- Kategori
- Siyaset
Türk…Ermeni…Osmanlı…

Geçtiğimiz yüzyılın ilk yarısında dünyanın çeşitli yerlerinden “fırsatlar ülkesi” Amerika’ya göç eden Ermeniler 70 li yıllardan itibaren bir ermeni soy kırımı hikâyesi başlattılar. Hikâyesi diyorum, çünkü gerçek olan şeyler belgelere dayanır. Bu iddiaların gerçekle ne kadar ilgisi olduğu ise ortadadır. Zira TC. Hükümeti sürekli olarak bu konuda arşivlerin incelenmesi için girişimde bulunmasına rağmen, Ermeniler buna yanaşmıyorlar.
Diğer bir durumda yirminci yüzyılın ilk yarısı dünya insanının belki de en çok acı çektiği zaman dilimidir. Bu dönemde haksızlığa uğramamış millet hemen hemen yok gibidir. Bu gün bizi soy kırımcı olarak itham edenler o dönemde asıl soy kırımı kendileri uyguladılar.
Kaldı ki eğer belgeler incelenirse görülecektir ki asıl zulümü o dönemde Ermeni çeteleri Rusların ve İngilizlerin desteği ile köylülere uygulamıştır.
Bir önemli konu da o günlerdeki hükümet niteliği ve yapısıdır. Adı üzerinde mevcut devlet Osmanlı devleti, hükümet de Osmanlı hükümetidir. Yani alınan herhangi bir kararda sorumluluk sadece Türklere ait değildir. 1914'de tek parti düzeninde seçime gidilmiş ve 5. meclisi mebusan üyeliklerinin tamamını İttihat ve Terakki elde etmiştir. Bu Meclis 1. Dünya savaşı boyunca bu haliyle faaliyetlerde bulundu. O meclisteki milletvekili dağılımı ise şöyledir.
Türk =19 kişi
Ermeni = 11 kişi
Rum = 3 kişi
Yahudi = 1 kişi
Bu tablo bile o dönemdeki icraatların sorumlularının sadece Türkler olamayacağını gösterir. Bu itibarla bu tür iddialar tarihe ciddi bakanlar için gülünçtür.
Pek tabii dir ki 1970 sonrası hükümetlerimiz dini siyasete alet etme adına kendilerini adeta bir Osmanlı hükümeti gibi gördükleri için bu tür iddiacıların ekmeklerine yağ sürmüşlerdir; hala da sürmektedirler.
Bütün bunlar derinlemesine düşünüldüğünde, böyle bir kampanya, hayali soykırım iddialarını güçlendirmek dışında işe yaramayacaktır.