Türk sinemasından unutulmaz sahneler / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '09

 
Kategori
Sinema
 

Türk sinemasından unutulmaz sahneler

Türk sinemasından unutulmaz sahneler
 

Türk Sinemasının Unutulmaz Sahneleri


Sinema tarihine düşmüş bazı filmlerin yıllar geçse de unutulmayan sahneleri var. Ben bu durumu "boynuzun kulağı geçmesi" olarak adlandırıyorum. Böyle bir benzetmenin sebebi de yıllar sonra filmin sahnesinin hatırlanırken, filmin isminin bile ne olduğu hatırlanmıyor olması. Tabi ki bu durum, bir kaç filmle sınırlı denecek kadar az. Çoğunda ise filmin güzelliğinin yanında yemek sonrası yenen bir tatlı gibi geliyor bazı sahneler. Yazımın giriş kısmını çok uzatmadan sizi Türk sinemasından unutulmayan sahnelerle baş başa bırakmak istiyorum:

    Hababam Sınıfı filminde, müfettiş Hüseyin Şevki Topuz'un (Ergin Orbey) Hababam Sınıfı ile olan diyalogları. (Sanırım bilmeyen yoktur, hatırlatmaya gerek duymadım.)
    Sezercikli bir filmde, Sezercik'in sahip olduğu sıpa açık arttırmayla satılacaktır. Şimdilerde adına sanal alemde hayran siteleri kurulan Şişko Nuri'nin "Babam çok zengin benim, fıstık benim olacak, vuracam kırbacı..." şeklinde devam eden sahnesi. <ı>"Benim olacak fıstık, binecem üstüne, vurucam kırbacı, vurucam kırbacı."
    Çiçek Abbas filminde Çiçek Abbas (İlyas Salman) ile Şakir'in (Şener Şen) atışmaları. "<ı>-Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza -Sevene can feda, sevmeyene elveda. -Sen batan bir güneş, ben yollarda çilekeş..." diye devam eder.
    Baldız filminde Almanya'dan dönen Hasan'ın (Kadir İnanır), baldızı Naciye'nin(Müjde Ar) etrafında dolanırken, radyodan maç anlatan spikerin meşhur futbol anlatımı. <ı>"Değerli dinleyiciler, burası Çayırbaşı Stadı. Ligin en önemli ve heyecanlı maçlarından birisi başlamak üzere. Takımlar sahadaki yerlerini aldılar. Yeni transfer Hasan'ın takımı turp gibi sağlam görünüyor. Rakip takım ısınmakla meşgul. Hasan, Hasan yiyecek gibi bakıyor rakibine..."
    Turist Ömer Uzay Yolunda filminde rahmetli Sadri Alışık'ın Mr.Spak ve kompüter(!) ile olan diyalogları.
    Selvi Boylum Al Yazmalımın finalinde Samet'in İlyas'ın (Kadir İnanır) yanından geçip Cemşit'e (Ahmet Mekin) koştuğu sahne. Asya'nın (Türkan Şoray) dillere pelesenk olan "sevgi tanımı". "<ı>Samet baba demişti, onu babalığa seçmişti. Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu. Sevgi emekti."
    Eşkiya filminden bir sahneyle devam edelim. Eşkiya Baran, sevdiği Keje uğruna İstanbul'a gelmiştir. Keje'yle ilk karşılaşmalarında aralarındaki konuşma unutulmazdır. Hoş buna karşılıklı konuşma demek mantıklı olmaz, çünkü filmi izleyenler Keje'nin o ana kadar hiç konuşmadığını hatırlayacaklardır: "<ı>Keje, beni hapiste vurdular Keje, ölmedim. Hastalandım, bir ciğerimi orda bıraktım, gene ölmedim. Çok dövdüler beni, kan kustum ama ölmedim. Yaşadım, seni bir kez daha görebilmek için yaşadım."
    Uçurtmayı Vurmasınlar filminin final sahnesinde havada uçuşan uçurtmanın özgürlükle özdeşleşmesi.
    Babam ve Oğlum filminde, Sadık'ın oğlu Deniz için babası ile konuştuğu sahne.
    Gönül Yarası filminin final sahnesi. Meltem Cumbul'un seslendirdiği "Etek Sarı" türküsüyle birlikte içimizi sızlatan sahne.
    Sevemedim Karagözlüm filminde Balıkçı Güzeli Azize'nin, Kenan'ın nişanında seslendirdiği "Sevemedim Karagözlüm" şarkısı ile unutulmaz konuşmasının bulunduğu sahne. <ı>"Söyleyeceğim ilk şarkıyı mutlu insanlara adıyorum. Bu şarkının benim için tatlı, acı hatıraları vardır. Aşkın ne olduğunu ben bu şarkı ile öğrendim. Saadeti bu şarkıda tattım. Bir şey daha öğrendim bu şarkıyla. Herşeye sahip olmak isteyen, elindekini de kaybediyor."
    Vizontele filminde güç bela televizyonu çalıştırmayı başaran kasabalının belediye başkanının evinde ilk kez televiyon izlerken, başkanın oğlunun Kıbrıs Harekatında şehit olduğunun haberini almaları.
 
Toplam blog
: 92
: 2632
Kayıt tarihi
: 28.01.09
 
 

Parliament Sinema Klübü'nde yayınlanan filmleri izlemek için çocuk halimle uykudan feragat ettiği..