- Kategori
- Dünya
Türk siyasetinde İslam rengi dışarıda merak uyandırıyor

H.Seyfi
Arap Baharı adı altında Kuzey Afrika ülkelerinde başlayan, Suriye’ye kadar gelen ve başka ülkelerde de devam edecek gibi görünen halk ayaklanmaları dünya gündeminin ön sıralarından hiç düşmüyor.
Türkiye, konumu itibarı ve siyasi istikrarıyla bölgede önemli görünüyor. Hükümetinin açıklamasına göre, Türkiye bölgede kilit rol üstlenmiş durumda.
Dış basında, Türkiye’de olup biten siyasi ve toplumsal hareketler ilgi ve merakla izleniyor.
Son olarak dünyanın önde gelen gazetelerinden New York Times, 11 Mayıs, 2011 tarihli ve Andrew Finkel imzası ile yayınlanan makalesinde, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemi ile ilgili yaptığı konuşmaya geniş yer verdi. Bu makalenin çevirisi Türk medyasında yer aldı.
Yukarıdaki yazıdan iki gün önce 9 mayıs tarihinde Susanna Güsten tarafından aynı gazetede 1 Mayıs gösterilerine katılan Anti Kapitalist Müslüman Gençlik ve AKP hakkında haber ve yorum yazıldı.
Anti Kapitalist Müslüman Gençliğin nasıl örgütlendiği, çok kısa bir süre içinde 1 Mayıs’a damga vurduğu ve dünyanın ilgisini çektiği, solcularla ilk kez İslamcı bir partinin meydanlarda yürüdüğü ve attıkları sloganları ve mevcut iktidarı- AKP’yi nasıl eleştirdiklerini özetledi.
Anti Kapitalist Müslüman Gençlik örgütünün yaklaşık 10 yıldır iktidarı elinde bulunduran Adalet ve Kalkınma Partisi veya AKP’ye karşı daha Sosyal Adalet ve Demokrasi söylemiyle Türkiye’yi değiştirebilecek bir akımın Orta Doğu İslam toplumuna, İslami değerlerle uyuşan çoğulcu bir devlet anlayışı ile yeni bir perspektif sunacağını belirtiyor. Koç Üniversitesi siyaset bilimcisi, dış ilişkiler uzmanı Murat Somer’le yapılan telefon görüşmesine dayandırılarak, “AKP ılımlı İslam ve global kapitalizmin evliliğinden doğdu. Yeni nesil İslam, sosyal adaleti farklı anlıyor. Daha çok ekonomi ve sınıf temeli üstüne odaklanıyor. Öfkeli gençler AKP için önemli. Çünkü aynı seçmen kökü. AKP bunu görmemezlikten gelemez.”
Gençlik hareketinin düzenleyicilerinden İstanbul Fatih’ten iki üniversite öğrencisi, “ kendilerini Müslüman olarak tanımlayan hükümetin iktidara gelişinden bu yana, cadde içindeki bulunan banka sayısı 10’dan 25’e yükseldi. İnsanlar yaşam mücadelesi verirken bazıları birden zengin oldu. Kanımızı emen insanlardan bahsediyoruz.” diyorlar.
Diğer taraftan bazı İslamcı köşe yazarlardan alıntılarla Türkiye’de gelir dağılım dengesizliğine ve toplum içinde uçurumun gittikçe derinleştiğine vurgu yapılıyor.
Türkiye bölgesindeki olayları dikkate alıyor kuşkusuz. Suriye olayları zikzaklar çizerek devam ediyor. Suriye’de terörün gidişatına bakılırsa geleceği Irak benzeri. Gösteriler Lübnan’a sıçramış görünüyor.
Ülkemiz toplumsal olaylara gebe ve Batı’nın gözü kulağı Türkiye’de.
Hüseyin Seyfi