- Kategori
- Futbol
Turkcell Süper Ligde 9 da 9 olur mu? Olursa kim yapar? Fenerbahçe mi, Galatasaray mı?

9 da 9 yapacaklar mı?
Gündemde bu tartışma varmış. Az önce milliyet gazetesinden daha doğrusu internet sitesinden öğreniyorum. Sergen Yalçın’dan Ersun Yanal’a bir çok yorumcunun fikri sorulmuş. Bana soran olmadı ama ben kendi kendime gelin-güvey oluyorum ve cevap veriyorum :)
9 maçı her iki takımın da kayıpsız atlatacağını söylemek zor. Performanslarına bakılırsa her an töekzleyebilirlermiş gibi geliyor. Ama bu 9 da 9 yapamazlar demek değil ve 9 da 9 yaparlarsa ayıp olur demek hiç değil. Yani olursa da farketmez, olmazsa da... Olursa türk futbolu da kaybetmez, diğer takımlar da...
Ancak...
Derbiye kadar iki takım da yenilgisiz devam ederse o zaman bu diğer takımların çok kötü olduğunu gösterir diyorlar. Mesela Erman Toroğlu “F.Bahçe ile G.Saray birbirleriyle oynadıklarında ikisinin de yenilgisi yoksa Süper Lig’deki takımlar bu ligi bıraksın. Sonra, iki takım 5 kendi sahasında 5 deplasmanda ve 5 de tarafsız sahada olmak üzere 15 kez karşı karşıya gelsin. En çok kazanan da ligin şampiyonu olsun. Bu durum şunu gösteriyor, ne yazık ki Türk futbolu iflas etmiştir.” Diyor.
Pardon hocam! Neden!! İlla ki yenilmeleri mi gerekiyor. Kötü oynasalar bile bileklerinin hakkıyla (hakem yardımı olmaksızın) kazanmalarını ne mahsuru var. Hatırlayın yıllar önce Beşiktaş açık ara önde giderken de benzer yorumda bulunmuştunuz. Neymiş, ligin zevki azalırmış… Yahu adamlar bir ton para harcamışlar, flaş transferler yapmışlar, bileklerinin hakkıyla da kazanıyorlarsa sana ne, bana ne, kime ne? onlar yenilince mi zevk alacak Turkcell Süper lig??
Benzer bir yorum da Gökmen Özdemir’den gelmiş. “Önemli olan şampiyonluk.. G.Saray ve F.Bahçe durmadan kazanıyor mu, yoksa rakipleri onlara kaybediyor mu? Soru da bu galiba aslında...” diyor. Benim bildiğim iki takım karşılaştığında takımlardan biri yeniliyorsa diğeri de kazanmış oluyor. Aksi takdirde berabere bitti diyoruz. Burada A takımı kazandı ile B takımı kaybetti arasında ne fark var? Neticede birisi daha iyi oynamış ya da kötü oynamasına rağmen ele geçirdiği fırsatları iyi değerlendirmiş yahut bir iki adamı daha becerikli olduğundan onların sayesinde kazanmış… Bu niye batıyor insanlara? Gerçekten bunu anlamakta zorlanıyorum. O zaman karşılaşmaların ne anlamı var. Futbolun güzelliği de bu değil mi zaten. Ne zaman, kimin kime, ne yapacağının belli olmaması değil mi bunun heyecan veren yanı?
Milyon dolarla kurulan takımlarımızın daha iyi futbol oynamasını; Avrupa kupalarında başarılara imza atmasını ben de isterim. İsterim ki bol gol izleyelim, isterim ki çeşit çeşit aksiyonlar izleyelim. Ama bu şu demek değildir ki: İyi oynamıyor o zaman kazanmayı hak etmedi… Elinde iyi golcü vardır, ele geçirdiği tek pozisyonu da gol yapar ve 1-0 kazanır. Kimse de kusura bakmasın buna laf söyleyemez. Üzülürsün, sevinirsin o ayrı. Futbolunu eleştirirsin amenna. Ama bu Türk futbolu bitti-gitti, ah-vah-tüh diye yakınmayı gerektirmez.
Bir de ekleme yapayım. Bu hafta emareleri de belirdi, zaten 9 da 9 yapmalarına izin verilmeyecekmiş gibi bir durum söz konusu. Ha kasıtlı olur, kasıtsız olur bilemem. Ama hakem hataları sanki birazcık da o herkesin korktuğu duruma gidişatı engelleyecekmiş gibi görünüyor. Geçen hafta Fenerbahçeli futbolculara gösterilen ekstra sarı kartlar bu hafta Galatasaray maçındaki hatalar… 9 da 9 olmazmış gibi duruyor manzara. Olursa da bu Türk futbolunun sonu değildir, saygıdeğer hocalarım hiiiiiç korkmasın. Takımlarımız aslanlar gibi oynamaya devam ederler, beklemediğiniz sürprizleri yapıverirler.
