- Kategori
- Mizah
Türkçenin lastikli kelimeleri...(2)

maxicep.com
MB ye ilk üye olduğum yıllarda "Türkçenin lastikli kelimeleri" başlıklı bir blog yazmış ve o blogumda yakından tanık olduğum bazı dialogları paylaşmıştım. 2007 yılında yazdığım bu blogumun linkini okumayan arkadaşlarımız için aşağıda vereyim. İsteyenler tıklayıp okuyabilirler.
Bugün mailimi açtığımda ise bir arkadaşım buna benzer dialogların yer aldığı bir maili benimle paylaşmış. Ben de 5 yıl sonra bu blogumda benzer dialogları paylaşmak istiyorum. Türkçe'de kullanılan bazı cümlelerin böylelikle nereye gittiğini hep birlikte görelim.
******
Adam gazeteciye gidiyor.
"Usta bir Sabah ver, bir Akşam ver" diyor.
Gazeteci de;
"Sana günde bir Posta yeter" diyor.
Bu örneği bildikten sonra ben nasıl gönül rahatlığı ile gazete alabilirim ki?
******
Sonra minibüs şöförü sesleniyor:
"Arkadan vermeyen kaldı mı?"
Ben de;
"Arkadan uzattım, sen önden alamadın mı?" diyorum.
Böyle bir minibüs şoförü ile kavga etmeden nasıl seyahat edebilirim ki?
******
Sonra lokantaya gidiyorsun, çorba içmişsin, garson geliyor.
"Arkadan ne alırsınız?"diyor.
Ben de mesela diyorum ki;
"Sen önce önümdekini kaldır, Sonra döner verirsin. Arkadan kaymak isterim."
Bu garson ile kavga etmeden yemeğimi nasıl yiyebilirim ki?
******
Bir çift otobüse biniyor, tabii, ki otobüs tıka basa dolu. Adam arka kapıdan, kadın ise ön kapıdan otobüse binebiliyor. Neyse bilet verecekler. Kadın arkadaki kocasına bağırıyor.
"Kocacığım ben önden senin için de verdim. Sen arkadan verme"
******
Bir de internet Cafe var. Müşteri girer içeriye. Yer yoktur. Bir süre bekledikten sonra cafe sahibine;
"Boşalan var mı?"
"Şimdilik yok ama ilk kalkana sen oturacaksın."
Şimdi ben internet cafe sahibi ile kavga etmeden nasıl durabilirim ki?
******
Orta yaştaki kadınla genç kız dolmuşa binmişler. Dolmuş şoförüne para ödeyecekler. Kadın seslenmiş!
"Dur kızım benimki bozuk, ben vereyim."
Kız cevap vermiş;
"Aman teyze, benimki de bozulacak nasıl olsa, ben vereyim"
******