- Kategori
- Futbol
Türk futbolu nereye?

Futbolumuz Nereye?
Dün oynanan Hırvatistan maçı yediden yetmişe herkese gözlerini açıp sadece bakmaya değil, görmeye davet çıkarır nitelikteydi.
Maç esnasında oyuncularımızın hallerine bakınca aradaki kalite farkı bariz belli oluyordu. Oyuncularımızın istekli başlaması, yediğimiz ilk gole rağmen canını dişine takar vaziyetteki mücadeleleri gözden kaçmamalıydı. Tabiki bu durum yenilen ikinci gole kadardı.
Aslına bakarsanız sonuç çok şaşırtıcı değildi. Maçtan önce futbolla ilgilenen arkadaşlarla sohbetlerde de pek farklı bir durum söz konusu değildi. Belki bir mucize olur deniliyordu. Maçı izlemeye koyulduğumuzda zaten mucize psikolojisi ile ekranların karşısına geçmiştik.
Peki ne oldu bize? 2000 yılında Galatasaray'ın UEFA kupasını aldıktan, yine Dünya Kupasında üçüncülükten sonra kaç tane büyük zafere imza atıldı ki? Tek tük hatırlarız belkide. Fenerbahçe'nin yıllarca sıfır ya da bir puan kazanması ve nihayet tek çeyrek finali mi? Ya da Trabzon ve Beşiktaşın aklımıza kazınmamış olan arada sıradaki galibiyetler mi? Sayabileceğimiz maçlar pek yok sanırım.
Dikkat edersek statüde yabancı futbolcu oynatma sayısı arttırıldıkça futbolumuz geriye gitti. 1990 lı yıllarda ve 2000 li yılların başlarında 3 yabancı oynatma hakkı vardı. O dönemlerde iyi oynuyoruz, fakat istediğimiz sonucu alamıyorduk. Ancak futbol izleme zevki vardı. En azından biliyorduk zaferlerin yakın olduğunu. Ümitliydik. Piontek döneminde ve hemen ardında harika futbol oynardı takımlarımız.Şimdiki takımımıza ön libero bulamadık devşirme Aurelio'yu oynattık. Sanki bu oyuncu kendi ülkesinde milli takımda oynama ihtimali olsa bizim takımımızı mı seçecek? Bu kadar düştü mü bizim kalitemiz yani?
Galatasaray UEFA kupasını aldığında 3 yabancı vardı sahada. Yine Monaco zaferinde de öyle.Fenerbahçe'nin Manchester United zaferini hatırlayın. O dönemlerde yabancı futbolcuların bir kısmı çok para alırdı. Çoğu Türk futbolcularla aynıydı. Zaten çok kaliteli yabancılarda gelmezdi ülkemize, bugün olduğu gibi. Nadir görürdük kaliteli ve ünlü yabancıları. Hagi, Okacha gibi. Yurt dışında oynayan kaç Türk futbolcumuz vardı peki? Sadece Tugay Kerimoğlu!!!
Şimdi ise bir çok futbolcumuz yurt dışında başarıyla oynuyor. Burada ters bir ilişki yok mu sizce? Kaliteli liglere futbolcularımız transfer olup oynuyorlarsa, futbolumuzun ilerlemesi gerekmez mi? Çok yanlış yaptık çok...
Şapkalarımızı çıkarıp önümüze koyalım:
6+2 statüsü kulüplerimizin aklını başından aldı. Sadece ismi olan ya da emekliliği gelmiş futbolcuları getirdiler. Taraftara şov yapıyorlar bu yolla. Resmen sidik yarışına giriyorlar. Paralarını saçıyorlar pervasızca. Öte yandan 6 yabancı oynatırken 5 Türk futbolcu oynatacak olan kulüp yerli oyuncuya gereğinden fazla paralar ödeyerek transfer etmek zorunda kalıyor. Şımaran futbolcular özel hayatlarıyla gündeme geliyorlar. Ruhsuz oynuyorlar ya da oynamıyorlar. Futbolcu zaten hayal edemeyeceği paraları alıyor günümüzde. Neden oynasın ki? Eskiden oynayan futbolcularımızdan Tanju Çolak'ın özel hayatı dışında, hangi futbolcunun özel hayatını konuştuk ki?
Son olarak şike soruşturmasında resmen çuvalladık. En kötü karar, kararsızlıktan iyiyidir. Kararı bir an önce vermeleri gerekiyordu. Liglere seyirciyiyle futbolcusuyla konsantre olamamış durumdayken Milli Takımdan nasıl bir performans bekleyebilirisniz ki? Günü kurtarmak adına playoff sistemini getirmekte akıllıca değil. Kimse de onaylamadı zaten bu durumu.
İşimiz zor görünüyor. Hem de çok. Acil olarak geçmişten günümüze kadar durum değerlendirilmesi yapılıp köklü değişikliklere gidilmesi gerekiyor. Bunu da yapacak olanlar ilgili Bakanlık, TFF ve kulüpler başta olmak üzere, Futbolla ilgili kuruluş ve derneklerdir.
Yeniden eski günlerdeki gibi zevkle maç izleyeceğimiz günlerin gelmesi dileğiyle...