Futbolcularımız sahaya çıkıp aslanlar gibi oynamaya devam etsinler. Rakibine saygılı olsunlar. Kimse kimseyi küçümsemesin. Kimse kimseye de garezlenmesin. Kimse kimsenin ekmeğiyle de oynamasın. Ne demişti o büyük önder: Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim… O zaman herkes işini yapsın. El-alem ne der diye düşünmesin.
Murat HACIOĞLU
9 maçı her iki takımın da kayıpsız atlatacağını söylemek zor. Performanslarına bakılırsa her an töekzleyebilirlermiş gibi geliyor. Ama bu 9 da 9 yapamazlar demek değil ve 9 da 9 yaparlarsa ayıp olur demek hiç değil. Yani olursa da farketmez, olmazsa da... Olursa türk futbolu da kaybetmez, diğer takımlar da...
Ancak...
Derbiye kadar iki takım da yenilgisiz devam ederse o zaman bu diğer takımların çok kötü olduğunu gösterir diyorlar. Mesela Erman Toroğlu “F.Bahçe ile G.Saray birbirleriyle oynadıklarında ikisinin de yenilgisi yoksa Süper Lig’deki takımlar bu ligi bıraksın. Sonra, iki takım 5 kendi sahasında 5 deplasmanda ve 5 de tarafsız sahada olmak üzere 15 kez karşı karşıya gelsin. En çok kazanan da ligin şampiyonu olsun. Bu durum şunu gösteriyor, ne yazık ki Türk futbolu iflas etmiştir.” Diyor.
Pardon hocam! Neden!! İlla ki yenilmeleri mi gerekiyor. Kötü oynasalar bile bileklerinin hakkıyla (hakem yardımı olmaksızın) kazanmalarını ne mahsuru var. Hatırlayın yıllar önce Beşiktaş açık ara önde giderken de benzer yorumda bulunmuştunuz. Neymiş, ligin zevki azalırmış… Yahu adamlar bir ton para harcamışlar, flaş transferler yapmışlar, bileklerinin hakkıyla da kazanıyorlarsa sana ne, bana ne, kime ne? onlar yenilince mi zevk alacak Turkcell Süper lig??
Benzer bir yorum da Gökmen Özdemir’den gelmiş. “Önemli olan şampiyonluk.. G.Saray ve F.Bahçe durmadan kazanıyor mu, yoksa rakipleri onlara kaybediyor mu? Soru da bu galiba aslında...” diyor. Benim bildiğim iki takım karşılaştığında takımlardan biri yeniliyorsa diğeri de kazanmış oluyor. Aksi takdirde berabere bitti diyoruz. Burada A takımı kazandı ile B takımı kaybetti arasında ne fark var? Neticede birisi daha iyi oynamış ya da kötü oynamasına rağmen ele geçirdiği fırsatları iyi değerlendirmiş yahut bir iki adamı daha becerikli olduğundan onların sayesinde kazanmış… Bu niye batıyor insanlara? Gerçekten bunu anlamakta zorlanıyorum. O zaman karşılaşmaların ne anlamı var. Futbolun güzelliği de bu değil mi zaten. Ne zaman, kimin kime, ne yapacağının belli olmaması değil mi bunun heyecan veren yanı?
Milyon dolarla kurulan takımlarımızın daha iyi futbol oynamasını; Avrupa kupalarında başarılara imza atmasını ben de isterim. İsterim ki bol gol izleyelim, isterim ki çeşit çeşit aksiyonlar izleyelim. Ama bu şu demek değildir ki: İyi oynamıyor o zaman kazanmayı hak etmedi… Elinde iyi golcü vardır, ele geçirdiği tek pozisyonu da gol yapar ve 1-0 kazanır. Kimse de kusura bakmasın buna laf söyleyemez. Üzülürsün, sevinirsin o ayrı. Futbolunu eleştirirsin amenna. Ama bu Türk futbolu bitti-gitti, ah-vah-tüh diye yakınmayı gerektirmez.
Bir de ekleme yapayım. Bu hafta emareleri de belirdi, zaten 9 da 9 yapmalarına izin verilmeyecekmiş gibi bir durum söz konusu. Ha kasıtlı olur, kasıtsız olur bilemem. Ama hakem hataları sanki birazcık da o herkesin korktuğu duruma gidişatı engelleyecekmiş gibi görünüyor. Geçen hafta Fenerbahçeli futbolculara gösterilen ekstra sarı kartlar bu hafta Galatasaray maçındaki hatalar… 9 da 9 olmazmış gibi duruyor manzara. Olursa da bu Türk futbolunun sonu değildir, saygıdeğer hocalarım hiiiiiç korkmasın. Takımlarımız aslanlar gibi oynamaya devam ederler, beklemediğiniz sürprizleri yapıverirler.
Futbolcularımız sahaya çıkıp aslanlar gibi oynamaya devam etsinler. Rakibine saygılı olsunlar. Kimse kimseyi küçümsemesin. Kimse kimseye de garezlenmesin. Kimse kimsenin ekmeğiyle de oynamasın. Ne demişti o büyük önder: Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim… O zaman herkes işini yapsın. El-alem ne der diye düşünmesin.
Murat HACIOĞLU