizle ibadet etmenin neresi yanlış…
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in şu sözlerini hepiniz hatırlıyorsunuzdur:
Çocuklarımız Kur-anı “Arap harfleriyle Türkçe gibi okuyacaklar ama anlamayacaklar”
Bir insan, duygularını düşüncelerini en iyi şekilde kendi anadiliyle anlatabilir. En güzel, en içli, en duygulu şiirler türküler anadille söylenir ve yazılır. Ama biz bugün ikiyüzlülüğü yaşıyoruz. Kendi anadilimizi -Türkçemizi- bir tarafa bırakarak; anlamını bilmediğimiz Arapça sözlerle ibadet ediyoruz.
Okumak, anlamaktır. Anlamadan okumak ise seslendirmektir. Türkçe bilmeyen bir Alman'ın bir Türkçe okuma parçasını okuması gibi... Bizim de toplumca yaptığımız budur. Bu ise kendimize saygısızlıktır. Dilimize, dinimize saygısızlıktır. Çocuklarımıza, geleceğimize saygısızlıktır. Kendisine saygı göstermeyen, başkasından nasıl saygı bekler!
Her insanın kendi dininin kurallarını, dualarını emirlerini kendi diliyle bilmeye, anlamaya hakkı vardır. Türkçe gibi bir dilimiz varken, neden anlamını bilmediğimiz Arapça sözlerle ibadet edelim…
Kur'an'ın çevirilerinden okunmasının bir sakıncasının olmadığı Kur'an'ın ayetlerinde de görülmektedir.
Maun Suresi, 4–5–6 ayetleri: "Ne dediğini anlamadan namaz kılanlara yazıklar olsun!
Duhan, 58–9: "Ey Muhammed, biz öğüt alırlar diye Kur'an'ı senin dilinde indirerek; kolayca anlaşılmasını sağladık."
İşte bu ayetler Kur'an'ın; İslam'ı kabul eden her insanın kendi dilinde okumasının olağan sayıldığının kanıtları.
Tanrının buyruklarının kulları tarafından apaçık olarak anlaşılmasından daha doğal bir şey olamaz.
Arap'ın anlayabilmesi için, yabancı bir dille değil, Arapça indiren yüce Tanrımız, bir Türk'ün, Alman'ın, Fransız'ın Arapça'yı öğrenmesini emretmemişti.
Bugünün Hıristiyan dünyası bu sorunları yüzyıllar önce çözdü. Katolik ülkeler dâhil her ülke İncil'i kendi dilinde okumaktadır.
Atatürk zamanında Türkçe İbadet üzerindeki olumlu çalışmalar, gelişmeler, daha sonraki dönemlerde din tüccarları tarafından sekteye uğratılmasaydı, bugün bu yazıyı yazmış olmayacaktık.
Şimdilerde ibadetlerimizi kendi dilimizle yapma işini çözümleyemezsek, ne zaman çözeceğiz. Çocuklarımız, torunlarımız bizden hesap soracaklar. Gelecek nesiller bizleri aptallıkla, geri zekâlılıkla suçlayacaklardır.
Kur'an'ı anlayarak okumak her Müslüman’ın hakkıdır. Bu hak daha önce belirttiğim gibi Kur'an'da vardır.
Artık uyanmamızın, ikiyüzlülükten kurtulmamızın zamanıdır. Gelecek kuşaklara bunun yolunu açmak; onurlu bir görev olmalıdır.
Türk Dili Cumhuriyetle birlikte kendi özüne dönebilmiştir… Dil devrimi en etkili devrimlerden biri olmuştur… Türkçemiz bu sayede yabancı dillerin boyunduruğundan kurtulmuştur… Geometri terimlerini bizzat Atatürk kendisi Türkçeleştirmiştir… Dinimizin tüm ibadet ve kurallarını Türkçemizle öğrenmemiz doğal hakkımızdır… Ne yazık ki bu 1950’lerden sonra dini siyasete alet eden kesimlerce bir sömürü haline getirilmiş ve ibadet dili “Ezan örneğinde olduğu gibi, tekrar Arapça'ya çevrilmiştir… Milli Eğitim Bakanının ifade ettiği gibi, çocuklarımız Arap harfleriyle Türkçe gibi okuyacaklar ama anlamayacaklar”
Türkçe Ezan okumayı, vatandaşın “kellesinde boza pişirmek” olarak yorumlayan Numan Kurtulmuş’un bu sözleri artık tam AKP’li olduğunu gösteriyor…
Türkçe İbadet yollarının açılması dileğiyle...


